Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/96 E. 2025/4297 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/96
Karar No
2025/4297
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1740 E., 2024/1522 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/142 E., 2021/708 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket yetkilisinin ... Noterliğince düzenlenen 28.02.2011 tarihli noter belgesi ile kendi adına asaleten, arsa sahiplerine vekâleten hareket eden ... ile "düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi içerikli daire karşılığı inşaat yapım sözleşmesi" yaptığını, daha sonrasında ... Noterliğince düzenlenen 09.05.2014 tarihli düzenleme şeklinde beyannamenin 3. sayfasının son paragrafında, ... Noterliğinin 28.02.2011 tarihli noter belgesi ile düzenlenen inşaat yapım sözleşmesinin daire dağılımı ve oranına isabet eden bağımsız bölümlerle ilgili olarak "A blokta bulunan 1-2-4-8-16- ... numaralı daireler ile B blokta bulunan 1’den 34’e kadar toplam 34 adet bağımsız bölümün tamamı kendi adına asaleten ... Grup İnş. Taah. Gay. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına münferiden hareket eden ...’na ait olacaktır" şeklinde hüküm bulunduğunu, bu maddede görüldüğü üzere işbu gayrimenkullerin müvekkili şirket yetkilisine ait olacağının açıkça belirtildiğini, arsa sahiplerine vekâleten, kendi adına asaleten işlem yürüten ...'nin Ankara ili, ... ilçesi, ... Mah. 62642 ada, 4 parsel, ... blok ... numarada bulunan müvekkili şirket yetkilisine verilen taşınmazı, 09.05.2013 tarihinde müvekkili şirket yetkilisinin muvafakati ile davalı ...’ya sattığını, davalı ...'nın, işbu taşınmazın bedeli için müvekkili şirket yetkilisine ödeme yapacağını söyleyerek oyaladığını, davalının ne elden ne de başka bir yolla ne de arsa sahibi olan ...’ye herhangi bir ödeme yapmadığını belirterek davanın kabulü ile davalı adına kayıtlı Ankara ili, ... ilçesi, ... Mah. 62642 ada, 4 parsel, A blok ... numaralı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili şirket adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kendisine ait, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 456 64... Parseldeki 7 Nolu dükkanı satışa çıkardığını ve 370.000,00 TL bedel karşılığında ... ve ... ile satış konusunda anlaşmaya vardıklarını, müvekkili ile ... arasında akdedilen protokolden de görüleceği üzere, ...'nın, ... Grup İnşaat Taah. Tur. Gmyk. San. Tic. Ltd. Şti'den haricen satın almış olduğu 626 42... Parselde bulunan A Blok 31 numaralı teras daireyi, davalı ile yapmış olduğu ticarete istinaden, teminat olarak davalıya devrettiğini, ... ve... ile ... arasında ise dava konusu taşınmazın haricen satışı amacıyla imzalanmış bir protokol bulunduğunu, ...'nun bu satış neticesinde, ...'dan dairenin bedeli için öngörülen meblağın bir kısmını aldığını, geri kalan kısmı için ise Ankara Batı İcra Dairesi kanalıyla ...’ya karşı icra takibi başlattığını, bahsedilen hususlardan da anlaşılacağı üzere, müvekkilinin bu satış sözleşmesi ilişkisi dışında, davacı şirket ile ... ve ... arasındaki sözleşme ilişkisiyle bir bağlantısı bulunmadığını, iddia edilenlerin aksine müvekkili ile davacı şirket arasında herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, 09.05.2013 tarihinde tapuda yapılan geçerli bir satış sözleşmesinin üzerinden 4 sene geçtikten sonra asılsız iddialarla müvekkiline karşı yöneltilen bu davanın, davacının kötü niyetle hareket ettiğinin en büyük ispatı olduğunu savunarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,"davalı vekili 07.10.2021 tarihinde mahkememizde yapılan duruşmada alınan beyanında; 'davacı taraf verilen kesin süreye rağmen keşif masrafını yatırmamıştır, davanın usulden reddini talep ederiz, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini talep ederiz' şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekiline 17.06.2021 tarihli celsenin 2 nolu ara kararı ile 1.000,00 TL gider avansı yatırması için keşif gününe kadar kesin süre verildiği, duruşma zaptının tebliği ile ihtar olduğu, keşfin, gider avansı yatırılmadığından yapılamadığı, ihtiyati tedbir için belirlenen teminatın da verilen sürede yatırılmadığı, ara karar ile tedbirin kaldırıldığı, gider avansının duruşma saati itibariyle de yatırılmadığı ve davacı vekilinin mazeret talebinin de davayı uzatmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı vekiline usul ve yasaya uygun olarak verilen kesin süreye ve tebliğe rağmen keşif harcı ve eksik gider avansını yatırmadığı, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesinin gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı" gerekçesiyle "6100 sayılı HMK'nın 114/1-g,1 15... /2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacı şirket yetkilisi olan ... ile dava dışı ...'ın (yüklenici olarak), dava dışı arsa malikleri ile 28.02.2011 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıkları, 29.01.2014 tarihli noter sözleşmesi ile ...'ın 1/2 payını diğer yükleniciye devrettiği, 09.05.2014 tarihli sözleşme ile dava konusu A blok 31 numaralı taşınmazın davacı ....Şti'ye bırakıldığı, 26.02.2016 tarihli sözleşme ile yüklenici olarak ... Grup Şirketine kat karşılığı inşaat sözleşmesinin devredildiğinin belirtildiği, davalı ... ile dava dışı ... arasında imzalanan 01.05.2013 tarihli sözleşme ile, ... 'nın ... Grup Şirketinden haricen satın aldığı 31 no'lu dairenin ...'in ...'ye olan 370.000,00 TL borcu nedeniyle teminat olarak ...'ye devredildiği ve 01.11.2013 tarihine kadar borcun ödenmemesi halinde tapunun ...'ya geçeceği ve ... 'nın hak talep edemeyeceğinin belirtildiği, 09.05.2013 tarihli resmi senet ile tapuda, dava konusu taşınmazın dava dışı ve arsa sahibi olan ... tarafından 100.000,00 TL bedelle davalı ...'ya satış yoluyla devredildiği, davacı ... Şirketi sahibi olan ...'nun Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2017/9554 Soruşturma sayılı dosyasında verdiği 24.03.2017 tarihli ifadesinde, taşınmazı kendisinin muvafakati ile arsa maliki ...'nin davalıya 500.000,00 TL'ye sattığını, davalı ... ile dava dışı ... arasındaki ticari ilişki nedeniyle ... ve kardeşinin 500.000,00 TL değerinde senet verdiklerini, ancak senedi ödemediklerini, yaptıkları bir kısım ödemenin de başka bir sözleşme nedeniyle villa satışına sayıldığını beyan ettiği ve dolandırıldığından bahisle şikayetçi olduğu, savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacı şirketin, davalıya yapılan resmi satış senedi ve bu senette taşınmazın bedelinin ödendiğinin belirtilmesi karşısında bedeli almadığına dair herhangi bir resmi yazılı delili bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir" gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Davalı ... ve dava dışı ... 'nın, davacı şirket yetkilisi ...'nu dava konusu taşınmazın devri konusunda hileli davranışlarla yönlendirerek dairenin devrini sağladıklarını,

b.Bu konuda, resmi devri yapan arsa sahibi ...'nin hiç dinlenmediğini, devrin nasıl ve ne şekilde yaptırıldığı konusunda davayı aydınlatmasının engellendiğini,

c.Tanıklar ... ve ...'un süreçte davacı firma yetkilisi üzerinde kurulan baskı, ikna ve aldatma olaylarını anlatamadıklarını,

d.Davalı ...'nın, taşınmazın bedeli için davacı şirket yetkilisine ödeme yapacağını söyleyerek davacı şirket yetkilisini oyaladığını, davalının, ne elden ne de başka bir yolla ne davacı şirkete ne de arsa sahibi olan ...’ye herhangi bir ödeme yapmadığını, hileli bir şekilde devri sağlanan taşınmazın tapuda gösterilen 100.000,00 TL bedelinin dahi havale veya EFT yapılmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava konusu 31 nolu bağımsız bölümün tapuda düzenlenen 09.05.2013 tarihli resmi senet ile dava dışı ... tarafından 100.000,00 TL bedelle davalı ...'ya satıldığının anlaşılmasına ve resmi senette, satış bedelinin davalı ... tarafından dava dışı ...'ye ödendiğinin yazılı olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcın davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/96, K. 2025/4297, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-96-e-2025-4297-k-6c150cac9ec2