Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/2659 E. 2024/7686 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2659
- Karar No
- 2024/7686
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/253 E., 2016/247 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... Kızılataş hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; hükmün bozulmasını istediğine ilişkin süre tutum dilekçesi sunmuştur.
II.OLAY VE OLDULAR 22.12.2014 tarihinde saat 21.00 sıralarında, sanık ...’a ait markette kaçak sigara satıldığı bilgisi üzerine, söz konusu marketin yan kısmındaki apartmandan çıkan ve söz konusu markete gireceği sırada elinde siyah poşetle görünen sanık ...’ın, siyah poşeti sanık ...’a ait evden alıp markete götürdüğünü beyan ettiği, ağzı açık poşet içerisindeki toplam 60 paket kaçak sigara ele geçirilmesinde sonra, Cumhuriyet savcısının arama kararına istinaden sanık ...’a ait evde, huzurunda yapılan aramada iki çeşit toplam 40 paket bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanıklara; 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uygulanmadan önce ek savunma hakkı tanınmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... savunmalarında, soruşturma aşamasında; arabası olan sanık ...’ın evinde kaldığını ve zaman zaman ...'a yardımcı olduğunu, poşette ve evde ele geçen sigaraların kendisine ait olduğunu, içmek amacıyla aldığını, suçlamayı kabul etmediğini, kovuşturma aşamasında ise suça konu sigaraları içmek amacıyla ucuz olduğu için aldığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmalarında, soruşturma aşamasında; sanık ...’ın akrabası olduğunu ve arama yapılan evinde ikamet ettiğini, poşette ve evde ele geçirilen sigaraların sanık ...’a ait olduğunu, işyerinde kaçak sigara satmadığını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, kovuşturma aşamasında ise; sanık ...’ın taşıdığı ve evinde ele geçirilen suça konu sigaraların kendisine ait olduğunu, sigaraları sattığını, sanık ...'ın suçu bulunmadığını, ...’ın kendisine yardım ettiğini, mahkeme huzurundaki savunmasının doğru olduğunu beyan etmiştir.
Sanık ...'ın söz konusu savunması hatırlatılarak duruşmada hazır bulunan sanık ...'a sorulması üzerine; suça konu sigaraların sanık ...’a ait olduğunu, önceki savunmalarında bu durumu tam olarak söylemediğini, bu gün söylediği şekilde sigaraların sanık ...’a ait olduğunu ve ona yardım ettiği için yakalandığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Suça konu sigaraların kaçak olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
III.GEREKÇE A.Katılan Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemine Yönelik Dosya içinde bulunan 22.12.2014 tarihli tutanakta, sanık ...'a ait markete gireceği sırada sanık ...’ın elinde bulunan ağzı açık siyah poşet içerisindeki toplam 60 paket kaçak sigara ele geçirilmesinde sonra, Cumhuriyet savcısının arama kararına istinaden sanık ...’a ait evde toplam 40 paket bandrolsüz ve gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık ...'ın kovuşturma aşamasındaki savunmasında, suça konu sigaraların kendisine ait olduğunu ve işyerinde sattığını, akrabası olan sanık ...'ın kendisine yardımcı olduğunu beyan ettiği, sanık ... her ne kadar aşamalarda suça konu sigaraları içmek amacıyla aldığını beyan etmiş ise de, yargılama sırasında sanık ...'ın, sanık ...'a yardım ettiği sırada suça konu sigaralarla yakalandığını beyan etmesi karşısında; tüm dosya kapsamına göre, sanık ... ile iştirak halinde müsnet suçu işleyen sanık ...’ın mahkûmiyeti yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek hatalı gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B.Katılan Vekili İle Sanık ...'ın Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemlerine Yönelik Olay tutanağına göre, suç tarihinde sanık ...'a ait markete gireceği sırada sanık ...’ın elinde bulunan poşet içerisindeki 60 paket kaçak sigara ele geçirilmesinde sonra, sanık ...’a ait evde 40 paket kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, sanık ...'ın suça konu sigaraları iş yerinde sattığını beyan etmesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
1.Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği,
olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'ın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 08.01.2015 olduğu, UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda, Alanya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/2940 Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihinin 27.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin 03.04.2015 olduğu, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanık ...'ın hukuki durumunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
4.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
IV.KARAR Gerekçe bölümünün (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.09.2024 tarihinde karar verildi.