Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1324 E. 2026/1643 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1324
Karar No
2026/1643
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1842 E., 2026/57 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/292 E., 2025/521 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosyada şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. ŞİKAYET 1- Asıl dosyada şikayetçi vekili dilekçesinde; İzmir 6. İcra Dairesi'nin 2018/4808 Esas sayılı takip dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, düzenlenen sıra cetvelinde alacaklı olduğu iddia eden tüm tarafların bulunmadığını, sıra cetvelinde yer alan alacakların gönderdiği İİK'nın 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesine itiraz edildiği halde haciz tarihi olarak haciz müzekkere tarihinin gösterildiğini, müvekkilinin vergi dairesinden olan alacağının tahakkuk edilmiş ödenebilir hale geldiği 25.02.2020 tarihinden sonra bu alacak üzerine konulmuş haciz bulunmadığından vergi dairesinde olan alacaklarının kendilerine ödeme yapılması gerektiğini, henüz doğmamış alacağa haciz konulamayacağını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

2- Birleşen 2020/429 E. sayılı dosyada şikayetçi vekili dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından alacaklı oldukları İzmir 2. İcra Dairesi'nin 2018/6778 Esas sayılı dosyasında 29.05.2019 tarihinde KDV alacağı üzerine 1. haciz ihbarnamesi ve İİK'nın 78. maddesi kapsamında haciz müzekkeresi gönderildiği, yine alacaklı oldukları İzmir 2. İcra Dairesi'nin 2018/8804 Esas, 2018/8805 Esas sayılı dosyalarında 16.07.2018 tarihinde 1. haciz ihbarnamesi ve İİK'nın 78. maddesi kapsamında haciz müzekkeresi gönderildiği, icra dairesince 10.07.2020 tarihli derece kararında alacaklı oldukları icra dosyalarında 4-5 ve 6. sıraların ayrıldığı, sonrasında sehven hata yapıldığından bahisle 23/07/2020 tarihli ek sıra cetveli düzenlendiği, İzmir 2. İcra Dairesi'nin 2018/6778 Esas sayılı dosyasından haciz müzekkeresinin elden ulaştırıldığı 29.05.2018 tarihi kabul edilmesi gerektiği, diğer dosyalarında ise 16.07.2018 tarihinde haciz müzekkeresinin gönderildiği, diğer icra dosyalarında gönderilen İİK 89 haciz müzekkeresinin alacak bulunmadığından itiraz edildiği halde kendi dosyalarından İİK'nın 78. maddesi uyarınca haciz müzekkeresi gönderildiğinden doğmamış alacağa da haciz gönderilebileceği, bu nedenle kendi hacizlerinin geçerli olduğu, 2018/6778 Esas sayılı dosyalarının 1. haciz ihbarnamesinin 29.05.2018 tarihinde gönderildiği dikkate alındığında 2. sırada yer alması gerektiği, 2018/8804, 2018/8805 Esas sayılı dosyalarında haciz ihbarnamelerinin 16.07.2018 tarihinde gönderildiği dikkate alındığında bu dosyalarının da 3. ve 4. sırada yer alması gerektiği, 2. sırada yer alan İzmir 19. İcra Dairesi'nin 2018/6210 Esas sayılı dosyasında alacaklı gözüken adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından aktife ehliyeti olmadığından geçerli bir icra takibi de bulunmadığı, geçerli bir takibe dayanmadığından sıra cetvelinde yer almasının da mümkün bulunmadığını belirterek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.

3- Birleşen 2020/440 E. sayılı dosyada şikayetçi vekili dilekçesinde; borçlu şikayet olunandan müvekkilinin alacağının bulunduğunu, İzmir 8. İcra Dairesi'nin 2018/11171 (2020/5800 E.) Esas sayılı takip dosyasında Konak Vergi Dairesinde mevcut alacak bakiyesine 05.10.2018 tarihinde haciz konulduğunu, vergi dairesinden gönderilen cevabi yazıda İzmir 6. İcra Dairesi'nin 2018/4808 Esas sayılı dosyasına mevcut alacak bakiyesinin gönderildiğinin bildirildiğini, İzmir 8. İcra Dairesi'nin 2018/11171 Esas sayılı dosyada 15.06.2020 tarihinde sehven haciz hükümsüzdür ibaresi ile gönderildiğini, 23.07.2020 tarihinde sıra cetveli yapıldığını, ancak alacak kaydının belirtilmediğini belirterek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1- Asıl dosyada şikayet olunan ... İş Sağlığı vekili dilekçesinde; borçlu ... Ltd. Şti. aleyhine İzmir 2. İcra Dairesi'nin 2018/6722 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, borçlunun Konak Vergi Dairesi nezdindeki tüm hak ve alacaklarına haciz konulmasına karar verildiğini, ve taraflarınca İİK 78. madde kapsamında haciz müzekkeresi gönderildiğini, haciz tarihinin 04.07.2018 olduğunu, vergi dairesi tarafından müvekkili şirket ile borçlu şirket arasındaki 19.636,83 TL borç nedeni ile borç ve alacağa konu belge örneklerinin istenildiğini, taraflarınca çek suretinin gönderildiğini, İİK 78. madde kapsamında haciz müzekkeresi göndermiş olmaları nedeniyle şikayetçinin istemlerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, şikayetçi şirketin İzmir 2. İcra Dairesi nezdindeki 2018/8804 Esas sayılı ve 2018/8805 Esas sayılı dosyaları için haciz tarihlerinin 05.03.2019 olarak belirlendiğini, hem birinci haciz ihbarnameleri hem de İİK 78. madde kapsamında haciz müzekkerelerinin 16.07.2018 tarihinde gönderildiğini, müvekkili şirketin haciz tarihinin 04.07.2018 olduğunu, İzmir 2. İcra Dairesi'nin 2018/6778 Esas, 2018/88 04... /8805 Esas sayılı dosyalarının İzmir 6. İcra Dairesince düzenlenen sıra cetvelinde müvekkili şirket ... A.Ş.'nin İzmir 2. İcra Dairesi nezdindeki 2018/6722 Esas sayılı dosyasının önünde olmayacağını belirterek şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.

2- Asıl dosyada şikayet olunan .... Adi Ortaklığı dilekçesinde; sıra cetveline konu Konak Vergi Dairesi nezdindeki borçluya ait KDV iadesi alacağının haczinin ilk olarak 18.05.2018 tarihinde gerçekleştiğini, vergi dairesinin ilk haciz müzekkeresine verdiği cevabın dosya içerisine girmemesi nedeniyle 29.06.2018 tarihinde ikinci haciz ihbarnamesi gönderildiğini, vergi dairesinden 03.07.2018 tarihili borçlunun KDV iadesi talebine ilişkin incelemelerin devam ettiğini, nakden iade işlemlerinin yapılabilir aşamada olmadığına ilişkin cevap dilekçesi gönderildiğini, taraflarınca 03.08.2020 tarihinde İİK'nın 78. maddesi gereğince haciz müzekkeresi gönderilmesinin talep edildiğini, 10.08.2018 tarihinde ileride doğması muhtemel alacaklarının haczedildiğinin bildirildiğini, vergi dairesince İİK'nın 78. maddesi uyarınca yapılan haczin haciz müzekkeresine 17.08.2018 tarihinde cevap verildiğini, haciz tarihlerinin 18.05.2018 olduğundan sıra cetvelinde ikinci sırada yer aldıklarını, 2018 yılı Ocak ayı KDV iadesi alacağı yönünden 29.06.2018 tarihinden önce borçlunun Konak Vergi Dairesi nezdinde herhangi bir alacağının olmadığını, ayrıca İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/367 D. İş sayılı ihtiyati haciz kararı ve bu karara istinaden başlatılan İzmir 19. İcra Dairesi'nin 2018/6210 E. sayılı icra takibinin kesinleştiğini belirterek, şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir. 3- Asıl dosyada şikayet olunan ... vekili dilekçesinde; 25.02.2020 tarihinde ... alacaktan sonra yeniden haciz talebinde bulunması gerekmediğini, müvekkili şirket adına Bursa 19. İcra Dairesi'nin 2018/4172 E. sayılı dosyasında 19.09.2018 tarihinde Konak Vergi Dairesine gönderilen haciz müzekkeresinin İİK'nın 78. maddesine göre olduğunun açık olduğunu, bu nedenle sonradan doğmuş alacaklar yönünden yeniden haciz talebinde bulunmalarına gerek bulunmadığını, şikayetçi tarafın satış istenmemesi nedeni ile hacizlerin düştüğüne dair beyanlarının taraflarca kabulünün mümkün olmadığını belirterek, şikayetin reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dosyada şikayetçi ... Enerji Limited Şirketinin düzenlenen sıra cetvelinde alacaklı olmayıp borçlu olduğu, dava takip yetkisinin(aktif husumet ehliyetinin) bulunmadığı, asıl dosyada borçlunun sıra cetveline itiraz davası açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin usulden reddine, birleşen 2020/429 Esas sayılı dosyada takibin .... adi ortaklığı tarafından başlatıldığı takibin bütün ortaklar tarafından başlatılması nedeniyle usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine, birleşen 2020/440 Esas sayılı dosyası yönünden ise somut olayda İzmir 19. İcra Dairesi'nin 2018/6210 Esas sayılı dosyasında takibin .... adi ortaklığı tarafından başlatıldığı adi ortaklığı oluşturan tüm ortakların takipte yer aldığı, bu nedenle taraf ehliyetinin bulunduğu ve 01.12.2021 tarihli bilirkişi dikkate alınarak sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl dosyada verilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl dosyada şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; icra dairesinin takip hukukuna aykırı işlemi sebebiyle İİK’nın 140/3 ve aynı kanunun 16. maddesi gereğince şikayet yoluna başvurulabileceği, davaya konu sıra cetvelinin yapıldığı dosyalardan borçlunun hak ve alacaklarının haczi hususunda yazılan haciz müzekkeresi ve İİK'nın 89/1 haciz ihbarnamelerine üçüncü şahıs Vergi Dairesi tarafından itiraz edilmiş olması nedeniyle, geçerli bir hacizden bahsedilemeyeceğini, müvekkilin ilgili vergi dairesinden olan alacağının tahakkuk ederek ödenebilir hale geldiği tarihinin 25.02.2020 tarihi olduğunu, bu tarihden sonra ilgili alacak üzerine herhangi bir şekilde anılan davalılar tarafından haciz işlemi tesis edilmediğini, ilgili alacak tutarının müvekkil şirkete iletilmesi gerekirken aksi yönde İzmir 6. İcra Dairesi'nin 2018/4808 E. sayılı dosyasına gönderilmesinin kanuna aykırılık teşkil ettiğini, haciz tarihlerinden evvel mevcut SGK borçları bulunduğunu, sıra cetvelinde öncelikli olan kamu alacaklarının yer alması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dosyada şikayet, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl dosyada şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/1324, K. 2026/1643, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-1324-e-2026-1643-k-c68f58b6955e