Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3994 E. 2026/1747 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3994
Karar No
2026/1747
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1404 E., 2025/1042 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/29 E., 2023/454 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı şirket vekili avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı şirket iflas idaresi adına iflas idare memuru dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılar arasındaki uyuşmazlıktan kaynaklanan davada yargılama sırasında müvekkili şirketin iflas ettiğini, mahkemece İİK'nın 194. maddesi ereğince ikinci alacaklılar toplanmasından on gün sonrasına kadar durma kararı verilmesi gerekirken bunun yapılmadığını, iflas ile birlikte yetkisi kısıtlanan ve davaları takip yetkisi ortadan kalkan müflis şirket yetkilisinin huzuruyla davanın görüldüğünü ve karara bağlandığını, mahkemenin 2014/431 Esas ve 2015/692 Karar sayılı nihai kararına karşı iflas idaresince temyiz yoluna başvurulduğunu, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/6165 Esas ve 2022/5307 Karar sayılı ilamı ile temyiz talebinin süreden reddine karar verildiğini ve mahkeme kararının kesinleştiğini, böylece iflas idaresinin davaya hiç dahil edilmeden tüm yargılama sürecinin devam ettirilip sonuçlandırıldığını ileri sürerek, HMK'nın 375/1-c maddesi uyarınca yargılamanın iadesi talebinin kabulüne, mahkemenin 2014/431 Esas ve 2015/692 Karar sayılı kesinleşmiş kararının kaldırılarak usulüne uygun olarak iflas idare memurlarının dosyaya dahil edilmesi ile yargılamanın yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin 08.07.2015 tarih, 2014/431 Esas ve 2015/692 Karar sayılı kararının davacı müflis şirket iflas idare memurunca temyiz edildiği, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 10.11.2022 tarih, 2021/6165 Esas ve 2022/5307 Karar sayılı kararı ile temyiz dilekçesi süresinde mahkemeye sunulmadığından temyiz isteminin reddine karar verildiği, bu nedenle anılan hususun yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iflas idaresi üyelerine mahkeme kararının 01.12.2019, 30.09.20 19... .09.2019 tarihlerinde tebliğ edildiği, yasal 15 günlük süre içerisinde temyiz talebinde bulunulmadığı, müflis davacı şirket vekilinin istinaf dilekçe ekinde verdiği iflas idaresi üyelerinin istifa dilekçe tarihinin de 05.12.2019 olduğu, diğer bir ifade ile iflas idaresi üyelerinin görevleri devam ederken gerekçeli kararın tebliğ edildiği, davacı vekilinin ileri sürdüğü itirazların esasen süresi içerisinde temyiz edilmekle temyize konu sebepler olduğu, yargılamanın iadesine konu olmayacağı, talebinin HMK’nın 374 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın iadesi sebeplerinden hiçbirisine uygun olmadığı gerekçesiyle, yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekili temyiz dilekçesinde; iflas kararından sonraki süreçte müvekkili şirketin usul ve yasaya uygun şekilde temsil edilmediğini, aleyhine verilen karara karşı hukuki dinlenilme, savunma ve adil yargılanma hakkının kısıtlandığını, yargılamanın yenilenmesine konu davanın hukuka aykırı şekilde kesinleştirilerek hem müvekkili şirketin hem de uyuşmazlık konusu inşaatta hak sahibi olan şahısların telafisi mümkün olmayacak şekilde zarara uğramasına sebebiyet verildiğini, şirket yetkilisi ve vekili huzurunda usul ve yasaya uygun olarak yargılamanın yapılabilmesi için kararın bozulmasını gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Davalılar Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,

Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3994, K. 2026/1747, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3994-e-2026-1747-k-a3646313179a