Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2775 E. 2025/4441 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2775
- Karar No
- 2025/4441
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1982 E., 2025/829 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 42. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/69 E., 2023/275 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnşaat Taah. Yat. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; kendilerinin ...'nin, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 1477 ada, 30, 31... parseller üzerinde kurulu bir site olduğunu, anılan sitenin inşaatının yapımına 2009 yılında davalı ... İnşaat Taah. Yat. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile bu projeyi ortaklaşa yürüttüğü ... Gayr. ve Yat. Uzmn. Ltd. Şti. tarafından başlanmış olduğunu, ancak davalı şirketin içine girdiği ekonomik kriz sebebiyle 2011 yılı başında sitedeki inşaat faaliyetlerinin tamamen durduğunu, site inşaatı devam ederken 64 bağımsız bölümün 47 tanesinin müvekillerinin de bulunduğu farklı kişilere satılmış olduğunu, kalan 17 tane bağımsız bölümün davalı şirkete ait olduğunu; bu arada site inşaatının terkedilmiş halde beklediğini, bu sebeple binaların çürümeye başladığını, bu durumda daha fazla zarar görmemek için kendi aralarında toplanarak bir yönetim kurulu oluşturup, site inşaatını tamamlamaya giriştiklerini, davalıya ait 17 adet bağımsız bölümün de eksiklerini giderip, inşaatı bitme aşamasına getirdiklerini; ancak davalı şirketin alacaklılarının bir çok icra takibi yaptıklarını, davalıya ait 17 no.lu bağımsız bölümün cebri icra yoluyla satışının dava sonuçlanıncaya kadar durdurulmasını; yaptıkları harcamalarının miktarının mahkemece tespit edilerek, HMK'nın 107. maddesi gereğince davalıya ait olan 17 adet bağımsız bölüm üzerine şimdilik 10.000,00 TL tutarında geçici kanuni ipotek şerhi tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacıların taleplerinin taşınmazın ortak mahallindeki eksiklikler ve işlerin yapılmasını değil, kendi bağımsız bölümlerin tamamlanmasıyla ilgili olduğu kendilerine ait her bir bağımsız bölümün değerinin çok yüksek olduğunu, sadece 2 adet bağımsız bölüme kanuni ipotek konulmasının yeterli olacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Davanın TMK'nın 1011/1. maddesine dayalı geçici tescil şerhi verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacıların TMK'nın 893. maddesi uyarınca kanuni ipotek hakkının güvence altına alınması amacıyla TMK'nun 1011/1-1 hükmü uyarınca, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1477 ada, 30, 31... parsellerde davalıya ait bağımsız bölümler üzerine geçici tescil şerhi verilmesini talep ettiği,
Türk Medeni Kanunu’nun 893’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasına göre, bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarların kanuni ipotek hakkının tescilini isteyebileceğini, aynı Kanun’un 1011’inci maddesinin 1’inci fıkrasının 1’inci bendine göre, iddia edilen bir ayni hakkın güvence altına alınması gerekiyorsa geçici tescil şerhi verilebileceği,
Her ne kadar eldeki davada TMK'nın 1011/1-1 maddesi uyarınca dava konusu bağımsız bölümler üzerine geçici tescil şerhi konulması talep edilmiş ise de, yargılama devam ederken taşınmazlara kanuni ipotek şerhi tescil edildiğinin anlaşıldığı,
Nitekim İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/391 Esas, 2022/238 Karar sayılı dosyasında, dosyamızla aynı davacılar tarafından ... ilçesi, ... mah, 1477 ada, 30, 31... parseller ile ilgili olarak kanuni ipotek şerhi tescil edilmesi istemiyle davalı ... İnşaat Taahhüt Yatırım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne karşı dava açıldığı, anılan mahkemenin 02.06.2022 tarihli kararı ile bir kısım "bağımsız bölümler üzerine Medeni Kanunu'nun 893/3 maddesi gereğince davacılar lehine 3.251.000,00 TL tutarlı kanuni ipotek şerhi tescil edilmesine" karar verildiği, söz konusu kararın 09.09.2022 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı,
TMK'nın 1011/1-1 maddesinin kanuni ipotek hakkının güvence altına alınması amacına yönelik olması, İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/391 Esas, 2022/238 Karar sayılı, 02.06.2022 tarihli kararı ile Türk Medeni Kanunu’nun 893’üncü maddesi uyarınca kanuni ipotek şerhinin tescil edilmesi, bu şekilde davacının ayni hakkının tesis edilmiş olması, davacının anılan mahkeme ilamının kesinleşmesiyle ayni hakkına kavuşmuş olması ve ayni hakkın güvence altına alınmasına ilişkin hukuki yararının bu şekilde ortadan kalkması sebebiyle davayı takip eden davacı ...yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği,
Diğer davacıların ise davayı takip etmediklerinin anlaşıldığı, Mahkemenin 04.11.2021 tarihli duruşmasında davacılar ..., ..., ...'ın usulüne uygun olarak davayı takip etmediği anlaşıldığından bu davacıların davasının HMK 150 gereği işlemden kaldırılmasına karar verildiği, yine ... İletişim Tan. Yay. Hiz. Ltd. Şti. dışında kalan diğer davacıların da 11.10.2022 tarihli duruşmada davayı takip etmedikleri ve onlar yönünden de dava dosyasının HMK. nun 150/1. maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği, dolayısıyla ... İletişim Tan. Yay. Hiz. Ltd. Şti. dışındaki davacıların davasının iki farklı duruşmada işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu davacılar yönünden üç aylık yasal süre içinde taraflarca yenileme talebinde bulunulmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, HMK'nın 150/5. maddesi gereğince ... İletişim Tan. Yay. Hiz. Ltd. Şti. dışındaki davacıların davasının açılmamış sayılmasına karar verildiği belirtilerek, davacı ... İletişim Tan. Yay. Hiz. Ltd. Şti. tarafından açılan davada hukuki yararın ortadan kalktığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davacılar tarafından açılan davaların açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; yargılama gider ve avukatlık ücretinin davacılar üzerinde bırakılması gerekirken, bırakılmamasının usuli hata olduğunu, ayrıca dava harç ve giderlerinin davacılara yükletilmemesinin de hatalı olduğunu, davanın esas yönünden incelenerek reddine karar verilmesinin gerektiğini, kararın bu yönlerden bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamım maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan kanuni ipotek hakkının tescil talebi olup, davacılar bağımsız bölüm maliki, davalı ... İnşaat Şirketi yüklenicidir.
Somut olayda eldeki davanın davacılarının, İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/391 Esas ve 2022/238 Karar sayılı davasında, davalıya karşı ipotek tesciline dair dava açtığı bu davanın kabul ile sonuçlandığı, davalı lehine olan bağımsız bölümlere davacılar lehine 3.251.000,00 TL tutarlı kanuni ipotek şerhi konulmasına karar verildiği bu kararın 09.09.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu sebeple derdest davada davacı ... Şirketi açısından hukuki yarar olmadığı, bu sebeple adı geçen davacı açısından yerel mahkemece davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş olması yerindedir.
Davacılar ..., ..., ...'ın 04.11.2021 tarihli duruşmada davayı takip etmedikleri anlaşıldığından, bu davacıların davasının HMK'nın 150. madde gereğince işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve 3 aylık süre içerisinde davanın yenilenmediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla bu davacılar açısından Yerel Mahkemece verilen davanın açılmamış sayılması kararı da isabetli olmuştur.
Davacı Marka Şirketi ile davacılar ..., ..., ... dışındaki davacılar yönünden mazeret sunmayarak, duruşmaya katılmadıkları için, Marka şirketi ile davacılar ..., ..., ... dışındaki davacılar için dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacılar tarafından 3 aylık sürede dava yenilenmediği için, yerel mahkemece davacılar hakkında verilen davanın açılmamış sayılmasına dair karar da dosya kapsamına uygundur.
Yerel Mahkemece, yargılama giderlerini davacılar üzerinde bırakılmıştır. Karar tarihi itibariyle davalı şirketin vekili olmadığından davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmolunmamıştır. Davalı şirket vekilinin 01.11.2023 tarihli vekaleti, karar tarihinden sonradır. Bu sebeplerle yerel mahkeme kararı dosya kapsamına, hukuka ve usule uygun olduğundan, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.