Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/13481 E. 2025/6493 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13481
Karar No
2025/6493
Karar Tarihi

SAYISI : 2014/472 E., 2015/961 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ..., ... ve ... müdafi, sanık ..., o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanık ... Hakkındaki Hükme Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Sanık ...'ın, Ulusal Yargı Ağı Projesi Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre, hükümden sonra 06.04.2019 tarihinde vefat ettiğinin ve bu durumun Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinin verdiği belgeye dayanılarak tescil edildiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenle sanık ... müdafi ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, II-Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden; 1.İletişim tespit tutanakları içerikleri, sanıklar arasındaki bağ ve tüm dosya kapsamına göre eylem ve menfaat birliği ile hareket ettikleri anlaşılan sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 4/2. maddesi gereğince toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanıklar hakkında bireysel kaçakçılık suçundan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini, 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/1-2.cümle ve 3/10. maddeleri kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla 3/1-2.cümle, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 3.Suça konu kaçak sigaralar hakkında Gümrük İdaresine kaçak eşyaya mahsus tespit varakası düzenlettirilmeden eksik inceleme ile hüküm tesisi, 4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'ın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu dosyada suç tarihinin 22.12.2013, iddianame düzenleme tarihinin 27.05.2014 olduğu, sanık hakkında aynı tür suçtan açılan ve halen derdest olan Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/421 Esas sayılı dosyasında ise, suç tarihinin 06.03.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.05.2014 olduğu anlaşılmakla, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyanın incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 5.24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi ve aynı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 6.Hükümden sonra yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikler nedeniyle uyarlamasının araştırılması gerekmekle birlikte, sanık ...'ın adlî sicil kaydında bulunan kaçakçılık suçuna ilişkin, 09.09.2013 kesinleşme tarihli Nizip 1. Asliye Ceza mahkemesinin 2012/433 Esas, 2013/645 Karar sayılı ilâmına konu erteli 5 ay hapis cezası hüküm tarihinde tekerrüre esas olduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmaması, 7.Davaya konu kaçak sigaralarla ile ilgili olarak Nizip 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1042 Esas ve 2014/287 Karar sayılı dosyasında müsadere kararı verilerek kesinleşmiş bulunduğu halde kaçak sigaraların tekrar müsaderesine hükmedilmesi ve eşya müsaderesi sırasında, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine, 54. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 8.Adlî emanetin 2014/560 sırasında kayıtlı cep telefonu ve sim kart hakkında karar verilmemesi, 9.Tüm sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesine karşın, gerekçenin bir bölümünde tek sanıktan bahsedilmek suretiyle maddi hata yapılması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanıklar ..., ... müdafi, sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/13481, K. 2025/6493, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-13481-e-2025-6493-k-d8f7c94efac7