Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2659 E. 2026/2114 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2659
Karar No
2026/2114
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/214 E., 2025/211 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile akdettikleri 06.04.2009 tarihli, Restore Et Kullan ve Devret Sistemi ile Bedelli Tahsis Sözleşmesi'nin feshini, davalının taşınmazdan tahliyesini, sözleşmenin 10. Maddesine göre miktarını belirtmediği ve yargılama sırasında belirlenmesini talep ettiği tazminat ile yükümlü tutulmasını ve aylık 1.000,00 USD'den toplam 37.000,00 USD aylık kullanım bedeli ve cezai şart uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının hiçbir zararı olmadığını, binaların restore edildiğini, içinin tefriş edilerek, abonman sözleşmelerine kadar kullanıma hazır hale getirildiğini, davalıların sözleşme uyarınca kendilerine düşen vecibeleri fazlasıyla yerine getirdiklerini, ancak sözleşmede beklenen faydayı bulamadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli kararı ile taraflar arasında akdedilen 06.04.2009 tarihli sözleşmenin dava tarihinden itibaren geçerli olmak şartıyla iptaline, davalının kendisine yap işlet devret formülü ile teslim edilen İstanbul İli, ... İlçesi, 29 pafta, 325 ada, 3 ve 2 parsel üzerine yapılan binalardan tahliyesine, 16.09.2013 dava tarihi 19.09.2014 dava tarihleri arası hesaplanan toplam 12.000,00 USD alacağın 3095 sayılı Yasa gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bu talebe yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının sözleşmeden kaynaklı fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2020 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 22.02.2022 tarihli, 2021/3163 Esas, 2022/944 Karar sayılı ilamı ile alanında uzman bilirkişi heyeti oluşturulup, ilgili belediye ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'na yazılacak müzekkere ile dava konusu yer ile ilgili mevcut durum sorularak taşınmazın okul olarak kullanılmasının mümkün olup olmadığının belirlenmesi, okul olarak kullanılmasının mümkün olmadığının anlaşılması halinde sözleşmenin ifa olanağı bulunmadığı dikkate alınarak sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olacağı kabul edilip sonucuna göre karar verilmesi, yine sözleşme ifa edilebilecek ise fesih ile birlikte cezai şart ve gecikme tazminatının birlikte istenemeyeceği dikkate alınarak karar verilmesi, öte yandan davalı tarafın kira bedeli olarak ödediği dekontların da getirtilip mahkemece değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mevcut şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişilerin 05.12.2023 tarihli raporlarında özetle, teknik ve yasal nedenler göz önüne alındığında dava konusu binanın BYKH yönetmelikte belirtilen mevcut binalara dair hükümlere göre teknik olarak yangın güvenliği açısından ilkokul, ortaokul, lise, etüt merkezi, eğitim merkezi vb. eğitim kurumu olarak kullanılmasının uygun olduğunu beyan ettikleri, bu nedenle sözleşmenin ifa edilebilir olduğu ve uyuşmazlığın bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, taşınmazın sözleşmede belirtilen süreye uygun olarak faaliyete geçirilemediği bu nedenle de sözleşmenin feshi şartlarının oluştuğu değerlendirilmekle dava konusu 06.04.2009 tarihli sözleşmenin ilk dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshine, davalıların kendine yap işlet devret formülü ile teslim edilen İstanbul İli, .... İlçesi, 325 ada, 3 ve 2 parsel üzerine yapılan binalardan tahliyesine karar verilmesi gerektiği, kira tazminatı yönünden, davalılar vekili tarafından bildirilen dekontlar incelendiğinde davalı tarafından kira tazminatının fazlasıyla ödenmiş olduğu, davacı tarafın bu konuda bir alacağı bulunmadığından kira tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, cezai şart alacağı yönünde ise sözleşmenin III./10 maddesinde kararlaştırılan cezai şartın ifaya ekli cezai şart olduğu bu nedenle sözleşmenin feshi halinde istenemeyeceği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; taraflar arasında akdedilen 06.04.2009 tarihli sözleşmenin ilk dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshine, davalıların kendine yap işlet devret formülü ile teslim edilen İstanbul İli, ... İlçesi, 325 ada, 3 ve 2 parsel üzerine yapılan binalardan tahliyesine, tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde: Dosya kapsamındaki belgelerin mahkemece eksik değerlendirildiğini, ifanın baştan itibaren imkânsız olduğunu, bu hususun dosyada mevcut 04.02.2013 tarihli ve 07.08.2014 tarihli yangın raporlarıyla da sabit olduğunu, bilirkişi raporlarının mevcut taşınmazın okul olarak kullanılıp kullanılamayacağı hususunda çelişkili beyanlarda bulunduğunu, müvekkillerinin burayı okul olarak kullanamadığından dolayı olağanüstü maddi zarara uğradıklarını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmenin feshi ve alacak istemlerine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2659, K. 2026/2114, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2659-e-2026-2114-k-5b2c819330be