Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/24 E. 2025/2524 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/24
- Karar No
- 2025/2524
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/291 E., 2024/320 K.
Mahkeme kararı davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın, davalı kuruma ait... ilçesi, ... Caddesi, Türk Kızılayı ... Yerleşkesinde Bulunan Ana Tamirhane, A Açık Garajı, Çatır Üretim Tesisi, 19,20,21,22,23,24,25 no'lu Depoların Tadilat ve Onarımı, Personel Yaşam Alanı İnşaatı ve Alt Yapı İşlerini 11.06.2012 tarihli sözleşme ile taahhüt ettiğini, taahhüt edilen işlerin tamamlandığını, tamamlanan işlere ait geçici kabullerin yapıldığını, kesin kabul için gerekli olan 1 yıllık sürenin 23.10.2013 tarihi itibari ile dolmasına rağmen, kesin kabul işleminin yapılmadığını, bakiye iş bedelinin ödenmediğini, haksız olarak ceza kesildiğini ve teminat mektuplarının iade edilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile iş ve imalatlara ilişkin olarak 120.000,00 TL alacak ile haksız tahsil edilen 67.500,00 TL'lik cezanın doğduğu tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline ve 225.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiş, 27.04.2016 tarihli ıslah dilekçesiyle iş ve imalat bedeline yönelik taleplerini 798.977,17 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hakedişin 116.598,63 TL olduğu ve bu bedelin de kesin hesap işlemlerinin tamamlanarak firma yetkililerince imzalanmasını müteakip ödeneceğinin bildirildiğini, davacının sözleşmenin 33. maddesi hükümlerine uygun olarak kesin hesap çalışmalarına katılmadığından ve kesin hesap ile ilgili yükümlülüklerini yerine getirmediğinden muaccel bir alacağın da bulunmadığını, sözleşmenin eki olan özel idari şartnamenin 3. m maddesinde "İskele, nakliye, kalıp ve demir imalat sökümü için herhangi bir ödeme yapılmayacaktır" ibaresi yer almasına rağmen davacının bu bedelleri kesin hesap işlemlerine yansıttığını, 41.248,08 TL gecikme cezası ve 17.650,00 TL geçici kabul nefaset kesintisi yapılmasının zorunlu olduğunu, kesin hesaplar onaylandıktan sonra SGK'dan ilişiksiz belgesi getirmesi halinde kesin teminatın tamamının yükleniciye iade edileceğinin düzenlendiğini, prosedürün henüz tamamlanmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 01.06.2016 tarihli ve 2014/361 Esas, 2016/342 Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporlarının hükme esas alınması gerektiği, buna göre davacı yüklenicinin davalı idareden alacaklı olduğu bedelin 798.977,17 TL olduğu, davacının 67.000,00 TL teknik elemanın cezasının iadesi ile ilgili itirazının yerinde olmadığı, dava konusu işe ait kesin hesabın çıkarılmış olması yüklenicinin davalı idareye bir borcunun bulunmaması ve mahallinde yapılan incelemede kesin kabule mani bir eksik ve kusurun bulunmaması nedeniyle SGK'dan ilişiksiz belgesinin getirilmesinden sonra davacı yükleniciye ait tüm kesin teminat mektuplarının davacıya iadesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; 798.977,17 TL hakediş alacağının temerrüt tarihi olan 03.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 07.12.2017 tarihli ve 2016/4932 Esas, 2017/4328 Karar sayılı kararıyla; taraflar arasında 11.06.2012 tarihli Türk Kızılayı ... Yerleşkesi İçerisinde Bulunan Ana Tamirhane, A Açık Garajı, Çadır Üretim Tesisi, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25 no'lu Depoların Tadilat ve Onarımı, Personel Yaşam Alanı İnşaatı ve Alt Yapı İşleri konulu sözleşmenin imzalandığı, sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıkların sözleşme ve eklerine göre çözümlenmesi gerektiği, sözleşmenin 41. maddesinde sözleşmenin eklerinin neler olduğunun 8 bent halinde sayıldığı, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin sözleşmenin eki olmadığı, mahkemece aldırılan raporun, sözleşme ve eklerini yeterince incelemediği, savunmada ileri sürülen hususları araştırıp karşılamadığı, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi, Bayındırlık İşleri Genel Teknik Şartnamesi gibi sözleşme ekleri arasında sayılmayan esaslar dikkate alınarak hazırlandığı, metraj ve birim fiyatlar yönünden yapılan hesaplamanın Yargıtay denetimine elverişli olmadığının anlaşıldığı, mahkemece yapılacak işin; HMK'nın 281/3. maddesine göre talimat yolu ile yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulu marifeti ile keşif yaptırılıp tarafların iddia ve savunmaları ve sözleşme ve ekleri dikkate alınarak davalının bilirkişi raporuna yaptığı teknik içerikli itirazlar da incelenip değerlendirilmek sureti ile gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin bozma ilamına uyarak verdiği 11.02.2020 tarih ve 2018/119 Esas, 2020/108 Karar sayılı kararı ile uyuşmazlığın bozma ilamında da belirtildiği üzere, hafriyat nakil, iskele ve kalıp bedelinin ödenip ödenmeyeceği, davalının altyapı kazısını hesaplarken asfalt dökümü nedeni ile düşen kotu göz önünde bulundurup bulundurmadığı, aynı metrajın hem kazı hem de asfalt söküm imalâtında mükerrer olarak yer alıp almadığı ve bunun sonucu olarak metrajların farklı hesaplanıp hesaplanmadığı, 12.2195/2-2-İB poz numaralı imalâtın birim fiyatlarının İller Bankası fiyatlarına göre hesaplanıp hesaplanamayacağı, 16. ... no'lu pozda ise boru sürme marinası ile çelik borular kullanılarak imalât yapılması gerekirken koruge boru kullanıp kullanılmadığı ve alt yapı kazısı esnasında asfalt sökümünün ekskavatör ile yapılmasına rağmen davacının verdiği hakedişte belirtilen 18.190 no'lu pozun analizinde asfalt sökümünde işçi kullanılır açıklaması olup olmadığı, bu nedenle birim fiyatlarda farklılıklar oluşup oluşmadığı hususlarından kaynaklandığı, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi, Bayındırlık İşleri Genel Teknik Şartnamesi esas alınarak ve eser sözleşmesi hükümleri esas alınarak rapor hazırlandığı, raporun denetime elverişli ve yeterli olduğu kanaatiyle, eser sözleşmesi hükümlerine göre hesaplanması gereken hafriyat bedeli ile iskele bedelinin hakedişe dahil edilerek hesaplanan bakiye alacağın 578.125,92 TL olduğu anlaşılmakla, bozma öncesi yapılan ıslah miktarı da dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile, 578.125,92 TL hakediş alacağının 03.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
4. Mahkemenin 11.02.2020 tarihli, 2018/119 Esas, 2020/108 Karar sayılı kararına karşı süresinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesinin 04.03.2021 tarihli ve 2020/2243 Esas, 2021/644 Karar sayılı kararıyla, dairemizin 07.12.2017 tarihli, 2016/4932 Esas, 2017/4328 Karar sayılı bozma ilâmında; mahkemece aldırılan raporda sözleşme ve eklerinin yeterince incelenmediği, savunmada ileri sürülen hususların araştırıp karşılanmadığı, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi, Bayındırlık İşleri Genel Teknik Şartnamesi gibi sözleşme ekleri arasında sayılmayan esasların dikkate alınarak raporun hazırlandığı, metraj ve birim fiyatlar yönünden yapılan hesaplamanın Yargıtay denetimine elverişli olmadığı belirtilerek HMK'nın 281/3. maddesine göre talimat yolu ile yeniden oluşturulacak konusunda uzman bilirkişi kurulu marifeti ile keşif yaptırılıp tarafların iddia ve savunmaları ile sözleşme ve ekleri dikkate alınarak davalının bilirkişi raporuna yaptığı teknik içerikli itirazlar da incelenip değerlendirilmek sureti ile gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesine rağmen, inşaat mühendisi, mali müşavir ve hukukçudan oluşan bilirkişi kurulundan rapor alındığı, savunmada ileri sürülen hususların araştırılıp Yargıtay denetimine elverişli olarak karşılanmadığı, sözleşmenin ekleri arasında sayılmayan Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin hakedişe itiraz hükümleri dikkate alınarak raporun hazırlandığı, metraj ve birim fiyatlar yönünden yapılan hesaplamanın Yargıtay denetimine elverişli olmadığı, açıklanan nedenlerle rapor ve ek raporların hükme esas alınmasının doğru olmadığı, ayrıca, bozma ilamında açıkça Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi ve Bayındırlık İşleri Genel Teknik Şartnamesi’nin sözleşme eki olmadığı ve bu şartnamelere göre hazırlanan raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğu açıklanmasına rağmen mahkemece gerekçede, raporun Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi ve Bayındırlık İşleri Genel Teknik Şartnamesi hükümlerine göre hazırlanması nedeni ile hükme esas alındığının belirtilmesinin usuli kazılmış hakka aykırı olduğu, bununla birlikte; raporda hafriyat nakil bedeli ile iskele bedelinin sözleşmenin eki olan özel idari şartnamenin 3/m,n maddesi uyarınca ödenmemesi gerektiği bildirilerek bu hususun mahkemenin taktirinde olduğu gerekçesi ile ikili hesaplama yapıldığı, bu durumda, mahkemece gerekçeli kararda raporun denetime elverişli ve yeterli olduğu açıklandıktan sonra hiçbir gerekçe gösterilmeden rapordan farklı olarak iskele ve nakliye bedelinin ödenmesine dair hüküm kurulmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu, mahkemece yapılacak işin; 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesi hükmünce gerçeğin ortaya çıkması için konusunda uzman teknik bilirkişi kurulu oluşturularak gerekirse talimat yolu ile mahallinde keşif de yapılmak suretiyle, tarafların iddia ve savunmaları ve sözleşme ve ekleri dikkate alınarak davalının bilirkişi raporuna yaptığı teknik içerikli itirazlar da incelenip değerlendirilmek ve gerekçeleri ile açıklanıp giderilmek sureti ile gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olduğu belirtilerek kararın ikinci kez bozulmasına karar verilmiştir.
6. Mahkemenin bozma ilamına uyarak verdiği 06.02.2022 tarihli ve 2021/582 Esas, 2022/586 Karar sayılı kararı ile, taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan özel idari şartnamenin 3/m,n maddesinde "fiskele, nakliye kalıp ve demir İmalat soku mü için herhangi bir ödeme yapılmayacağı, inşaat, peyzaj, mekanik, tesisat veya elektrik tesisat ve imalatları için herhangi bir nam veya isim altında nakliye bedeli veya nakliye fiyat farkı ödenmeyecektir" ifadesinin yer aldığı, davalı kurum tarafından 432.476,31 TL hafriyat nakil bedeli ile 75.582,50 TL iskele ve kalıp bedelinin ödenmemesine karar verildiği, davalı kurum tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sorulan görüş neticesinde 28.12.2012 tarihli 2012/62 sayılı yazıda yapılan imalatlarla ilgili olarak birim fiyatlarının dışında ayrıca yükleme, boşaltma, yatay-düşey taşıma ve nakliye bedeli adı altında ayrıca bir bedelin ödenmesinin uygun olmadığı, sözleşme ekinde yer alan 15.140/İB-6A1TK ve 15.140/İB-7A1TK poz, numaralı imalatların poz tarifelerine uygun olarak yapılmasının gerektiği ve bu tarifelere uygun olarak yapılan imalatlar için bir birim fiyat düzenlenmesinin sözleşmeye uygun düşmeyeceği belirtildiği için olduğu, davalı kurum tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu görüşü ve taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan özel İdari şartnamenin 3/m,n maddesi doğrultusunda ödeme yapmamasının yerinde olduğu, fakat davalı ... Genel Başkanlığı olup dernek statüsünde bulunduğu, bu durumda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulu görüşünün alınması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yüksek Fen Kurulunun görüş belirtmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle davalı derneğin Yüksek Fen Kurulu'ndan görüş alınarak buna dair ödeme yapılmadığına yönelik savunmasının isabetsiz bulunduğu, bozma sonrası yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olup dosya muhtevasında yer alan bilgi, belge ve tespitlere göre, davalı iş sahibi tarafından düzenlenen 4 ve kesin hakediş raporunda yer alan hesaplamaların yerinde olduğu ve davacının üstte yer alan nakliye bedeli haricinde 116.589,63 TL alacaklı olduğu, davacı tarafından kesilen ceza bedeli ve teminat mektuplarının iadesine ilişkin talepler mahkeme tarafından reddedilmiş olup, buna ilişkin kısım Yargıtay denetiminden geçtiğinden ceza bedeli ve teminat bedelinin iadesine yönelik talebin reddine, nakliye bedeli ve diğer alacak kalemlerine yönelik talebin ise kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulü ile 369.448,56 TL nakliye bedeli ile 116.589,63 TL hakediş alacağının 03.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ceza bedeli ve teminat bedelinin iadesine yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
7. Mahkemenin 06.02.2022 tarihli ve 2021/582 Esas, 2022/586 Karar sayılı kararına karşı süresinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Dairemizin 22.04.2024 tarih ve 2023/1378 Esas, 2024/984 Karar sayılı ilamı ile sözleşmenin türü ve bedeli başlıklı 4. maddesindeki; "Kızılay sözleşme konusu işin dilediği orandaki azı veya çoğunu; ayrıca sözleşme eki ve proje, detayları ve şartnamesinde olmayıp, idarece ek olarak yaptırılacak işleri aynı sözleşme şartları dahilinde yükleniciye yaptırmaya yetkilidir. Yüklenici bu durumda hiçbir itiraz ve hak iddia edemeyeceği gibi, sözleşme dahilinde yapacaktır", hükümler arasında çelişme başlıklı 37. maddesindeki; "Teklif Alma Şartnamesi, Özel Teknik Şartname, Sözleşme ve ekleri ile diğer belgelerdeki hükümler arasında çelişme olması halinde, Kızılay lehine olan hükümler geçerlidir" sözleşmenin eki olan Özel İdari Şartnamenin 3/m maddesindeki; "iskele, nakliye, kalıp ve demir imalat sökümü için herhangi bir ödeme yapılmayacaktır." ve 3/n maddesindeki; "İnşaat, peyzaj, mekanik tesisat veya elektrik tesisatı vs imalatları için herhangi bir nam veya isim altında nakliye bedeli veya nakliye fiyat farkı ödenmeyecektir" düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında karşılıklı irade beyanlarının uyuşması ile imzalanan sözleşme gereği nakliye bedelinin ödenmeyeceği kararlaştırıldığından nakliye bedeline yönelik talebin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, davanın kısmen kabulü ile 116.589,63 TL hakediş alacağının 03.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, nakliye ve ceza bedelinin tahsili ile teminat mektuplarının iadesine yönelik taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile, 116.589,63TL hakediş alacağının 03.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, nakliye ve ceza bedelinin tahsili ile teminat mektuplarının iadesine yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Miktarlara uygulanacak birim fiyatların dosya içerisinde mevcut sözleşme ve eki şartnameleri ve daha önce ödenen ara hakedişler dikkate alınarak incelendiği ve toplam tutarın 395.526,83 TL olarak bulunduğunu,
b. İlk derece mahkemeleri tarafından müvekkilin alacağına ilişkin hükmedilen tutarların her seferinde neredeyse yarı oranı şeklinde indirilerek hüküm kurulduğunu, ülkedeki enflasyonik artış göz önüne dahi alınmadan ve hukuka uygun hesaplamalar yapılmadan alacağa ilişkin gittikçe azalan hükümlerin kurulduğunu,
c. Nakliye bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini,
d. Sözleşme eki niteliğinden olan özel idari şartnamenin 3/m,n maddelerini genel hüküm niteliğinde olduğunu, yeni imalat olarak yapılmış hendek kazılarından çıkan toprağın taşınmasına dair bedel talebi hususunda uygulanmasının mümkün olmadığını,
e. Müvekkil şirketin %25 müteahhit karı hesaplanmış olan birim fiyatlardan %36 kırım yapmasının kazı fiyatlarına nakliyenin de ilave edileceği yönündeki anlamdan kaynaklandığını beyan etmektedir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Muaccel olmamış bir alacağın konu edildiği işbu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin ve haksız olarak kesilen cezanın tahsili ile teminat mektubunun iadesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427. ile 439/2 maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olduğu anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, tarafların her birinden ayrı ayrı tahsili ile birbirlerine ödenmesine,
Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacıdan alınmasına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.