Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/19236 E. 2023/11335 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/19236
- Karar No
- 2023/11335
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/589 E., 2016/364 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/589 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 10 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesine ve 54 üncü maddesinin bininci fıkrası uyarınca suç eşyalarının müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; suç kastının bulunmadığına, şüphe ile hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, ürünlerin satışının yasak olduğunu bilmediğine, mahkûmiyet için yeterli delil bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan vekili 04.10.2015 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile ... Vizyon isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama - el koyma tedbirlerinin uygulanması talebi ile şikâyetçi olmuştur. 2.İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.10.2015 tarihli ve 2015/3569 Değişik İş sayılı kararı doğrultusunda, ilgili iş yerinde 06.10.2015 tarihinde yapılan aramada; tezgah üzerinde asılı halde toplam 10 adet anahtarlık ve 40 adet plastik bileklik bulunarak el konulmuştur. 3.Dosyada mevcut 25.05.2016 tarihli bilirkişi raporunda; suça konu ürünlerin orijinal olmadığı, kullanılmamış ve yeni ürünler oldukları, katılan adına tescilli markaların iktibas yolu ile taklit edildiği, markaların, emtia sınıfına uygun ürünler üzerine uygulandığı, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında olduğuna dair görüş bildirilmiştir. 4.Sanık savunmalarında; iş yerinde elektronik eşya ticareti yaptığını, aramadan bir ... evvel iş yerine gelen seyyar pazarlamacı tarafından, ürünlerin satışının ... olabileceğinin söylenmesi üzerine, daha önce benzer ürün satışı yapmamasına rağmen bu sözlere inanarak, faturasız bir şekilde ürünleri aldığını, üzerinde taklit marka olduğunu ve satışının suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın yaptığı iş gereği, iş yerinde ele geçen ve tescilli markaları taşıyan ürünlerin taklit ürün olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu anlaşılmakla, aşağıda yer alan hukuka aykırılık nedenleri dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanunu’nun 253 üncü maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 inci maddesinin yedinci fıkrasının; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında verilen hükmün bozulması gerekmiş, 2.Dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/589 Esas, 2016/364 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.