Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1942 E. 2026/2206 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1942
- Karar No
- 2026/2206
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1818 E., 2026/197 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/826 E., 2025/468 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı müflis şirket iflas idaresi memurları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının müflis ...Çevre Işıklandırma Malz. San. ve Tic. Ltd. Şirketi'nden iflas tarihi olan 23.02.2022 tarihi itibariyle 552.697,17 TL alacağın iflas masasına kaydının yapılması için başvurduklarını, talepleri neticesinde ise 27.09.2022 düzenleme tarihli sıra cetvelinde talep edilen alacağın 182.276,55 TL olan kısmının reddedildiğini belirterek, müvekkili şirketin müflis şirketten olan 182.276,55 TL tutarındaki alacağın davalı şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talep ettiği alacağın 10.06.2010 tarihli genel kredi sözleşmelerine dayandığını, İzmir 12. İcra Dairesi'nin 2021/3876 ve İzmir 18. İcra Dairesi'nin 2022/7998 Esas sayılı dosyaları üzerinden takip başlatıldığını, takip dayanağı dosyaların bahse konu 10.06.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, aynı sözleşme nedeni ile 2 ayrı takip başlatıldığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı şirket arasında 10.06.2010 tarihli ve 250.000,00 TL limitli ...'nin imzalandığını, icra dosya borçlularının sözleşmeyi aynı bedel ile kefil sıfatı ile imzaladığı, bahse konu sözleşmeye ek olarak aynı düzenleme tarihli 250.000,00 TL bedelli ayrıca bir senet alındığı, bahse konu ...'den kaynaklı dosya borcunun tahsil edilmemesi sebebiyle İzmir 18. İcra Dairesi'nin 2022/7998 Esas sayılı dosya üzerinden takip başlatılmakla birlikte her ne kadar başka bir alacak ile ilgili davacı tarafça iddia da bulunulmuş ise de söz konusu kredi sözleşmesinin borcunu teminen alınan senetten kaynaklı İzmir 12. İcra Dairesi'nin 2021/3876 Esas sayılı dosyası üzerinden yukarıda belirtilen şekilde takip başlatıldığı, her ne kadar bunların tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığı belirtilmiş ise de söz konusu kaydın ödeme emrinde hangi dosya borcu yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığı yönünde herhangi bir şerh düşülmeden icra işlemine konu edildiği, dolayısıyla bu yöndeki tekerrür olmamak ibaresinin kullanıldığı yönündeki görüşe iştirak edilmediği, bilirkişi tarafından birinci ek raporda tekerrür olmamak ibaresi hariç olmak üzere yapılan hesaplamada davacının, davalıdan 33.323,41 TL tutarında alacak olduğu yönünde hesaplama yapılmış ise de iş bu davaya konu alacağın senet borcundan değil ...'den kaynaklı kabul edilmeyen alacağın kaydına yönelik olarak ileri sürüldüğü göz önüne alındığında İzmir 12. İcra Dairesi'nin 2021/3876 Esas sayılı dosya alacağının bahse konu dava konusu alacağa dahil edilmemesi gerektiği kabul edilerek bu kapsamda kazandırılan raporlardaki hesaplamadan bu tutarın çıkartılması neticesi sıra cetveline kaydedilen alacak üzerinde davacı alacağı bulunmadığından ve ortada bir başka ... sebebi ile davacı alacağını düşündürecek bir husus bildirilmediği gibi de varlığı da tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile davalı şirket arasında 10.06.2010 tarihli ve 250.000,00 TL limitli ...'nin imzalandığı, icra dosya borçlularının sözleşmeyi aynı bedel ile kefil sıfatı ile imzaladığı, bahse konu sözleşmeye ek olarak aynı düzenleme tarihli 250.000,00 TL bedelli ayrıca bir senet alındığı, bahse konu ...'den kaynaklı dosya borcunun tahsil edilmemesi sebebiyle kambiyo senetlerine mahsus takip ve ilamsız icra takibi başlatıldığı, alacaklı banka tarafından icra dosyasına tahsilde tekerrür olmamak üzere takip yapıldığının bildirildiği, buna göre bankacı bilirkişiden alınan 18.03.2024 tarihli rapora göre davacının sıra cetveline kaydedilmeyen 114.046,94 TL alacağı olduğunun anlaşıldığı, davanın bu miktar üzerinden kabulü gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne, davacı şirketin müflis şirketten olan 114.046,94 TL alacağının iflas masasına 4. sıraya kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İzmir 12. İcra Dairesi’nin 2021/3876 Esas sayılı dosyasında kambiyo senedine dayalı takip yapılmış olması nedeniyle, söz konusu senetlerin hukuki niteliğinin doğru şekilde değerlendirilmesi gerektiğini, takip dayanağı senette belirli bir hukuki ilişkinin teminatı olduğuna dair açık bir kayıt bulunmadığından, bu senetlerin teminat senedi olarak kabul edilmesi hukuken mümkün olmadığını, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmeden karar verildiğini beyan etmektedir.
2-Davalı iflas idaresi memurları temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan 18.03.2024 tarihli raporun hatalı olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açılan ikinci takibin, ayrı bir alacak gibi hesaba katılmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesi gereğince davacı banka tarafından verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesinden kaynaklanan alacağın iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir.
1-Davacı vekilinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre temyize konu edilen toplam miktar 68.229,61 TL olup, 6100 sayılı HMK'nın 04.06.2025 tarih ve 7550 sayılı Yasa ile değişik Ek Madde 1/2 maddesine göre İlk Derece Mahkemesi'nin dava tarihi 10.10.2022 itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2- Davalı iflas idaresi memurlarının temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Davacı tarafından İzmir 18. İcra Dairesi'nin 2022/7998 Esas sayılı icra takip dosyasında, 10.06.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle, İzmir 12. İcra Dairesi'nin 2021/3876 Esas sayılı dosyasında ise genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilen 10.06.2010 tarihli ve 31.08.2015 vade tarihli kambiyo senedi nedeniyle icra takibine geçilmiştir.
İzmir 12. İcra Dairesi'nin 2021/3876 Esas sayılı dosyasına dayanak kambiyo senedinin genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın teminatı olarak verilmiş olması nedeniyle her iki icra takibinin dayanağının genel kredi sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle her iki icra takibi dosyası ayrı alacak olarak değerlendirilemez ve tek bir alacak olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bölge Adliye Mahkemesince bu husus gözden kaçırılarak her iki icra takibi dosyası ayrı alacak olarak değerlendirilmesi doğru olmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince alınan 18.03.2024 tarihli asıl, 08.11.2024 tarihinde alınan 1. ek rapor ve 03.02.2025 tarihli 2. ek raporlara taraf vekilleri itiraz etmiş olup, itirazlar bilirkişi raporu ile karşılanmadığı gibi yapılan incelemenin de eksik ve yetersiz olduğu anlaşılmıştır.
O halde mahkemece yapılacak iş, taraflar arasında 10.06.2010 tarihli iki ayrı genel kredi sözleşmesi bulunması nedeniyle davacıya hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakla ilgili icra takibi yaptığı hususu açıklattırılıp takibe konu genel kredi sözleşmesinin dosyaya ibrazı sağlanarak ayrıca teminat mektubunun paraya çevrildiği tarih tespit edilerek, takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarının hesaplanması için ise teminat mektubunun paraya çevrilmesi halinde hangi oran ve miktarda faiz oranının uygulanması gerektiğine ilişkin genel kredi sözleşmesindeki hükümler değerlendirilerek, bu konuda hüküm yoksa tarafların tacir olması nedeniyle avans faizi oranının uygulanması, buna ilişkin tüm belgelerin davacı tarafından mahkemeye ibrazı, ayrıca müflis davacı banka kayıt ve defterleri üzerinde yerinde inceleme yapılması için konusunda uzman yeni bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak davacının alacağının bulunup bulunmadığı tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmesidir.
Bu itibarla Bölge Adliye Mahkemesince dosyada eksik belgelerin bulunduğu hususu dikkate alınmaksızın yetersiz bilirkişi raporu dikkate alınarak yanılgılı gerekçe ile iki ayrı alacak bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple;
1- Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,
2- Davalı iflas idaresi memurlarının temyiz talebi yönünden;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.