Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/277 E. 2025/4479 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/277
- Karar No
- 2025/4479
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/810 E., 2024/1715 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/61 E., 2023/483 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 11.05.2021 tarihinde “Araç Üstü Asfalt Ekip Aracı” imalatı için sözleşme imzalandığını, müvekkil tarafından işin sözleşmede belirtilen tarihte eksiksiz şekilde teslim edildiğini, 4 adet aracın teslimine ilişkin 01.09.2021 tarihli teslim formunun düzenlendiğini ve karşılıklı imzalandığını, davalı şirketin araçları kabul edip teslim aldıktan sonra, müvekkili şirketin sözleşmede belirtilen bedellere ilişkin faturalar düzenlemiş olduğunu, davalı şirkete tebliğ ettiğini, ilgili sözleşmenin “Ödeme Koşulları” başlıklı 7. maddesinde de belirtildiği şekilde, ödemenin fatura tarihinden 60 gün sonra yapılacağı noktasında anlaşmış olduklarını, buna ilişkin mutabakat metninin düzenlenerek karşılıklı olarak imzalandığını, anlaşmaya göre düzenlenen, 13.08.2021 tarihli 4 ayrı fatura ile ilgili ödeme tarihi olan 13.10.2021 tarihinde ödeme yapılmadığını, faturadan kaynaklı alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını, icra takibi açıldıktan sonra davalı şirketin 28.10.2021 tarihinde 400.000,00 TL, 05.11.2021 tarihinde 300.000,00 TL ve 31.12.2021 tarihinde 200.000,00 TL olmak üzere toplamda 900.000,00 TL müvekkili şirket hesabına haricen ödeme yaptığını, aynı zamanda takibe ve borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, takibe dayanak faturaların muaccel kısımlarının takip tarihinden ve ödeme emrinin tebliğinden önce ödendiğini, takip tarihi itibariyle faturaların vadesinin gelmediğini, alacağın likit olmadığını, davalının temerrüdünün söz konusu olmadığını, faiz işletilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı ve davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, İzmir 26. İcra Dairesi'nin 2021/11806 Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, 13.01.2023, 23.01.20 23... .04.2023 tarihli bilirkişi raporları ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından faturaya dayalı alacağın davalıdan tahsili amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yasal süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine 426.414,45 TL alacak yönünden itirazının iptalinin talep edildiği, davalı borçlunun 02.02.2022 tarihinde 80.000,00 TL, 03.03.2022 tarihinde 75.000,00 TL, 04.04.2022 tarihinde 50.000, 00... .05.2022 tarihinde 30.000,00 TL, 01.06.2022 tarihinde 25.000,00 TL, 09.06.2022 tarihinde 15.000, 00... .07.2022 tarihinde 42.760,00 TL ihtirazi kayıt ileri sürmeden ödeme yaptığı dolayısıyla davalının 426.414,45 TL alacak yönünden yaptığı itirazda haksız olduğu, ancak davalının takipten sonra yapmış olduğu ödemelerin icra dairesi tarafından infazda nazara alınmasının yerinde olacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile İzmir 26. İcra Dairesi'nin 2021/11806 Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, ancak 02.02.2022 tarihinde 80.000,00 TL, 03.03.2022 tarihinde 75.000,00 TL, 04.04.2022 tarihinde 50.000, 00... .05.2022 tarihinde 30.000,00 TL, 01.06.2022 tarihinde 25.000,00 TL, 09.06.2022 tarihinde 15.000, 00... .07.2022 tarihinde 42.760,00 TL ödendiği anlaşıldığından bu miktarların infazda nazara alınmasına, alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 317.760,00 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davalının 426.414,45 TL alacak yönünden yaptığı itirazda haksız olduğunun belirtilerek davanın kabulüne karar verildiği halde hükümde usule ve yasaya aykırı olarak alacak miktarının 317.760 TL olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden %20 icra inkâr tazminatına hükmedildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, davanın kabulü ile, İzmir 26. İcra Dairesi'nin 2021/11806 E. sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından 426.414,45 TL alacak yönünden yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebinde istenen şartlarda ve bu miktar üzerinden devamına, davalı tarafça 02.02.2022 tarihinde 80.000,00 TL, 03.03.2022 tarihinde 75.000,00 TL, 04.04.2022 tarihinde 50.000, 00... .05.2022 tarihinde 30.000,00 TL, 01.06.2022 tarihinde 25.000,00 TL, 09.06.2022 tarihinde 15.000,00 TL, 01.07.2022 tarihinde 42.760,00 TL ödendiği anlaşıldığından bu miktarların infaz aşamasında nazara alınmasına, alacak miktarı likit olduğundan takip konusu 426.414,45 TL'nin %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan ödemeler dikkate alındığında müvekkili aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmeyeceğini, fahiş ve hatalı alacak miktarı üzerinden bu hesaplamanın yapılmış olduğunu, davacı tarafından alacak muaccel olmadan takip başlatıldığını, takibe konu ettiği alacağın dayanağı işi ifa ettiğine dair bir belge bulunmadığını, icra takibi ile talep edilen faiz alacağının fahiş olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.