Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3137 E. 2026/2112 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3137
Karar No
2026/2112
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/518 E., 2025/109 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı arsa sahipleri ile yine dava dışı yüklenici ... Turizm Eğitim ve Yatırım Tic. San. Ltd. Şti. arasında 20.03.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, daha sonra müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacaklarla birlikte taşınmazı arsa sahiplerinden devralarak sözleşmenin tarafı haline geldiğini, Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/362 E., 2012/446 K. sayılı ilamı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek yüklenici ... Turizm Eğitim ve Yatırım Tic. San. Ltd. Şti’ye avans niteliğinde verilen ve davalıya satılan 1647 ada, 6 parsel, 47 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ile müvekkilinin dava konusu taşınmazı yüklenici ... Turizm Ltd. Şti’den devir almadığını, yüklenicinin tapuyu başka bir şahsa, o şahsın da başka bir şahsa devrettiğini, üst üste yapılan devirler sonrası müvekkilinin satın aldığını ve iyiniyetli olduğunu belirterek, usulden ve esastan davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli kararı ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yapı için davacı ile dava dışı yüklenici arasında yapılan sözleşmenin Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/362 E., 2012/446 K. sayılı ilamı ile geçmişe etkili bir biçimde feshine karar verildiği ve ilgili kararın 30.11.2012 tarihinde kesinleştiği, dava dışı yükleniciye verilen dava konusu bağımsız bölümün geçmişe dönük feshine karar verilen sözleşme gereği avans niteliğinde verildiği, yükleniciden bağımsız bölüm satın alan 3. kişilerin bağımsız bölümlerin mülkiyetini iktisap edebilmeleri için yüklenicinin arsa sahiplerine karşı yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmesi ve inşaatı sözleşme koşullarına uygun olarak bitirip teslim etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli kararı ile davacı arsa maliki ile dava dışı yüklenici ... Ltd. Şti. arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi feshedilmiş olmasına rağmen fesihten sonra da davacı arsa maliki tarafından yükleniciye bağımsız bölüm devri yapıldığına, aralarındaki ilişkinin feshe rağmen devam ettiğine ilişkin herhangi bir iddiada bulunulmadığı, arsa sahiplerinin sözleşmenin geriye etkili şekilde feshi halinde yükleniciye avans olarak verilen ve 3. kişilere devrettiği arsa paylarının iadesini isteyebileceği, yükleniciden temlik alan 3. kişilerin iyiniyet iddialarının dinlenemeyeceği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 22.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 26.06.2024 tarihli, 2022/4953 Esas, 2024/2293 Karar sayılı ilamı ile daha önce Dairemizce denetimden geçmiş benzer nitelikteki dosyalarda, Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/362 E., 2012/446 K. sayılı ilamıyla arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmesine rağmen dava dışı yüklenicinin inşaatın yapımına devam ettiğini, fesihten sonra da arsa maliki davacı tarafından dava dışı yükleniciye bağımsız bölüm devri yapıldığının, feshin muvazaalı olduğunun iddia edildiği, bu durumda, anılan iddiaların araştırılarak davacı arsa maliki ile dava dışı yüklenici arasında kesinleşen fesih kararına rağmen sözleşme ilişkisinin ve işin yapımının fiilen devam edip etmediği,inşaatın dava dışı yüklenici ... Ltd. Şti. tarafından tamamlanıp tamamlanmadığı hususları incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından sunulan ıslah ve deliller ile inşaat sözleşmesinin feshi kararından sonra da dava dışı yüklenicilerle yapılan sözleşmeler ile inşaatın devam ettiği ve bu hususun davacı kabulünde de olduğu bu nedenle feshin muvazaalı olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Delillerinin hiç toplanmadığını ve taraflarınca yapılan ıslahın dikkate alınmadığını, davanın inşaatın yapımını sürdüren yüklenicilere ihbarı taleplerinin yerine getirilmediğini, b. Davalı tarafın muvazaa iddiasında bulunmadığını, iddianın genişletilmesi yasağına aykırılık oluştuğunu, c. Sözleşmenin geriye etkili feshine yönelik açılan davanın bekletici mesele yapılmamasının yerinde olmadığını, d. Sözleşmenin feshinin mahkeme kararı ile gerçekleştiğini, muvazaanın hukuken mümkün olmadığını, e. İnşaatın kim tarafından tamamlandığının araştırılmadığını, inşaatın natamam olduğunu, iskânının alınmadığını, 26.06.2014 tarihinde yeni yüklenici ... ile sözleşme yapıldığını, inşaatın ... Şirketi tarafından tamamlanmadığının ispatlandığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3137, K. 2026/2112, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3137-e-2026-2112-k-1474ede94d7f