Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3929 E. 2026/399 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3929
- Karar No
- 2026/399
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/66 E., 2025/1239 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/116 E., 2024/349 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul 11. İcra Dairesi'nin 2009/18798 Esas sayılı takibine konu alacağı, dava dışı ... A.Ş'den temlik aldığını, ... Bankası'nın yapılan temlike ilişkin tasarrufun iptali istemiyle dava açtığını, dava kabul edilerek tasarrufun iptaline karar verildiğini, tasarrufun iptaline karar verilmesi halinde, alacaklının şahsi hakkının teslim edilmesi, kalan miktar olursa lehine tasarruf yapılan kişiye ödenmesi gerektiğini, oysa taşınmazın satış bedelinin paylaştırılması için temlik aldıkları 2009/18798 Esas sayılı dosyada düzenlenen 30.01.2018 tarihli sıra cetvelinde, satış bedelinden garameten ... Bankası ile İzmir ...'ya ödeme yapıldıktan sonra kalan 6.601.113,87 TL'nin ...'ye ödenmesine karar verildiğini, temlike dair tasarruf lehine iptal edilen ... Bankası'nın alacağı ile kamu alacağı ödendikten sonra, kalan miktarın lehine tasarruf yapılan müvekkiline ödenmesi ve davalı bankaya pay ayrılmaması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin alacağının satış tarihi itibariyle masraflar ve ferileri ile birlikte yaklaşık 9.800.000,00 TL olduğunu, ancak icra dairesinin, tasarrufun iptali kararında, temlik eden ... A.Ş'ye ödenen tutar olarak gösterilen 800.000,00 USD'yi dikkate alarak alacaklarını eksik hesapladığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, aynı sıra cetveline ilişkin açılan İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 2020/130 Esas sayılı dava nedeniyle eldeki dosyanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, davacının taraf sıfatı bulunmadığını, davacının takibinde ödeme emri, kur bilgisini içermediğinden takibinin de geçersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tasarrufun iptali ile mülkiyetin geri dönmesi söz konusu olmayıp, alacaklıya alacağını tahsil için imkan sağladığı, ancak düzenlenen sıra cetvelinde bu husustaki değerlendirmenin hatalı olduğu, bu husus nazara alındığında davacı alacağının sıra olarak daha önde yer alması gerektiği, kurum alacağının ise öncelikli alacak olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya tahsis edilen meblağın yargılama giderleri de dahil olmak üzere davacının kapak hesabı alacağına yetecek kadarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Aynı sıra cetvelinin iptali istemi ile açılan diğer davalar ile birleştirilmesi gerektiğini, b. Davacının muvazaa iddiası olmadığını, davanın görevsiz mahkemede görüldüğünü beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Aynı sıra cetvelinde pay ayrılan aynı alacaklıya karşı birden fazla ya da aynı sıra cetveline karşı birden fazla sıra cetveline itiraz davasının açılması halinde, bir davada verilen kararın diğer davanın sonucunu etkileme olasılığının bulunması nedeniyle açılan davaların birlikte incelenerek sonuçlandırılması ve bu şekilde birbiriyle çelişen hükümlerin ortaya çıkmasının engellenmesi gerekmektedir.
Somut olayda icra dairesi tarafından düzenlenen 30.01.2018 tarihli sıra cetveline karşı birden fazla sıra cetveline itiraz davasının açıldığı anlaşılmakla, sıra cetvelinde sıraya itiraza ilişkin olarak açılan davalar ile varsa sırasına itiraz edilen alacaklıya karşı açılan tüm davaların tespit edilerek birbiriyle bağlantılı olmaları nedeniyle mümkün olması halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166/4. maddesi uyarınca birleştirilmesi, işin esasına ilişkin olarak ileri sürülen iddia ve savunmaların birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, dava konusu sıra cetveline karşı açılan İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/130 E. sayılı dosyası ile İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/290 E. sayılı dosyalarının halen derdest olduğu anlaşıldığından, açılan davaların akıbetleri araştırılarak, mümkün olması halinde birleştirilmesi ve birlikte değerlendirilerek her bir dava yönünden ayrı ayrı sonuç doğuracak şekilde karar verilmesi, mümkün olmaması halinde ise, bekletici mesele yapılarak kesinleşen davaların sonuçları gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcın istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.