Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4212 E. 2026/1908 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4212
- Karar No
- 2026/1908
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/502 E., 2025/1215 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/77 E., 2023/599 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, arsa sahibi müvekkiline isabet eden 5 no.lu bağımsız bölümün, davalı yüklenici tarafından adi yazılı sözleşme ile dava dışı ...'a satıldığını ve 300.000,00 TL satış bedelinin alındığını, davalının gönderilen ihtara rağmen bu bedeli müvekkiline ödemediğini ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölüm müvekkili tarafından dava dışı ...'e adi yazılı sözleşme ile satılmış ise de adı geçen kişiye kredi çıkmaması nedeniyle satıştan vazgeçildiğini ve peşinatının iade edildiğini, bağımsız bölümün daha sonra davacı tarafından üçüncü bir kişiye satıldığını, bu satışla birlikte davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle maddi ve manevi herhangi bir alacağı kalmadığına dair müvekkiline yazılı ibra verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu daire, 12.05.2016 tarihli adi yazılı sözleşme ile davalı yüklenici tarafından dava dışı ...'e satılmış ise de daha sonra tarafların bu sözleşmeden döndükleri, adı geçene tapu devri yapılmadığı, bağımsız bölümün tapuda bizzat davacı tarafından 21.08.2017 tarihinde 210.000,00 TL bedelle dava dışı Yavuz Kaplan isimli kişiye devredildiği, bu satış nedeniyle bankadan kullanılan kredi kapsamında davacının banka hesabına 62.000,00 TL havale yapıldığı, öte yandan bu satıştan sonra düzenlenen ve davacının imzasını taşıyan 05.09.2017 tarihli belgede, davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden dolayı yükleniciden herhangi bir alacağı kalmadığının belirtildiği, davacının belgedeki imzayı inkâr etmediği, sonuç olarak dava konusu bağımsız bölümün davacı tarafından satıldığının ve bedelinin alındığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahkeme gerekçesinde, Halk Bankası tarafından 195.000,00 TL kredi verildiği belirtilmiş ise de müvekkilinin hesabına yatan paranın 62.000,00 TL olduğunu,
b. Dosya kapsamındaki tüm belgelerden taşınmazın satış bedelini alanın ... olduğunun anlaşıldığını, mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini,
c. Müvekkili tarafından imzalanan, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden maddi ve manevi alacağı kalmadığına dair belgenin kötüye kullanıldığını, bu ibranamenin ileride doğacak hakları kapsamadığını, ibranamenin dava konusu dairenin satışı bedeline ilişkin olmadığını, geçerli bir ibradan bahsedilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.