Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/5613 E. 2023/10213 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2020/5613
Karar No
2023/10213
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/261 E., 2015/650 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın tasfiyesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma 1.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; kamu davasından haberdar edilmesine rağmen usûlüne uygun dilekçeyle veya sözlü olarak katılma talebinde bulunmadığı için müdahillik sıfatı kazanmayan Gümrük İdaresi'nin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. 2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden ise; sanıklar hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2015/261 Esas, 2015/650 karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında üzerlerine atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine, suça konu kaçak eşyaların ise imha suretiyle tasfiyesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi; sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; zabıta ekiplerince Suriye uyruklu şahıslara ait bir iş yerinde menşei belli olmayan gıda malzemeleri satıldığı şeklinde bilgi verilmesi üzerine bahsi geçen adrese intikal edildiğinde iş yerinin görünen kısımlarında üzerinde Arapça ibareler bulunan gıda ürünleri olduğunun görüldüğü, iş yerinde bulunan sanıkların ürünlere ait fatura ibraz edememeleri üzerine gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığından alınan arama iznine istinaden yapılan aramada muhtelif miktarda gıda malzemesi, ağda ve şampuan ile 13 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ... El-Fetyan'ın soruşturma aşamasında 20.01.2015 tarihinde tercüman vasıtası ile alınan ifadesinde; sigaraları Kayseri'den içmek amacıyla aldığını beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Sanık ...'ın soruşturma aşamasında 20.01.2015 tarihinde tercüman vasıtası ile alınan ifadesinde; gıda malzemelerini Gaziantep ilinden bir arkadaşı vasıtası ile getirttiğini, sigaraların ise yeğeni olan diğer sanık ...'ya ait olduğunu beyan ettiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Usûlüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmayan Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden 1.Mahkemeye gelmemiş olan sanıklar hakkında duruşma yapılmayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin söz konusu olayda uygulamasının mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun ve özel dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 147 ve devamı maddeleri uyarınca sanıkların savunmaları alınıp, sonucuna göre hukukî durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, savunmaları alınmadan yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, 2.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.04.2015 tarih ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 sayılı kararında da belirtildiği üzere yabancı olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulmasının usûl ve kanuna aykırı olduğu anlaşılmakla, soruşturma makamınca sanıkların beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri ile kolluk tarafından tespit edilecek parmak izlerinin ve fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'ne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliği'nin 21 ve 22 nci maddeleri uyarınca sanıkların Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi ile kimliklerinin ve doğum tarihlerinin belirlenmesi; olumsuz cevap alınması halinde sanıkların fotoğrafının karara yapıştırılması, parmak izlerinin ise usûlüne uygun şekilde alınarak karara eklenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Dava konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Suçtan Zarar Gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2015/261 Esas, 2015/650 Karar sayılı kararına yönelik suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2015 tarihli ve 2015/261 Esas, 2015/650 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2020/5613, K. 2023/10213, T. 22.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2020-5613-e-2023-10213-k-04082b563617