Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/20964 E. 2023/11520 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20964
Karar No
2023/11520
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/427 E., 2020/18 K. SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli ve 2014/138 Esas, 2015/459 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.(Kapatılan) Güney Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli ve 2014/138 Esas, 2015/459 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 2. Dairesinin 03.02.2016 tarihli ve 2016/75 Esas, 2016/107 Karar sayılı ilamıyla; sanığın suç tarihlerinde cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti konusunda ortaya çıkan şüphenin giderilmesi için, psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye ön muayenesi yaptırılarak, bilirkişinin lüzum görmesi hâlinde 5271 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi uyarınca, adli gözlem altına alınması gerekirken, bu hususlar yerine getirilmeksizin hüküm tesis edilmesi ve sanığın 03.01.2014 tarihinde kendiliğinden teslim olmasına dair tutanağın onaysız fotokopi olması nedeniyle, bu tutanağın aslı veya onaylı suretinin getirilerek dosyaya dahil edilmemesi hususlarının noksanlık teşkil ettiği sonucuna varılarak, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma ilamına uyarak yapılan yargılama sonucunda; Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2017/427 Esas, 2020/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suç işleme kastının olmadığına, ailevi sorunları sebebiyle süresinde katılış yapamadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yapılan incelemede; Asker Hastanesinin 05.11.2013 tarihli ve 2379 sayılı Sağlık Kurulu Raporu ile 1,5 ay hava değişimine gönderilen sanığın, hava değişim süresi sonunda 20.12.2013 tarihinde Askerlik Şubesi Başkanlığına katıldığı, aynı gün 1 gün yol süresi verilmek suretiyle Birliğine sevk edildiği, 22.12.2013 tarihine kadar Birliğine katılması gereken sanığın 03.01.2014 tarihinde Birliğine katıldığı, maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık savunmalarında özetle; ağabeyinin cezaevinde olduğunu, o yüzden geç gitmek zorunda kaldığını, bilerek izinden geç dönmediğini beyan etmiştir. 3.Aksaz Asker Hastanesinin 05.11.2013 tarihli ve 2379 sayılı Sağlık Kurulu Raporunda; sanıkta uyum bozukluğu tespitiyle 1,5 ay hava değişimine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 4.Aksaz Asker Hastanesinin 06.03.2014 tarihli ve 798 sayılı Sağlık Kurulu Raporunda sanığın askerliğe elverişli olmadığı belirlenmiştir. 5.Aksaz Asker Hastanesinin 16.12.2014 tarihli ek raporunda sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığı belirtilmiştir. 6.Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesi'nin 29.05.2016 tarihli raporunda; sanığın kişiler arası öfke şüphelenme skalasının yüksek olduğu, kişilik ve uyum bozukluğu sorunu olabileceğini, suç tarihide ceza ehliyetinin kısmen olabileceğini, gözlem altına alınmasına gerek olmadığı belirtilmiştir. 7.Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi'nin 24.07.2019 tarihli raporu, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32 inci maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği tespitini içermektedir. 8.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE 1."Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere, sanık savunmasına, bozma ilâmına ve tüm dosya kapsamına göre; gönderildiği 1,5 ay süreli hava değişiminden 22.12.2013 tarihine kadar birliğine katılması gerekirken askerlik hizmetine tercih edilebilecek bir mazereti olmaksızın birliğine katılmayan sanığın, gecikerek 03.01.2014 tarihinde kendiliğinden birliğine katılması karşısında sanığın 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren "izin (hava değişimi) tecavüzü" suçunu işlediği belirlenmekle, Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında, adlî sicil kaydında yer alan kayıtlar dikkate alınarak kanuni şartları oluşmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesinde, kısa süreli hapis cezasının alt sınırdan adlî para cezasına çevrilmesinde ve taksitlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Marmaris 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2020 tarihli ve 2017/427 Esas, 2020/18 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/20964, K. 2023/11520, T. 25.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-20964-e-2023-11520-k-19d3aeeaf2b1