Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/23339 E. 2023/11154 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23339
Karar No
2023/11154
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/710 E., 2017/570 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) Adana 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 23.05.2014 tarihli ve 2013/1668 Esas, 2014/323 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 07.02.2013-20.05.2013 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, bu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 21.06.2014 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 21.06.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 14.12.2014 tarihinde tehdit suçunu işlediğinin Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/449 Esas, 2016/172 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Askerî Mahkemelerin kapanması sonrasında İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2017 tarihli ve 2016/710 Esas, 2017/570 Karar numarasını alan (Kapatılan) Adana 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 22.03.2017 tarihli ve 2016/578 Esas, 2017/33 Karar sayılı kararı ile önceki hükmün açıklanarak sanık hakkında 07.02.2013-20.05.2013 tarihleri arasında izin tecavüzü suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 10 ... süreyle kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmün temyiz edilmesi iradesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 04.02.2013 tarihinde iki gün kanuni izne gönderilen sanığın, izne ayrılış saatinin belli olmaması nedeniyle aynı gün saat 24.00'de ayrıldığının kabulü ile ve aynı yıl içerisinde daha önce yol süresi kullanmadığından bu izniyle beraber Gaziantep-Hatay arasında gidiş-geliş için 2 günlük yol süresi de tanındığında en geç 08.02.2013 tarihinde saat 24.00'e kadar dönüp birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bilahare 20.05.2013 tarihinde kendiliğinden Şahinbey Askerlik Şubesi Başkanlığına teslim olduğu anlaşılmaktadır. 2. Sanığın savunmasında; izin süresi devam ederken eşiyle tartıştığını, kayınbabasının çocukları alarak yuvaya vereceğini söylediğini ve eşini de alarak beraberinde götürdüğünü, bu ruh hali içinde ne yapacağını bilemediğini, daha sonra ailesiyle barıştıktan sonra babasıyla birlikte Şahinbey Askerlik Şubesine müracaat ettiğini, bir gün sonra da birliğine teslim olduğunu beyan ettiği belirlenmiştir. 3. Sanığın 04.02.2013-06.02.2013 tarihleri arasında 2 gün süre ile kanuni izne gönderildiğine dair erbaş-er izin belgesi dava dosyasında mevcuttur. 4. 04.02.2013 tarihinde iki gün izne ayrılan sanığın izin bitiminde birliğine katılmadığına ve 13.02.2013 tarihi itibarıyla firar kayıtlarına alındığına dair 13.02.2013 tarihli tutanak, 20.05.2013 tarihinde Şahinbey Askerlik Şubesi Başkanlığına kendiliğinden teslim olduğuna dair tutanak, sanığın 04.02.2013 tarihinde birliğinden ayrıldığını gösterir nizamiye kaydı, sanık hakkında düzenlenen vaka kanaat raporu, sanığın gördüğü tedavilere ait sağlık kayıtları ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Gaziantep 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2016 tarihli ve 2015/449 Esas, 2016/172 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur. 5. Yargılama aşamasında sanık hakkında Ankara GATA Komutanlığınca "uyum bozuklukları (sık tekrarlayan) tanısıyla askerliğe elverişli olmadığına" dair sağlık kurulu raporu tanzim edildiğinin anlaşıldığı, bunun üzerine askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığı hususunda aynı Hastaneden ek sağlık kurulu raporu alındığı, 03.04.2014 tarihli ve 198 nolu ek raporda "sanığın askerliğe elverişsizlik halinin Türk Silâhlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin ilgili maddesinde belirtildiği gibi uyum bozukluğunun tekrarlayıcı nitelikte olduğunun değerlendirildiği 12.12.2013 tarihinden itibaren başladığı, dolayısıyla sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini (07.02.2013-20.05.2013) kapsamadığı" görüşünün belirtildiği saptanmıştır. 6. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1. 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, sanığın denetim süresi içinde 14.12.2014 tarihinde işlediği 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçu uzlaştırma kapsamına alınmış ise de; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 21.06.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın güncel adli sicil kaydına bakıldığında 5 yıllık denetim süresi içerisinde uzlaşma kapsamına girmeyen birden fazla kasten suç işlediği belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın gönderilmiş olduğu izinden 09.02.2013 tarihine kadar dönmesi gerekirken dönmediği, 20.05.2013 tarihinde kendiliğinden teslim olduğu, savunmasında beyan ettiği hususların askerlik hizmetine tercih edilebilecek bir mazeret olarak kabulüne imkan bulunmadığı, buna göre "Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkemece, geçerli bir özrü bulunmayan sanık hakkında, izin tecavüzüne konu eylemin sabit görülmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca, denetim süresi içerisinde yeni bir suç işleyen sanık hakkındaki hükmün aynen açıklanması gerekirken, hükmedilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 3. Gerekçeli karar başlığında sanık ...'ın doğum tarihinin "15.02.1992" yerine "15.02.1995" olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi olanaklı maddi hata; izin süresi 06.02.2013 tarihinde sona eren sanığın, aynı yıl içerisinde daha önce yol süresi kullanmadığı nazara alınarak gidiş-geliş için 2 günlük yol süresi tanındığında en geç 08.02.2013 tarihinde saat 24.00'e kadar birliğine katılması gerektiği dikkate alındığında suç başlangıç tarihinin 09.02.2013 olarak kabulü gerekirken 07.02.2013 olarak belirlenmesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir. 4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Askerî Mahkemelerin kapanması sonrasında İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2017 tarihli ve 2016/710 Esas, 2017/570 Karar numarasını alan (Kapatılan) Adana 6. Mekanize Piyade Tümen Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 22.03.2017 tarihli ve 2016/578 Esas, 2017/33 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/23339, K. 2023/11154, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-23339-e-2023-11154-k-7368f43b42c0