Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/925 E. 2023/3496 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/925
- Karar No
- 2023/3496
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/155 E., 2015/109 K. SUÇLAR : Resmî Belgede Sahtecilik, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 31.01.2011, 07.02.2011 HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında her iki suçtan beraat, sanıklar ... Eskiköy, ..., ... ve ... haklarında her iki suçtan mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekili, sanıklar ... Eskiköy, ..., ..., ... müdafiileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama 1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü yasal süresinden sonra temyiz etmiş bulunan sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ..., sanık ... ve sanık ... müdafiileri ile katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz istekleri yönünden ise; sanıklar hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2011/155 Esas, 2015/109 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında resmî belgede sahtecilik ve kaçakçılık suçlarından isnat olunan suçu işlediklerine ilişkin mahkûmiyetlerine yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil elde edilemediğinden 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ... 15 gün hapis cezası ile 31.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, anılan sanıkların resmî belgede sahtecilik suçu nedeniyle ise 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ... 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.12.2019 tarihli ve 2015/419416 numaralı kısmî ret, kısmî onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteminin; sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerinin kaldırılması ile sınırlı olduğu anlaşılmıştır. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebebi; sanık hakkında verilen kararın bozulması isteminden ibarettir. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın cezalandırılmasına yeter kesin ve yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesi gerekirken eksik incelemeyle mahkûmiyet hükmü tesis edildiğine ilişkindir. 4.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın cezalandırılmasına yeter kesin ve yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında atılı suçlardan beraat kararı verilmesi gerekirken eksik incelemeyle mahkûmiyet hükmü tesis edildiğine ilişkindir. 5.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; gerekçeli kararın usulsüz tebliğ edildiğine, infazın durdurularak cezanın ertelenmesine karar verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; sanık ...'in Kaçakçılık, İstihbarat ve Narkotik Gümrük Muhafaza Müdürlüğüne hitaben yazmış olduğu 11.03.2011 tarihli dilekçesinde ''son 4 aydır herhangi bir gümrük beyannamesi düzenlemediğini ve imzalamadığını, iş çevresinden duyduğu kadarıyla adının ve karnesinin kullanılarak sahte imza ile gümrük beyannamesi tanzim edildiğini'' beyan etmesi üzerine konu ile ilgili AHL Kargo Gümrük Müdürlüğünde sanık ...'in imzacı olduğu, Teknosel Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. fırması adına tescilli 31.01.2011 gün IM033769 sayılı beyannamenin gümrük işlemleri devam ettiği için aslına ulaşılamadığı fakat yapılan incelemede tek kalemde 10.000 adet pil cinsi eşya olarak beyan edilen eşyanın 15.600 adet telefon pili olduğu, yine anılan firma adına tescilli AHL Kargo Gümrük Müdürlüğüne bağlı THY Geçici Depolama Yerinde bulunan 07.02.2011 gün IM042687 sayılı gümrük giriş beyannamesinin ekindeki faturada 1 kap 8.000 adet BL-4B model pil olarak beyan edilen eşyanın 1.000 adet GTIDE ibaresi bulunan menşei bilgisi bulunmayan telefon bataryası, 4.390 adet üzerinde Nokia ibaresi bulunan Macaristan menşeili telefon bataryası ve 4.000 adet üzerinde Day Mobile ibaresi bulunan Çin menşeili telefon bataryası cinsi eşya olduğunun tespit edildiği ve bu eşyalara el konulduğu ve tüm sanıkların aşamalarda inkara dayalı savunma yaptığı anlaşılmıştır. 3.Suça konu 07.02.2011 tarihli beyannamedeki imzaya ilişkin 05.06.2013 tarihli bilirkişi raporunda imzanın sanık ...'in eli mahsulü olmayıp takliden atılmış sahte imza olduğu fakat diğer sanıklara aidiyeti hususunda beyanda bulunmanın mümkün olmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Sanık ...'e usulüne uygun olarak 17.11.2015 tarihinde tebliğ edilen hükmü, yasal süresinden sonra 02.03.2016 tarihinde temyiz etmiş bulunan sanık müdafiinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan Gümrük İdaresi Adına Hazine Vekili ile Sanıklar ..., ... ve ... Müdafiilerin Temyiz İstekleri Yönünden 1.Dosya kapsamına göre 31.01.2011 tarihli beyanname ekinde bulunan TBK Electronic Co. Ltd. ünvanlı şirket tarafından düzenlenen 13.01.2011 tarihli fatura ile 07.02.2011 tarihli beyanname ekinde bulunan Solar Logistics Company ünvanlı şirket tarafından düzenlenen 26.01.2011 tarihli faturaya ilişkin söz konusu beyannamelerde alıcı firma olarak gözüken Teknosel Elektronik San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından herhangi bir para transferi yapılıp yapılmadığının ilgili bankalar nezdinde sorulması, gerektiğinde dosya kapsamında bulunan faturalarda sanık ...'ın şirketine suça konu eşyaları gönderen yabancı şirket yetkililerinin bahse konu gönderiyi sanığın şirketine gönderip göndermedikleri, taraflarına bu fatura karşılığında ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının araştırılarak ödeme belgelerinin örneklerinin dosya içine alınması ve bahse konu faturaların defter ve belgelerde kayıtlı olup olmadığı tespit edildikten sonucuna göre delillerin takdiriyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın hukukî durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre ise; 2.Suça konu 31.01.2011 tarihli beyanname aslının yapılan araştırmalar neticesinde bulunamadığı, Mahkemece Bilge Sistemi üzerinden çıkartılan ve imzasız olan beyanname suretinin ise resmî belgede sahtecilik suçunu oluşturmayacağı cihetle, sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında resmî belgede sahtecilik suçu yönünden anılan beyannamenin zincirleme suç hükümleri kapsamında uygulanamayacağının gözetilmemesi, 3.10.12.2022 tarihli resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar ..., ... ve ... lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi hâlinde verilecek cezada soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı da dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu nedenleriyle sanıklar hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Gümrük İdaresi Adına Hazine Vekili ile Sanıklar ..., ... ve ... Müdafiilerinin Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.06.2015 tarihli ve 2011/155 Esas, 2015/109 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekili ile sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.03.2023 tarihinde karar verildi.