Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/110 E. 2025/4157 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/110
Karar No
2025/4157
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/730 E., 2024/1108 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/965 E., 2020/603 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından düzenlenen 30.06.2016 tarihli, 454.946,65 TL ve 121.268,71 TL bedelli iki adet fatura nedeniyle takip başlatıldığını, davalının takibe haksız ve dayanaksız olarak itiraz ettiğini, takibe konu faturaların davalı şirkete 21.07.2016 tarihinde ihtarname ekinde gönderildiğini belirterek İstanbul 37. İcra Dairesi'nin 2017/13024 Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında ...'ne ilişkin sözleşme bulunduğunu, davacı yüklenicinin sözleşme konusu edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, projeyi süresinde bitirmediğini, ek sözleşmeler ile davacı yükleniciye ek süreler verildiğini, ek süreler ile birlikte işin 12.11.2015 tarihinde teslim edilmesi gerekirken 30.05.2016 tarihinde eksikliklerle birlikte geçici kabulle teslim edildiğini, takibe dayanak faturaların ödemeler gecikme bedeli ve malzeme tedarik gecikme bedeli açıklaması ile düzenlendiğini, faturaların hangi sözleşmeye dayalı olarak düzenlendiğinin ispat edilemediğini, faturalar nedeniyle davalı iş sahibinin borcunun bulunmadığını, sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince davacı yüklenicinin gecikme bedeli ve ceza ödemesinin gerektiğini, malzeme temininde ve ödemelerde gecikme bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde işin konusunun ve bedelinin belirlendiği, 7.3. maddesinde gecikme halinde uygulanacak ceza miktarının belirlendiği, 17.2. maddesinde ödemelerin ne şekilde ve hangi tarihlerde yapılacağının belirlendiği, 27. maddesinde iş sahibi tarafından uygulanabilecek cezaların belirlendiği, takip konusu faturaların ödemelerdeki gecikmelere dayalı gecikme bedeli ve malzeme tedarikindeki gecikmelere dayalı gecikme bedeli olarak düzenlendiği, sözleşme ile belirlenen işim bitim tarihinin ek sözleşmeler ile 12.11.2015 olarak güncellendiği, dosya kapsamına sunulan 19.06.2014 tarihli ...kabul mektubuna göre sözleşme konusu işe davacı yüklenici tarafından sözleşme öncesinde başlanıldığı, sözleşmenin 24.09.2014 tarihinde imzalandığı ve ekleri arasında 20.07.2014 tarihli kontratın sayılmadığı, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında gecikme nedeniyle garanti ödemesi adı altında ödeme yapıldığı ancak bu ödemenin ceza şartı olarak yapıldığının kabul edilmesinin mümkün olmadığı, teamül halini de almadığı, takibe konu faturaların hangi iş kalemlerindeki gecikmeye dayalı olarak ve hangi şekilde düzenlendiğinin tespit edilemediği, davalı iş sahibi tarafından hakediş ödemelerinin sözleşmede kararlaştırılan tarihlerde yapılmadığı ancak hakediş ödemelerinin gecikmesi halinde ceza ödeneceğine dair bir hükmün sözleşmede bulunmadığı, davalı iş sahibinin genel olarak malzeme temininde gecikmediği gibi gecikme halinde ceza ödeneceğine dair bir hükmün sözleşmede bulunmadığı, davacı yüklenicinin takibe konu faturalarda yazılı alacağı talep edebileceği hususunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 24.09.2014 tarihinde ... Kapsamında Anahtar Teslim İnşaat Yapılması Sözleşmesi'nin imzalandığı, sözleşmede iş sahibinin hakediş ödemelerinde veya malzeme temininde gecikmesi halinde cezai şart ya da tazminat ödeyeceğine ilişkin bir düzenlemenin bulunmadığı, davacı tarafından dosyaya sunulan 20.07.2014 tarihli kontrat başlıklı belgenin sözleşmenin imzalandığı tarihten önce düzenlendiği, asıl sözleşmenin eki olarak sayılmadığı, davacının hakediş ödemelerinin gecikmesi nedeniyle zarara uğradığı hususunu ispat edemediği, sözleşmenin 5/f maddesinde malzeme tesliminde gecikme olması durumunda iş sahibinin malzeme değerinin % 40'ı oranında ceza ödemesine ilişkin düzenlemenin bulunduğu ancak davacı yüklenicinin davalı iş sahibinin malzeme temininde geciktiğine, geciken malzemelerin hangileri olduğuna, malzeme gecikmesi nedeniyle cezai şart hakkını saklı tuttuğuna ilişkin bir belgeyi dosyaya sunamadığı, davanın niteliği itibari ile davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ispat edilemeyen davanın reddine, davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı yüklenicinin 19.06.2014 tarihinde davalı iş sahibi tarafından teklifin kabul edildiğinin bildirilmesi üzerine işe başladığını, gecikme bedeline ilişkin 20.07.2014 tarihli hakediş ödemelerinde gecikme halinde cezai şart uygulanacağına ilişkin kontratın düzenlendiğini, tarafların sözleşme serbestliği ilkesi uyarınca sözleşme düzenlemelerinin mümkün olduğunu, aynı nitelikte birden fazla sözleşme bulunması halinde adlandırılmanın önem taşıdığını, önemli olan hususun sözleşmenin içeriği olduğunu, birden fazla aynı konuya ilişkin sözleşmelerden birisinin geçersiz olmasının ancak yeni sözleşme ile eski sözleşme hükümlerinin ortadan kaldırılmasına bağlı olduğunu, taraflar arasında 24.09.2014 tarihli sözleşmede 20.07.2014 tarihli kontrata atıf yapılmamasının sözleşmenin geçersizliği sonucunu doğurmayacağını, her iki sözleşmenin de geçerli olduğunu, sözleşmelerin geçerliliği dışında 20.07.2014 tarihli belgede gecikme nedeniyle ödeme yapıldığının yazılı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında faturalara dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/110, K. 2025/4157, T. 03.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-110-e-2025-4157-k-57fe0a5fdba4