Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2737 E. 2026/2179 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2737
Karar No
2026/2179
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/789 E., 2025/706 K. BİRLEŞEN ANKARA 18. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2019/143 ESAS SAYILI DOSYA İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/69 E., 2023/162 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA 1. Asıl davada davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yağmurluk-panço alımı konusunda 10.07.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, davalı tarafça teslim edilen yağmurluk ve pançoların fiziksel nitelikleri uygun olmaması nedeniyle reddedildiğini, verilen ihtarlı süre sonrasında 10.08.2018 tarihli onay ile sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek sözleşmenin 36/2. maddesine göre ve TUİK parasal değer güncelleme raporunda gösterildiği üzere güncelleme sonucu oluşan 45.334,01 TL tutarındaki kesin teminat güncelleme farkı ile sözleşmenin 30.1.1.12.3 ve 34.2 maddesine göre reddedilen malın depodan kaldırmaması ve gecikme cezası olarak hesaplanan 153.383,17 TL ceza bedeli olmak üzere toplam 198.717,18 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

2. Birleşen davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin süresi içerisinde malları davalı idareye sözleşmeye uygun olarak ve sözleşmede belirtilen yere teslim ettiğini, davalı idarece yapılan fiziki muayene neticesinde yağmurlukların Teknik Şartname'nin 3.2.2.8.2 no.lu maddesi dışındaki diğer değerlerinin uygun bulunduğunu, müvekkili tarafından Ankara 13. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/51 D.İş sayılı dosyası ile dava konusu malzemenin tespitinin yaptırıldığını, alınan bilirkişi raporu ile ihale konusu malzemenin şartnamede belirtilen özelliklerden daha iyi nitelikte imal edildiğinin belirtildiğini, davalı idarenin malzemeyi almaması sebebiyle müvekkilinin ayrıca depo kiralayarak depo kirası ödediğini, davalının sözleşmeyi haksız ve hukuka aykırı olarak feshettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız fesihten kaynaklanan zararların karşılanması için şimdilik 1.000,00 TL alacağın işin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı yüklenici vekili cevap dilekçesinde; yapılan sözleşme gereği davalının ihalede belirtilen malları davacıya süresi içinde teslim ettiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davalının talep ettiği rakamları talep edip edemeyeceği ve rakamların doğrulunun uzman bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davacının haksız olarak feshettiği ihaleye dayanarak talepte bulunulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Birleşen davada davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 10.07.2017 tarihli iki kalemden oluşan mal alımına ait sözleşme imzalandığı, birinci kısım yağmurluk-panço teslimatının davalı yüklenici tarafından yapılmak istendiği, ancak ikinci defa redde karşı yapılan incelemeler ile defalarca tekrarlanan muayene sonuçlarında nakliye ambalajında farklı malzemeler çıktığı, neticeten fiziksel muayenesi tamamlanan yağmurluk-panço malzemelerinin fiziksel niteliklere uygun bulunmadığı, yapılan itirazların reddedildiği, yüklenici tarafından ... Üniversitesi'nden 26.07.2018 tarihli rapor alındığı, dosya kapsamında teknik bilirkişi tarafından söz konusu ürünlerin fiziki muayeneden sonra ... Üniversitesi Laboratuvarı tarafından yapılan mekanik değerlerini gösteren test sonuçları dışında 34 farklı laboratuvar testi sonuçlarının yapılması gerektiğinin bildirildiği, sözleşme konusu ürünlerin yükleniciye tesliminin sağlandığı ve yüklenici tarafından malların elden çıkarıldığı anlaşıldığından gerekli testlerin neticeten yapılamadığı, böylelikle bilirkişi heyetlerince sunulan raporlarda da açıkça belirtildiği üzere testlerin yaptırılmasından yüklenicinin sorumlu tutulduğu şartname uyarınca ve ... Üniversitesi Laboratuvarı tarafından yapılan teste göre kumaşın uygunluğuna karar vermenin mümkün olmadığı, böylelikle ihale yüklenicisinin taahhüdünü teknik şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirmediği, davacı iş sahibinin sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle hükme esas alınan bilirkişi raporu kapsamında asıl davanın kabulüne, birleşen dava yönünden ise sözleşmenin feshinde iş sahibi davacı-birleşen davada davalının haklı olduğu anlaşıldığından birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı yüklenici vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; birleşen davaya yönelik istinaf isteminin reddine, asıl dava yönünden sözleşmede fesih halinde ifaya ekli cezanın talep edileceğine dair hüküm bulunmadığından ifaya ekli cezanın sözleşmenin 34.1. maddesi uyarınca feshedilmeyen cezalı süre olan 30 günle sınırlı olarak verilmesi gerekirken bu kalem alacağın 47 gün üzerinden hesaplanmasının doğru olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile toplam 179.402,29 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; alınan bilirkişi raporu kapsamında idarenin toplam 198.717,18 TL tahsil etmesinin ihale dokümanları ve taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine uygun olduğunun tespit edildiğini, idare tarafından yapılan tüm tespitlerin mevzuata uygun olduğunu, asıl davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

2. Davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflarınca duruşma esnasında getirilen pançoların mahkemece kabul edilmediğini, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında birim alandaki iplik sayısının artması nedeniyle gramajın yırtma ve kopma mukavemetlerinin olumlu yönde artmasına sebebiyet vereceğinin belirtildiğini, 3 adet numuneden 1 tanesinin uygun olmadığını, uygun olmayan durumun teknik açıdan olumsuz etkisinin olmadığını, davaya konu malların yasal süresi içerisinde teslim edildiğini, birleşen dava konusu haksız fesihten kaynaklanan zararların karşılanmasına ilişkin olduğundan keşif yapılmasının hukuken faydası olmayacağından ve tespit dosyasında keşif yapılarak davaya konu mallar incelendiğinden birleşen davanın kabulü gerekirken aksine karar verilmesinin yasaya ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

1. Asıl davada davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden; miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, asıl davada davacı yönünden temyize konu edilen reddedilen miktar 19.314,89 TL'dir. 04.06.2025 tarihli, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik HMK'nın Ek Madde 1/2. fıkrası gereğince dava tarihi itibarı ile Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL'nin altında kalmaktadır.

2. Davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,

2. Davalı-birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı-birleşen davada davacıya yükletilmesine,

Asıl davada davacı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2737, K. 2026/2179, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2737-e-2026-2179-k-40798d9081c3