Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2019/9263 E. 2023/707 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/9263
- Karar No
- 2023/707
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2015 tarihli ve 2015/831 Esas, 2015/1108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erteli 10 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, 5607 sayılı Kanun'da öngörülen kaçakçılık suçunun unsurları oluşmuşken ve ertelemenin şartları mevcut değilken sanığa verilen cezanın ertelenmesinin yerinde olmadığına, açıklanan ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün ertelenmesinin kaldırılarak mahkûmiyet kararının onanmasına ilişkindir. 2. Sanığın temyiz isteği, telefon tamirciliği yaptığına, ele geçen telefonların işi gereği tamir için bırakılan telefonlar ile parçaları kullanılmak üzere dağıtılmış telefonlar olduğuna, kaçakçılık suçunu işlediğine dair delil bulunmadığına, satarken ya da suç üstü yakalanmadığına, geçmişinde suç kaydının bulunmadığına, Mahkeme tarafından beyanına itibar edilmediğine, temyiz talebinin kabulüne karar verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından suç tarihinde saat 12.00 sıralarında kaçakçılıkla mücadele çalışmaları kapsamında, Adana 6. Sulh Ceza Hakimliğinin arama kararına istinaden işletmeciliğini sanığın yaptığı "Büşra İletişim" isimli iş yerinde yapılan aramada, muhtelif markalarda toplam 14 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirilir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun 07.04.2015 tarihli yazısına göre, suça konu cep telefonlarına ait IMEI numaralarının yapılan sorgulamasında, telefonlardan bir adetinin başka cihazlara kopyalandığı, on üç adetinin ise kaydının bulunmadığı tespit edilmiştir. 20.07.2015 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu telefonların yasal olmayan yollardan yurda sokulan kaçak cep telefonları olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Sanık esas mahkemesinde, iş yerinin kendisine ait olduğunu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, ele geçen telefonlar kendisine tamir için getirildiğinden kaçak olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hüküm, 1. 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "23 üncü" fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 3. Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2015 tarihli ve 2015/831 Esas, 2015/1108 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2023 tarihinde karar verildi.