Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/866 E. 2026/1064 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/866
- Karar No
- 2026/1064
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1175 E., 2025/2159 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/319 E., 2023/249 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ... Belediyesi Zabıta Müdürlüğü arasında 28.05.2015 tarihinde personel ile özel güvenlik hizmet alım sözleşmesinin imzalandığını, davacı şirketin söz konusu sözleşme konusu iş için ... Belediye Başkanlığının hesaplarına ihale karar pulu ve sözleşme damga vergisi yatırdığını, sözleşme imzalandıktan sonra ihaleye katılan diğer firmalar tarafından Kamu İhale Kurumuna yapılan itiraz neticesinde, davalı ihale makamının müvekkili şirketle imzalamış olduğu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, ihale karar pulu, damga vergisi ve sözleşme damga vergisinin iadesi için vergi dairesine başvurduklarını, vergi dairesi tarafından verilen cevapta vergilerin beyan edildiği ancak yatırılmadığı gerekçesiyle başvurunun reddedildiğini, yapılan sözleşmenin süresinden önce tasfiye edilmesi nedeniyle yatırılan miktarların iadesi gerektiğini ileri sürerek sözleşme için ödediği 126.000,00 TL sözleşme damga vergisi ve 76.000,00 TL ihale karar pulu, damga vergisi olmak üzere toplamda 202.000,00 TL’nin davalı kuruma yatırıldığı tarih olan 28.05.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen tüm alacakların zamanaşımına uğradığını, bu nedenle mahkemece öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile sözleşme imzalandıktan sonra Ankara 17. İdare Mahkemesinin 17.06.2015 tarihli, 2015/1072 Esas, 2015/1010 Karar sayılı kararına istinaden davacı ile yapılan sözleşmenin 30.09.2015 tarihinde feshedildiğini, davacı tarafın ihale kayıtlarındaki bazı şartları taşımamasına rağmen idareyi yanıltıcı beyan ve kayıtlar sunması nedeni ile ihalenin feshedildiğini, ihalenin iptaline sebep olan eylem davacı tarafın kusurlu işlemi olup, davacının kendi kusuru nedeni ile oluşan zararın tazmininin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrası alınan 10.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının karar damga pulu olarak yatırdığı 76.000,00 TL'nin davacının ihalenin faydalanamadığı kısmına isabet eden 62.343,03 TL'sinin iadesinin, sözleşme damga pulu olarak yatırdığı 126.000,00 TL'nin ise 103.358,18 TL'sinin iadesinin gerektiği, davacıya iadesi gereken toplam tutarının 165.701,21 TL olarak hesap edildiği, istinaf kaldırma ilamında mahkemece sözleşmeye ilişkin damga vergisinin iadesine karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtildiğinden 62.343,03 TL karar pulu bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının damga vergisinin iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Dairece verilen kaldırma kararı sonrasında Anayasa Mahkemesi tarafından 2022/125 Esas, 2022/162 Karar sayılı kararı ile kanunun eldeki davaya uygulanma kabiliyeti bulunan ilgili hükmünün iptal edildiği, dolayısıyla uyuşmazlığın çözümünde yeni ve bağlayıcı bir hukuki durum meydana geldiği, 10.05.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının karar damga pulu olarak yatırdığı 76.000,00 TL'nin 62.343,03 TL'sinin sözleşme damga pulu olarak yatırdığı 126.000,00 TL'nin 103.358,18 TL'sinin iadesinin gerektiği, toplam iade edilmesi gereken miktarın 165.701,21 TL olarak hesaplandığı mahkemece, Anayasa Mahkemesi kararının esas alınması gerekirken damga vergisinin iadesi talebinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 62.343,03 TL karar pulu bedeli ve 103.358,18 TL damga pulu vergisinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesinin mümkün olmadığını, eldeki davanın açılış tarihinin 10.07.2019 olduğunu, her davanın açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre karara bağlanacağını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka apaçık aykırı olduğunu, belediye başkanlığının damga vergisi niteliğinde bir gelir kalemi bulunmadığını, damga vergisinin iadesi talebinin muhatabının vergi dairesi olduğunu, Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği 7. maddesinde sözleşmeye ilişkin damga vergisinin iade edilemeyeceğinin açıkça düzenlendiğini, ayrıca iade edilecek kısımla ilgili olarak madde 7/4 ve devamı hükümleri gereğince damga vergisinin mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesinden iade edileceğinin düzenlendiğini, yine ihalenin feshinde müvekkili idarenin kusurunun bulunmadığını, davacı şirketin kusurlu eylemi akabinde yargı kararı ile ihale sözleşmesinin feshedildiğini, davacı şirketin kusurlu eyleminin sonuçlarına katlanması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinin feshi nedeniyle davalı idare hesabına yatırılan damga vergisi ve karar pulu bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.