Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/16208 E. 2023/3376 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16208
- Karar No
- 2023/3376
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/705 E., 2016/248 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/705 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararın Kanun ve hukuka aykırı olduğuna, bu nedenle bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1.01.07.2010-11.02.2014 tarihleri arasında yoklama kaçağı olarak kalan ve bu hususta idarî para cezası verilen sanığın bu tarihten sonraki ilk mesai gününden itibaren 15 gün içinde en yakın askerlik şubesi başkanlığına başvuracağını beyan eden tutanağı imzalamasına rağmen 01.04.2015 tarihine kadar askerlik durumuyla ilgili herhangi bir yere başvurmadığı, 01.04.2015 tarihinde polis tarafından yapılan uygulamada yoklama kaçağı olarak arandığının tespit edildiği, sanığın askerlik işlemlerini yapmayarak 414 gün yoklama kaçağı olarak kaldığı, bu suretle yoklama kaçağı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde de Mahkemece sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında, yurt dışına gittiği için kaçak durumuna düştüğünü, yurt dışından döndükten sonra da maddi imkansızlıktan dolayı askere gidemediğini beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Bozkır Kaymakamlığı İdare Kurulu Bürosunun 09.04.2014 tarihli ve 72 Karar sayılı idarî yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.Sanığın 01.04.2015 tarihinde yakalandığına dair yakalama tutanağı dosya arasında bulunmaktadır.
5.Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hüküm;
1.1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu'nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezası bulunması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Bozkır Kaymakamlığı İdare Kurulu Bürosunun 09.04.2014 tarihli ve 72 Karar sayılı idarî yaptırım kararında karara karşı 5326 sayılı Kabahatler Kanunu (5326 sayılı Kanun) hükümleri doğrultusunda başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresinin belirtilmediği gibi kararın sanığa tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasının da dosyada bulunmadığı anlaşılmakla;
5326 sayılı Kanun'un "Kararların Tebliği" başlıklı 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen, "İdari yaptırım kararı, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir." şeklindeki düzenleme de gözetilerek, sanık hakkında verilen idari para cezası kararının sanığa tebliğ edilip edilmediğinin araştırılarak tebliğ edilmiş ise tebligat parçasının aslı ya da onaylı sureti getirtilip tebligat evrakında karara karşı 5326 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresinin belirtilip belirtilmediği de incelenerek suç tarihlerinden önce sanık hakkında verilmiş ve usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idarî para cezası olup olmadığı belirlendikten sonra sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde
hüküm kurulması,
2.Hükümden sonra 03.08.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7146 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ile 1111 sayılı Kanun'a eklenen geçici 55 ... maddenin birinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1994 tarihinden (bu tarih dahil) önce ... 1076 sayılı Kanun ile bu Kanuna tabi yükümlüler; istekleri halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ... içinde askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları, 15.000 Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödemeleri ve 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirmeleri şartıyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar." hükmünün; aynı maddenin altıncı fıkrasında ise "Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idarî ve adlî soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, başlatılmış olanlar sona erdirilir ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idari para cezaları tahsil edilmez" hükmünün düzenlendiği dikkate alındığında;
Bağlı bulunduğu Askerlik Şubesi Başkanlığından, sanığın, 7146 sayılı Kanun kapsamında bedelli askerlik için müracaatta bulunup bulunmadığı, müracaata bulunmuş ise 15.000 Türk Lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödeyip ödemediği, ayrıca üç ... içinde başvurması ve bedelini yatırmış olması halinde 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirip getirmediği hususlarının araştırılması ve elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3.Sanığın bedelli askerlik yapmadığının anlaşılması ve idari para cezasının kesinleşme tarihine göre suç tarihlerinin belirlenmesinden sonra sanığın eylemi için öngörülen hapis cezası üst haddinin iki yıl veya daha az süreli olması halinde;
7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 ... maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanun'la 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş..." dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de,
Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 ... maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibarelerinin, aynı bentte yer alan "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasanın 38 ... maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki "basit yargılama usulünün" uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
4.Suç tarihindeki adlî sicil kaydına göre sabıkası bulunmayan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden ve sabıkasız geçmişi lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim yapılan
sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir durumunun da bulunmadığı gözetildiğinde "Sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmadığı" şeklindeki yeterli olmayan ve çelişkili gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5.Sanığın yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması sırasında (a) bendinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
6.28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81 ... maddesi ile değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gözetilmeden, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine ihtaren karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli ve 2015/705 Esas, 2016/248 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.