Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11762 E. 2025/769 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11762
Karar No
2025/769
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/81 E., 2016/80 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : 1. Sanık ... hakkında beraat, 2. Sanık ... hakkında mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Olay günü sanık ...'in sevk ve idaresindeki, sanık ...'nın yolcu olarak bulunduğu araçta 990 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık ... Mahkeme huzurunda alınan savunmasında, olay günü Gevaş ilçesinde ... ile karşılaştığını ve ...'nin Gaziantep iline gittiğini öğrenince kendisinin de onunla birlikte gittiğini, soruşturma aşamasındaki, araçta bulunan sigaraları gördüğüne ilişkin beyanını okuma yazması olmadığı için kabul etmediğini ve kaçak sigaralarla ilgisinin bulunmadığını beyan etmesi karşısında, sanıkların suç tarihi itibarıyla kullanımlarında bulunan GSM hatlarının suç tarihi öncesi ve sonrasındaki HTS kayıtlarının getirtilerek aralarında görüşme kaydı bulunup bulunmadığının tespiti ile bu doğrultuda savunmasının denetlenmesi ve sonucuna göre sanık ...'nın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. II. Sanık ...'in Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23.07.2013 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 06.05.2014 olduğu, UYAP'ta yapılan kontrolde; yargılaması devam ettiği anlaşılan Van 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2024/60 Esas sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 05.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.04.2014 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3. Tekerrüre esas alınan Patnos Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/126 Esas, 2012/791 Karar sayılı ilamının, diğer sanık ...'ya ait olduğu gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması, 4.Suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca belirlenen 3 yıl hapis ve 5 gün karşılığı adli para cezası üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmadığı halde sanık hakkında neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık ...'in cezada kazanılmış hakkının korunmasına, 16.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11762, K. 2025/769, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-11762-e-2025-769-k-c4842395a785