Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2554 E. 2026/1695 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2554
Karar No
2026/1695
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1594 E., 2025/1009 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/785 E., 2023/257 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 06.02.2014 tarihli Arıtma Tesisi Revizyonu sözleşmesinin imzalandığını, davalının yaptığı işlerin eksik ve yanlış olması nedeni ile üretim sürecinde oluşan sınai atık suyun sözleşmede belirtilen değerlere indirgenememesi nedeniyle atık su toplama alt yapı sistemine deşarj izni alınamadığını, davalıya gönderilen ihtarnameler ile eksik ve yanlışlıkların giderilmesi için süre verilmesine rağmen sonuç alınamaması üzerine 26.11.2015 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin üç farklı yüklenici ile anlaşarak sistemi yaptırdığını, bu şirketlere yapılan ödemelerin davalı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 20.000,00 TL'nin 29.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, sözleşmeye dahil tüm teknik ekipmanın müvekkilince montajı yapılmış ve çalışır vaziyette teslim edildiğini, davacının 2014 yılından 2019 yılına kadar müvekkilinin yaptığı tesisi kullandığını, bildirim külfetinin yerine getirilmediğini, davacı tarafça sözleşme kapsamında ödeme yapılmadığından Bursa 14. İcra Müdürlüğü’nün 2016/11922 E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, itiraz üzerine Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1459 E. sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını, ayıp iddiasını kabul etmemekle birlikte itirazın iptaline yönelik yargılamalar sırasında iş bedelinde hak ve nesafet indirimi yapılarak müvekkilinin alacağından mahsup edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eldeki davayı fesih tarihinden itibaren 5 yıllık sürede açmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımının belirlenebilmesi için öncelikle yüklenicinin ağır kusurunun olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/1459 E. sayılı dosyasında, davalının özen borcuna ve sözleşme hükümlerine aykırı davrandığının, revize edeceğini vaadettiği arıtma tesisinin imalatı ve revizyonu için gereken proje ve proje öncesine ait analizleri yaptırmadığını, anahtar teslimi bir proje anlaşması yapılmış olmasına rağmen anahtar teslimi bir proje teslim edilmediğinin bilirkişi raporlarıyla ve mahkeme kararıyla tespit edildiğini, bu hususların ağır kusur olup, ağır kusur durumunda 10 yıllık zamanaşımının söz konusu olacağını, davalının taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesine uygun olarak eseri teslim ettiğine dair kayıt ve belgeleri de ibraz etmediğini, teslim edilmemiş bir eserde zamanaşımı süresinin başlamayacağını, ayıplı imalatın kabul edilmesine rağmen TBK’nın 478. maddesinin uygulanmamasının çelişkili olduğunu, TBK'nın 475/2. maddesi gereği iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının bulunduğunun gözardı edildiğini, taleplerinin menfi zarar yönünden incelenmemiş olmasının hatalı olduğunu, genel hükümlere göre tazminat taleplerinin 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, yüklenici tarafından açılan davadaki talepler ile iş bu davadaki taleplerin farklı olduğunu, bilirkişilerin somut duruma göre rapor hazırladıklarını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2554, K. 2026/1695, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2554-e-2026-1695-k-e939433dd654