Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3574 E. 2026/1062 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3574
Karar No
2026/1062
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/131 E., 2025/1083 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/324 E., 2021/841 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 14.09.2017 tarihli İnsan Kaynakları Süreçleri Yapılandırma Projesi Hizmet Alımı Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin davalı ile yapılan sözleşmeye uygun davranarak sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksiksiz ve zamanında yerine getirdiğini, sözleşmenin beşinci maddesinde belirtilen hizmetler için öngörülen bedel dışında yönetici ve çalışanlara verilecek koçluk hizmeti, ek iş ve eğitimlerin ayrıca ücretlendirileceğinin kararlaştırıldığını, her bir eğitim bedelinin 7.000,00 TL+KDV olduğunu, müvekkilinin düzenlemiş olduğu 79 adet eğitim bedelinin davalıdan talep edildiğini, talep edilen bedelin ödememesi üzerine takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2014/21792 sayılı FETÖ/PDY soruşturması kapsamında şirketin yönetimi ile ilgili kayyum ataması yapıldığını, Resmi Gazetede yayınlanan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve ağır ceza mahkemesi kararı gereğince kayyumluk görevinin TMSF'ye devredildiğini ve sonrasında çıkan 680 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca TMSF'nin ilişkili olduğu, Başbakan Yardımcılığı makamı ve TMSF tarafından yönetim kurulunun oluşturulduğunu, davacı şirketle ile aralarında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, davacı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkili şirketçe sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, takibe konu edilen miktarın günlük olarak hesaplanması gerekirken sözleşmenin 5. maddesine aykırı olarak eğitim başına hesap yapılarak fazladan ücret talep edildiğini belirterek, davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça sözleşme kapsamında ücreti ödenmeyen 79 adet eğitim verildiğinin dosyaya sunulu delillerle sabit olduğu, sözleşmenin 5. maddesine göre eğitim hizmetlerinin danışmanlık hizmetine dahil olmadığı ve ayrıca ücretlendirileceğinin belirlendiği, eğitimin bir günlük bedelinin 7.000,00 TL + KDV olduğu, sunulan tablolara göre gün içerisinde farklı eğitmenlerden farklı gruplara farklı eğitimlerin verildiği, yapılan mali incelemeler sonucunda 10.01.2018 tarihli 33.040,00 TL bedelli ve 01.02.2018 tarihli 272.580,00 TL bedelli faturaların davalı tarafça ödendiği, süresi içinde itiraz edilmediği, bu ödemelerin eğitim sayısı baz alınarak yapıldığı, itiraz süreleri geçtikten sonra sadece 272.580,00 TL'lik fatura yönünden 28.02.2018 tarihli 156.940,00 TL'lik fiyat farkı faturası düzenlendiği, ancak bu faturanın davacı tarafından kabul edilmeyerek iade edildiği, davalının önce eğitim sayısı kadar fatura bedeli ödemesine rağmen sonradan bundan vazgeçerek fiyat farkı faturası ile bunu geri tahsil etmek istediğinin tespit edildiği, buna göre davacının icra takibine konu 79 adet eğitim bedeli olan 652.540,00 TL’nin talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin 652.540,00 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, dava konusu alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporlarında cari hesap incelemesi yapılmış ise de takibin cari hesap bakiyesi ile ilgili olarak yapılmadığı, sözleşmenin 5. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen idarenin talebi halinde yönetici ve çalışanlara eğitimler verilmesi ile koçluk hizmetlerinin ayrıca ücretlendirileceği hükmü gereği verilen hizmetle ilgili olduğu, yine sözleşmenin 5. maddesinde açıkça günlük ücretlendirme yapılacağının yazılı olduğu ve sözleşmeye göre hizmetlerin bir günlük bedelinin 7.000,00 TL+KDV olarak hesaplanacağının kararlaştırıldığını, davacı tarafından dava dosyasına sunulan eğitim tutanaklarında sözleşmenin 5. maddesine göre verilen eğitimlerin 24 gün olduğu, bu durumda davacının alacağının (24 adet x 7.000,00 TL=168.000,00 TL+%18 KDV =) 198.240,00 TL olacağı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 198.240,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, 198.240,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; her bir eğitimin bedelinin 7.000,00 TL olduğunu, davalının iddia ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ettiği gibi ücretin günlük hesaplanması halinde bir günde verilen çok sayıda eğitimin bedelinin 7.000,00 TL olacağı sonucunu doğuracağını, verilen eğitimlerin niteliği ve sözleşmenin tamamı incelendiğinde bunun mümkün olmayacağını, günde 5-6 eğitim vermesi durumunda aynı ücrete hak kazanılacağının düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bunun ticari teamülere de uygun düşmeyeceğini, yine davalının eğitim sayısı esas alınarak düzenlenen 10.01.20 18... .02.2018 tarihli faturaları itiraz etmeden ödediğini, sözleşmede eğitim bedelinin nasıl hesaplanacağına ilişkin tereddüt oluştuğundan taraflar arasındaki uygulama sözleşmenin kurulma aşamasındaki iradenin nasıl olduğu ve sözleşmenin nasıl yorumlandığını gösterdiğini, eğitimlerin müvekkilinin ücret ödeyerek dışarıdan uzman kişilere verdirdiğini, günde birden fazla eğitim yapılması halinde maliyetin alınan ücretten çok yüksek olacağını, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine, itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3574, K. 2026/1062, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3574-e-2026-1062-k-a1ac621669e8