Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4061 E. 2026/1905 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4061
Karar No
2026/1905
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/175 E., 2025/1042 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/29 E., 2022/25 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle ; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacılar vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra, işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekil dava dilekçesinde; müvekkillerinin de aralarında bulunduğu arsa sahipleri ile davalı ... arasında sözlü olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, daha sonra davalı ...'ın arsa sahiplerini aldatarak aldığı vekâletnameler ile noterde 28.01.2016 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini düzenlettirdiğini, bu sözleşmeyi arsa sahiplerinin vekili olarak davalı ...'nün, yüklenici ... vekili olarak da ...'ın imzaladığını, müvekkillerinin bu sözleşmede ...'ın yüklenici yapıldığını fark edemediklerini, inşaatın asıl yüklenicisinin ... olduğunu, davalıların vekalet yetkisini kötüye kullanarak, sözleşmede fazladan yapılacak bağımsız bölümlerin yükleniciye ait olacağını düzenlediklerini, yüklenicinin bu hükmü kötüye kullanarak kendisine fazladan iki bağımsız bölüm çıkardığını, tüm bağımsız bölümler eşit olması gerekirken arsa sahiplerine düşen bağımsız bölümlerin alanlarının daraltıldığını ve yine bu dairelerin arsa payı oranlarının küçültüldüğünü, inşaatın sözleşmede kararlaştırılan sürede tamamlanmadığını, bina ortak alanlarında ve bağımsız bölümlerde eksik ve ayıplı işler bulunduğunu, yüklenicinin iskân ruhsatını almadan inşaatı terk ettiğini, kendisine düşen tüm bağımsız bölümleri üçüncü kişilere sattığını, iskâna bırakılan bağımsız bölümün de kötü niyetli olarak üçüncü kişiye satıldığını, böylelikle arsa sahiplerinin teminatsız bırakıldığını, ayrıca işin başında yüklenici ...'a verilen bononun müvekkilleri ... ve ... tarafından bedeli ödenerek geri alındığını ileri sürerek, müvekkilleri ile ... ve ... için eksik ve ayıplı iş bedeli 6.500,00'er TL, fazla imalattan kaynaklı kâr payı 2.000,00'er TL, kira kaybı tazminatı 1.000,00'er TL, bono bedeli 500,00'er TL, müvekkili ... için eksik ve ayıplı iş bedeli 7.000,00 TL, fazla imalattan kaynaklı kâr payı 2.000,00 TL, kira kaybı tazminatı 1.000,00 TL olmak üzere, üç müvekkili için toplam 30.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Yargılama sırasında sunduğu ıslah dilekçesi ile müvekkili ... için eksik ve ayıplı iş bedeli 16.312,75 TL, fazla imalattan kaynaklı kâr payı 9.625,00 TL, kira kaybı tazminatı 5.612,00 TL, bona bedeli 500,00 TL olmak üzere toplam 32.049,75 TL; müvekkili ... için eksik ve ayıplı iş bedeli 25.035,25 TL, fazla imalattan kaynaklı kâr payı 9.625,00 TL, kira kaybı tazminatı 11.223,00 TL, bono bedeli 500 TL olmak üzere toplam 46.383,25,00 TL; müvekkili ... için eksik ve ayıplı iş bedeli 25.035,25 TL, fazla imalattan kaynaklı kâr payı 9.625,00 TL, kira kaybı tazminatı 11.223,00 TL olmak üzere toplam 45.883,25 TL talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalı yüklenici ...'ın vekili olarak sözleşmeyi imzaladığını, dava konusu zararlardan dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, sadece kendisini vekil eden ...'a karşı sorumlu olduğunu, iddia edildiği gibi arsa sahipleri ile sözlü bir anlaşma yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların da aralarında bulunduğu arsa sahiplerine vekaleten davalı ... ile davalı yüklenici ...'a vekalet davalı ... arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, davalılar ... ve ..., sözleşmede vekil olarak yer aldıklarından davalılara karşı sorumluluklarının bulunmadığı, davacıların eksik ve ayıplı iş bedeli ile fazladan imalattan kaynaklı kâr payı ve kira kaybı tazminatı taleplerini davalı yüklenici ...'a yöneltebilecekleri diğer davalıların bu talepler yönünden pasif husumet ehliyetleri bulunmadığı, davacılar ...'a bono karşılığı ödeme yaptıklarını iddia etmiş iseler de bu iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle, eksik ve ayıplı iş bedeli ile fazla imalattan kaynaklı kâr payı ve kira kaybı tazminatı taleplerinin ıslah edilen miktarlar üzerinden kabulü ile anılan meblağların davalı ...'tan tahsili ile davalılara ödenmesine, diğer davalılara karşı bu taleplerle açılan davanın pasif husumete ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine, bono bedeline ilişkin davanın davalı ... bakımından ispatlanamadığından reddine, diğer davalılara karşı bu taleple açılan davanın pasif husumete ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. İnşaatın asıl yüklenicisinin ... olduğunu, kendisinin mimar olduğunu ve yapı denetim işi yaptığını, arsa sahipleri ile önce sözlü olarak anlaşma yaptığını, sonra onlardan aldığı vekaletnameler ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini hileli olarak yüklenici sıfatıyla değil, yüklenici ...'ın vekili olarak imzaladığını, bu nedenle arsa sahiplerine karşı yüklenici olarak sorumlu tutulması gerektiğini, arsa sahiplerinin işin yüklenicisinin ... olduğunu düşündüklerini, hatta bu sebeple ona bono verdiklerini, sadece ...'ın sorumlu tutulmasının haksız olduğunu, bu kişinin bir malvarlığı bulunmadığını,

b. Arsa payı karşığı inşaat sözlemesini arsa sahiplerinin vekili olarak ...'nün, yüklenici ...'ın vekili olarak ...'ın imzaladığını, vekillerin sözleşmeyi imzalarken vekâlet görevini kötüye kullandıklarını, şöyle ki; fazladan yapılacak bağımsız bölümlerin yükleniciye ait olacağına dair sözleşmeye hüküm koyduklarını, yüklenicinin bu hükümden yararlanarak fazladan bağımsız bölüm yaptığını, zeminde arsa sahiplerine düşen bağımsız bölümlerin arsa paylarının daha küçük tutulduğunu, yine arsa sahiplerinin alacaklarının teminatı olarak kalması gereken son bağımsız bölümün ... tarafından bu vekaletname ile üçüncü kişilere satıldığını, arsa sahiplerinin böylelikle teminatsız bırakıldığını, vekillerin bu şekilde arsa sahiplerini zarara uğrattıklarını,

c. Zararın eksik hesaplandığını, eksik ve ayıplı işlerin tamamının tespit edilmediğini, yüklenicinin fazladan yaptığı bağımsız bölümden müvekkillerine pay verilmediğini,

d. Bono bedellerini ilişkin delil yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesinin doğru olmadığını,

e. Dava açılmasına davalıların sebebiyet verdiklerini, ihtara cevap vermeyerek dava açılmasına sebep olduklarını, bu nedenle davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tazminat ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davalılar yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4061, K. 2026/1905, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-4061-e-2026-1905-k-ab35cec88597