Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2730 E. 2026/581 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2730
- Karar No
- 2026/581
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/705 E., 2025/795 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/280 E., 2024/110 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen dosyada davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 02.05.2008 tarihinde "...........Türkiye Kesimi İnşaatı" işini konu alan sözleşme düzenlendiğini, sözleşmenin uygulanması sırasında, iş artışına ve sözleşmede öngörülmeyen 19 adet aç kapa tünel inşasına girişildiğini, işin geçici ve kesin kabullerinin yapıldığını ve müvekkilinin 72.391.017,00 TL alacaklı olduğunu gösteren kesin hakediş raporu düzenlenerek Genel Müdürlük makamına gönderildiğini, Genel Müdürlükçe yapılan inceleme sonucunda, Sayıştay kararları gerekçe gösterilerek, iş artışına gidilen imalatlarla ilgili yeni bir hesaplama yöntemi uygulandığını ve alacağın 3.710.742,00 TL'ye düşürüldüğünü, davalı iş sahibi tarafından yapılan revize hesaplamaların hukuka uygun olmadığını, ayrıca davalının uyuşmazlık konusu iş için Sayıştay kararına dayalı olarak karar tarihi ile tahsil tarihi arası için faiz taahhuk ettirdiğini, faiz alacağı adı altında tahsil ettiği bu bedelin de haksız olduğunu ileri sürerek, 68.880.275,00 TL hakediş kesintisi alacağının 06.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 1.962.911,48 TL faiz alacağının 13.10.2017 tarihinden itibarin işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Birleşen davada ise Sayıştay 4. Dairesinin 26.11.2014 tarihli kararı ile uyuşmazlık konusu ihalede tespit edilen kamu zararının ilgililerden tahsiline hükmedildiğini, bu ilâma dayalı olarak karar tarihi ile tahsil tarihi arası için müvekkilinden haksız olarak 177.437,87 TL faiz tahsil edildiğini, Sayıştay kararının müvekkili yüklenici yönünden bağlayıcılığı bulunmadığını ileri sürerek, söz konusu tutarın davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; Sayıştay kararına dayalı olarak işlem yapıldığını, davacının dava konusu kesintinin yapıldığı 36 nolu hakedişe usulüne uygun olarak itiraz etmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede aç-kapa tünel imalatının yer almadığı, bu imalatın işin ifâsı sırasında zorunlu olarak yapıldığı, davalı iş sahibi idarece iş artışına gidildiği, bu konuda tarafların biraraya gelerek sözleşmenin 30. ve ........'in 23. maddesine dayalı olarak yeni birim fiyat belirledikleri, tarafların mutabık kaldıkları bu yeni fiyatlar üzerinden ara hakediş ödemeleri yapıldığı, buna aykırı olarak uyuşmazlık konusu 36 nolu hakedişte Sayıştay kararı gerekçe gösterilerek kesinti yapılmasının yerinde olmadığı, 68.680.274,72 TL tutarındaki haksız kesintinin ve davacıya haksız olarak tahakkuk ettirilen faizlerin iadesi gerektiği sonucuna varılarak, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. İstinaf Dairesi kararının gerekçesiz olduğunu,
b. Bilirkişi raporlarına karşı yaptıkları itirazların karşılanmadığını, yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmasına dair verilen ara karardan, usuli kazanılmış hakka aykırı olarak dönüldüğünü,
c. Davacı alacağına avans faizi işletilmesinin doğru olmadığını, zira davalı Bakanlığın tacir olmadığını, d. İşin ifâsı sırasında aç-kapa tünellerinin yapılmasının zorunluluk haline geldiğini ve iş artışına gidildiğini, bu yeni imalat kalemleri için tarafların yeni birim fiyat belirlediklerini, ancak Sayıştay kararları ile söz konusu işlemlerin hukuka aykırı olduğunun tespit edildiğini, bunun üzerine Genel Müdürlükçe, Sayıştay kararlarına uygun olarak yeniden hakediş hesabı yapıldığını, dosyada alınan raporlarda hesaplamaların hangi yönden hatalı olduğunun açıklanmadığını, Sayıştay kararlarının Anayasaya göre bağlayıcı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen dosyada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan asıl ve birleşen davada davacı yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.