Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/28445 E. 2023/7695 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/28445
Karar No
2023/7695
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/221 E., 2020/440 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi, kurumları lehine vekalet ücreti takdir edilmediğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz isteği, lehe kanun hükümlerinin uygulanmadığına, önleme arama kararı ile işlem yapıldığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmama sebeplerinin açıklanmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın haksız, usul ve yasaya aykırı olduğundan bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemi için, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suçun işlendiği 12.09.2010 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı olması sebebiyle müsaderesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2016/221 Esas, 2020/440 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, suçta kullanılan 73 KA 794 plaka sayılı aracın trafik sicilindeki tedbir kaldırılarak sahibine iadesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/28445, K. 2023/7695, T. 04.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-28445-e-2023-7695-k-aff0a5bb5dee