Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26146 E. 2024/7758 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26146
Karar No
2024/7758
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/620 E., 2021/88 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanık hakkında alt sınırdan ceza verilerek cezanın ertelenmesine, eşya değerinin pek hafif kabul edilerek cezada indirim uygulanmasına ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcılığından alınan arama kararına istinaden sanığa ait bakara tipi yerde yapılan aramada 108,36 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. Dosya kapsamındaki İnönü PAL raporuna göre; motorin cinsi eşyanın ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu belirlenmiştir. Sanık savunmasında, suça konu eşyayı kamyon şoförlerinden satmak amacıyla aldığını ifade ederek atılı suçu ikrar etmiştir. Bozma ilamı sonrasında soruşturma aşamasında etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde 1/3 oranında ceza indirimi uygulanacağına ilişkin tebligat yapıldığı, mahkemeye gelen sanığın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ve gümrük vergilerini ödeyecek durumunun olmadığını beyan ettiği görülmüştür. Suç tarihinde suça konu akaryakıtın gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatları doğrultusunda "pek hafif" olarak kabul edildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamı öncesinde Gümrük İdaresince bildirilen 309,87 TL'nin sanık tarafından ödendiğine dair makbuz dosya içerisindedir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan Gümrük İdaresi vekilinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1. Sanık hakkında suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehine olduğu anlaşılan 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ... cezanın belirlenmesinden sonra ilgili maddenin onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde ... cezanın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca belirlenmesi, 2. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez." şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, takdiri indirim maddesi uygulanan ve kurum zararını da gideren sanık hakkında yazılı gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmaması, 3. 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa, dosya kapsamında ödediği 309,87 TL'nin gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarından düşülecek miktarı hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde 1/2 oranında ceza indirimi uygulanacağının usulüne uygun olarak ihtar edilmesi gerekirken, bu hususlara dikkat edilmeden etkin pişmanlık ihtaratı yapılarak sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 4. Kısa süreli hapis cezasına hükmedilen ve lehe hükümlerin uygulanmasını talep eden sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 50 nci maddesinde yer alan seçenek yaptırımlara çevrilme tedbiri yönünden değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması, 5. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarının uygulanmayacağının gözetilmemesi, 6. Hapis cezası ertelenen sanık 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin yedinci ve sekizinci fıkralarındaki ihtaratlara yer verildiği halde uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altınca fıkrasına aykırı davranılması, 7. Suça konu eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken "imha edilmemiş olması halinde eşyanın müsaderesine" karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/26146, K. 2024/7758, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-26146-e-2024-7758-k-2c8fdfd1c144