Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/20021 E. 2024/10832 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20021
Karar No
2024/10832
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık ... yönünden yokluğunda verilip 25.07.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmün, sanık ... tarafından 05.08.2015 tarihli dilekçeyle temyiz edildiği anlaşılmakla, 14.02.1934 tarih, 47/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve CMK'nin 331/4. maddesi uyarınca süresinde olduğu kabul edilerek bu husustaki süre yönünden redde ilişkin tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmediği yine sanık ...’ın da temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.Sanık ... hakkında “Nitelikli dolandırıcılık” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde; Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince kamu davası açıldığı ve aynı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince görevsizlik kararı verilmiş olmasına rağmen ek savunma hakkı tanınmadan aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle hükmün bozulması yönündeki tebliğname görüşüne, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde suç oluşturan fiilin, aynı Kanun'un birinci fıkrasının son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarının düzenlenmiş, suça konu iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanmış, yine görevsizlik kararında sanığın üzerine atılı suçun ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlatılmış ve suç vasfı olarak 158/1-f olarak gösterilmiş olup buna göre sanığa savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkanı tanınmış olması, sanığın kime karşı ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğini bilmesi, cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus olmadığı gibi suç vasfında da bir değişiklik söz konusu olmadığı, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından bu nedenlerle hükmün bozulması yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, B.Sanık ... hakkında “Nitelikli dolandırıcılık” suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanığın temyizinin incelenmesinde; Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 30.04.2023 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, bu durumun kesin olarak tespiti halinde 5237 sayılı TCK’nin 64/1 ve 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20021, K. 2024/10832, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-20021-e-2024-10832-k-99712afebca0