Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/20998 E. 2023/3462 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20998
- Karar No
- 2023/3462
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/418 E., 2016/92 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/418 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya kalmak suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve son cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Askerlik yükümlüsü olan sanığın sevke tabi olduğu celp döneminde sevk işlemlerini yaptırmaması ve mazeretine ait belgeleri Askerlik Şubesine ibraz etmemesi nedeniyle, Doğanşehir Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 06.11.2014 tarihli ve 4281 Esas, 24 Karar sayılı kararı ile hakkında idarî para cezası ile cezalandırılması kararının verildiği, sanığın kesinleşen idarî para cezasına rağmen askerlik işlemlerini tamamlattırmadığı ve yakalanarak ele geçtiği maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık savunmalarında özetle; ailevi nedenlerden dolayı askere gidemediğini, kız kaçırdığını ve onu yalnız bırakamadığını, bu nedenle bakaya kaldığını, hakkında verilen idarî para cezasının kesinleştiğini ancak sonra yine askerlik işlemlerini tamamlattırması için yapılan çağrıya uymadığını, üzerine atılı suçlamayı bu şekilde kabul ettiğini, hakkında öncelikle beraat kararı verilmesini şayet mahkeme aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir. 3.Sanığın bağlı bulunduğu Askerlik Şubesi tarafından düzenlenmiş olan sanığın askerlik işlemlerine ilişkin safahatini gösterir belge, 19.04.2015 tarihli ve 2015/315 sayılı yakalama tutanağı, sanığın tabi olduğu celp dönemine ait TRT duyurusu, Doğanşehir Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 06.11.2014 tarihli ve 4281 Esas, 24 Karar sayılı idarî yaptırım kararı, söz konusu idarî yaptırım kararının usulüne uygun tebliğ edildiğine dair tebliğ mazbatası, Doğanşehir Askerlik Şubesi Başkanlığının 09.07.2015 tarihli suç duyurusunu içeren yazısı, Doğanşehir Askerlik Şubesi Başkanlığının 30.06.2015 tarihli ve 92405125-1130-1216-15/Asal numaralı yazısı ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir. 4.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 ... maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanun'la 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş..." dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibarelerinin, aynı bentte yer alan "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 ... maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki "basit yargılama usulünün" uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2.Sanığa atılı suçun oluşabilmesi için hakkında düzenlenmiş olan idarî para cezasının kesinleşmesi gerektiği cihetle; sanığa idarî para cezası kararının 01.04.2015 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanığın kanuni süresi içerisinde idarî para cezasına itiraz etmediği ve bu suretle idarî para cezasının kesinleştiği dolayısyla 17.04.2015 tarihinde sanığa atılı suçun oluştuğu, sanığın 19.04.2015 tarihinde yakalanarak ele geçtiği ve eyleminin dört ... içinde yakalananlar kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanığın yakalanarak ele geçtiği ve bakaya kalmaya devam ettiği süre dikkate alındığında, 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca "...itibaren dört ... içinde gelenler altı aya kadar, yakalananlar iki aydan altı aya kadar..." hükmü kapsamında cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, aynı maddenin "...dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler iki aydan bir yıla kadar, yakalananlar dört aydan bir yıla kadar..." cümlesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilerek fazla ceza tayini, 3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 17.04.2015-19.04.2015 olarak gösterilmesi gerekirken 16.08.2013 olarak yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Doğanşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2015/418 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.