Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/2396 E. 2023/9455 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2396
- Karar No
- 2023/9455
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/320 E., 2015/1598 K. SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, tefecilik, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'na aykırılık HÜKÜMLER : Beraat, ret, mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Ret, onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/320 Esas, 2015/1598 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2012 takvim yılında tefecilik ve 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından, eylemin bütün halinde tefecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca mükerrer dava nedeniyle kamu davalarının reddine; 2013 takvim yılında tefecilik ve 5464 sayılı Kanun'a aykırılık suçlarından, eylemin bütün halinde tefecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (213 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin (b) fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/320 Esas, 2015/1598 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekilince temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 17.01.2023 tarihli ve 2019/2815 Esas, 2023/147 Karar sayılı kararı ile temyize konu gerekçeli kararın kullanılan ve harcama yapılan POS cihazlarının bağlı olduğu, suçtan zarar görme ihtimali ve hükmü temyiz hakları bulunan bankalara tebliğ edilmesi gerekçesiyle tevdii kararı verilmiş, karar sonrası eksiklik Mahkemesince giderilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığa yüklenen ve 5464 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinde tanımlanan “gerçeğe aykırı olarak harcama belgesi düzenleme” suçundan doğrudan doğruya zarar görmeyen Hazine'nin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, Hazine vekilinin temyiz talebinin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçunu işlediğine dair delil bulunmadığına, mükerrer yargılama yapıldığına, 2. Katılan vekilinin temyiz istemi, sahte harcama belgesi düzenleme suçunun mağdurunun ilgili bankalar olduğuna, bu nedenle davanın bankalara ihbar edilmesi gerektiğine, sahte belge düzenleme suçunun tefecilik suçu içinde erimediğine bu nedenle mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE A. Tebliğname Yönünden Isparta Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında her ne kadar 5464 sayılı Kanun'a aykırılık ve tefecilik suçlarından kamu davası açılmış ise de, mahkemece sanığın eyleminin bir bütün halinde tefecilik suçunu oluşturduğu kabul edildiğinden, Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. B. Tefecilik ve 5464 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçlarından Açılıp Mahkemece Tefecilik Olarak Kabul Edilen Suçtan 2012 Yılı İçin Verilen Ret Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasında; sanığın 28.04.2015 tarihli sorgusundan sonra zamanaşımını kesen herhangi bir sebep bulunmadığı, bu itibarla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca atılı suça ilişkin olağan zamanaşımı süresinin temyiz incelemesi tarihine kadar dolduğu anlaşılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.07.2013 tarihli ve 2012/2-1518 Esas, 2013/354 Karar sayılı kararı doğrultusunda, davanın reddi kararı verilmesi gereken hallerde, dava zamanaşımının gerçekleştiğinden bahisle düşme kararı verilmeyip, lehe olan davanın reddine dair kararın esası yönünden bir karar verilmesinin öncelikli olduğunun kabulü ile yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemece mükerrerlik nedeniyle verilen ret kararında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Tefecilik ve 5464 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçlarından Açılıp Mahkemece Tefecilik Olarak Kabul Edilen Suçtan 2013 Yılı İçin Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin, sanığın sorgusunun yapıldığı 28.04.2015 tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. D. 2012 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5 inci maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3, 4, 5 ve 6 ncı fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. IV. KARAR A. Tefecilik ve 5464 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçlarından Açılıp Mahkemece Tefecilik Olarak Kabul Edilen Suçtan 2012 Yılı İçin Verilen Ret Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle, Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/320 Esas, 2015/1598 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Tefecilik ve 5464 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçlarından Açılıp Mahkemece Tefecilik Olarak Kabul Edilen Suçtan 2013 Yılı İçin Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle, Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/320 Esas, 2015/1598 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. 2012 Takvim Yılında Sahte Fatura Düzenleme Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Sanık Müdafiinin Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenle, Isparta 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2015 tarihli ve 2015/320 Esas, 2015/1598 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2023 tarihinde karar verildi.