Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/103 E. 2026/524 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/103
Karar No
2026/524
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1305 E., 2025/1463 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/177 E., 2025/551 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin... tanklarının imalâtı, bakımı ve onarımı işiyle iştigal ettiğini, davacının... tankı imalâtı ve bakım ve onarımdan dolayı davalı şirketten faturaya ve çeke dayalı olarak alacaklı olduğunu ancak iflas masasına alacağın kaydı için yapılan başvurunun reddedildiğini ileri sürerek toplam 8.721.854,728 TL alacağın iflas masasına kaydını talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı iflas idaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacı tarafından masaya sunulan belgelerin alacağın varlığını ispata yeterli olmadığından davacının talebinin haklı olarak reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 2021/358 E., 2021/1120 K. sayılı kararıyla 25.10.2021 tarihinde verilen iflas kararının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 22.06.2022 tarihli ve 2022/88 Esas, 2022/769 Karar sayılı kararı ile iflas kararının kaldırıldığı, davalı şirketin konkordato talebinin reddedildiği ve kararın kesinleştiği ve kayıt kabul davasının konusuz kaldığı, bilirkişi raporuyla davacının iflas tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket hakkında 25.10.2021 tarihinde verilen iflas kararının dava sırasında 22.06.2022 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılması ve davalının konkordato talebinin 21.12.2022 tarihinde kesin olarak reddedilmesi nedeniyle kayıt kabul davasının konusuz kaldığı, tarafların verilen sürede ticari defterlerini dosyaya sunmadıklar, defterlerin incelenememesi nedeniyle bilirkişi tarafından düzenlenen 27.02.2023 tarihli raporda davacının alacağının varlığının ve davanın açılmasına kimin sebebiyet verdiğini tespit edilemediğinin belirtildiği, davacının düzenlenen bu rapora itirazda bulunmadığı ve raporun davalı lehine kazanılmış hak oluşturduğu, konusuz kalan davada davacı ticari defterlerini süresinde ibraz etmeyerek dava tarihi itibarıyla alacaklı olduğunu ispat edemediğinden davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 27.02.2023 tarihli bilirkişi raporuna, dosyanın yenilenmesi talep ettikleri 13.03.2023 tarihli yenileme dilekçesine ek 13.03.2023 tarihli bilirkişi raporuna beyan dilekçesiyle itirazda bulunduklarını, mahkemenin davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu yönündeki kabulünün doğru olmadığını, tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki olduğunun ve davacının iflas tarihi itibariyle davalıdan 6.478.007,23 TL alacağı bulunduğunun belirlendiğini, davanın açıldığı tarihte davacının haklı olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmişken Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı olan temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/103, K. 2026/524, T. 21.12.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-103-e-2026-524-k-a8c4e74d60e5