Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/275 E. 2026/542 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/275
- Karar No
- 2026/542
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1474 E., 2025/1540 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/271 E., 2025/415 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı kooperatifin yönetim kurulu tarafından davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılması kararı verildiğinin öğrenildiğini, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının davacıya tebliğ edilmediğini, kararın usul, yasa ve yerleşmiş içtihatlara aykırı olduğunu, davacının bilinen son adresinin “............ Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu .............. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adli Tıp Enstitüsü.........../İST” adresi olduğunu, yapılan tüm tebliğ işlemlerinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına ilişkin 18.11.2012 tarih ve 26 sayılı usule ve yasaya aykırı yönetim kurulu ihraç kararının iptali ve müvekkilinin üyeliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tesadüf eseri 17.06.2015 tarihinde davadan haberi olduğunu, yapılan tebligatın usule aykırı olduğunu, davacının üye olurken eski adresini bildirdiğini, davacının ikametgah adresini taşıması sebebiyle yeni ikametgah adresinin işlendiğini, kooperatif üye kayıt defterinde davacının iş adresinin olmadığını, davacının noter onaylı üyelik defterindeki bilinen ikametgah adresine tebligat yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının üyelikten ihraç ihtarı öncesinde prosedür gereği Kooperatifler Kanunu 27. maddesine göre biri on günlük, diğeri bir ay süreli iki ihtar gönderdiğini, bu ihtarlardan 11.01.2012 tarihli ihtarnamenin davacının itiraz konusu ettiği .........Mah. E:........... /İstanbul adresine gönderildiğini, söz konusu her iki ihtarın da tebliğ edildiği noktasında taraflar arasında bir ihtilafın söz konusu olmadığını, davacının kötü niyetli olarak yalnız ihraç kararının bu adrese tebliğ edildiğini, diğer tüm tebligatların iş adresine gönderildiğini iddia ettiğini, üstelik davacının İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/85 Esas sayılı dosyasındaki 28.09.2011 tarihli duruşma tutanağında, şikayetçi olarak verdiği ifade de ikametgah adresini .......... Küçükçekmece İstanbul olarak beyan ettiğini, hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine, aksi halde davacının istifa etmiş sayılacağından ve ödenmemiş borçlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihraç kararının usulüne uygun kabul edilen tebliğ tarihinin 22.11.2012 olduğu, bu tarihin kabulüne göre de ihraç kararının iptali için üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra 2014 yılında dava açılmış olduğundan, davacının Kooperatifler Kanunu 16/3-4 maddelerinde belirtilen süreden sonra eldeki davayı açtığı gerekçesiyle hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ihracına ilişkin ............ Noterliği'nin 20.11.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi usul ve yasaya aykırı olarak tebliğ edildiğini, davacının bilinen adresine tebligat yapılmadığı gibi MERNİS adresine direkt olarak Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ işlemi yapılmasının da hukuka aykırı olduğunu, ihraç kararına dayanak olan ihtarnamelerin de usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ihraç kararı öncesinde tüm tebligatların bilinen son adresine yapılmasına rağmen kötü niyetli olarak ihraç kararının diğer adrese tebliğ edildiğini, bilirkişi raporunda eksik inceleme ile yalnız davalı beyanlarına göre inceleme yapıldığını, davacının maddi yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ihtarnamelerin içeriğindeki aidat tutarları ve işletilen faizin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmediğini, ihtarnamelerin alacak kalemlerinin farklı olması sebebiyle geçersiz olduklarını, ayrıca kooperatif defterlerinin eksik ve hatalı olduğu hususunun da İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1178 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ihracına ilişkin kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.