Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/24692 E. 2023/5370 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24692
Karar No
2023/5370
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E (Hagb açıklanması) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) 7.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.07.2010 tarihli ve 2010/1839 Esas, 2010/1407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahkumiyet müddetinden mahsubuna karar verilmiştir. 2.(Kapatılan) 7.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 22.07.2010 tarihli ve 2010/1839 Esas, 2010/1407 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 14.01.2014 tarihli ve 2014/9 Esas, 2014/7 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün “...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun'un Ek 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması karşısında, uygulamaya yönelik bu konularda, yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) 7.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 17.12.2015 tarihli ve 2014/262 Esas, 2015/1021 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca on ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahkumiyet müddetinden mahsubuna, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 24.06.2016 tarihinde kesinleşmiştir. 4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 24.06.2016 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 18.06.2018 tarihinde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinin Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2019 tarihli ve 2018/332 Esas, 2019/104 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/595 Esas, 2019/1359 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 7.Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, açıklanması geri bırakılan 17.12.2015 tarihli ve 2014/262 Esas, 2015/1021 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca on ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın, hakkındaki hüküm infazını müteakiben askerlik şubesince Birliğine sevk edildiği, bu amaçla 03.11.2007 tarihinde katıldığı 7. Kolordu Komutanlığı Kabul Toplama Merkezinden 05.11.2007 tarihinde izinsiz olarak uzaklaşarak firar ettiği, 01.5.2010 tarihinde yakalandığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık savunmalarında özetle; resmi nikahlı olmayan eşiyle aralarında yaşadıkları ailevi sorunlar sebebiyle firar ettiğini, üç yıl boyunca çocuğunu aradığını, askerlikle herhangi bir probleminin olmadığını beyan etmiştir. 3.Sanık ihbar üzerine; pişman olduğu, öncelikle beraatini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması dahil lehine olan tüm hükümlerin uygulanmasını talep ettiği şeklinde savunmada bulunmuştur. 4. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalaasında; sanığın suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğunu, davranışlarını yönlendirme yeteneğini bozacak ruhsal bir rahatsızlığının bulunmadığını, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinden faydalanamayacağını ve adli müşahadesine gerek olmadığını belirtmiştir. 5. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2019 tarihli ve 2018/332 Esas, 2019/104 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. 6. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1.1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen firar suçu mazeret kabul etmeyen suçlar arasında bulunduğundan; askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın imam nikahlı eşiyle ailevi problemlerini çözmek ve çocuğunu bulmak için firar etmek zorunda kaldığı şeklindeki beyanlarının mahkemece mazeret olarak kabul edilmeyerek suça konu eylemin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2019 tarihli ve 2019/595 Esas, 2019/1359 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/24692, K. 2023/5370, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-24692-e-2023-5370-k-426f21569335