Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/214 E. 2025/4469 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/214
- Karar No
- 2025/4469
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/737 E., 2024/734 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/240 E., 2019/803 K.
Bölge Adliye Mahkemesince, bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında 02.08.2013 tarihli izcilik kampları modernizasyonu ve yapım işi sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından arsa temini tamamlanmadan ihaleye çıkıldığını ve sözleşme imzalanmasına karşın yer tesliminin yapılmadığını, iş için gerekli personel ve ekipmanı hazır bulunduran müvekkili için haklı fesih nedenlerinin doğduğunu, sözleşmenin haklı feshi sonucunda müvekkilinin maddi ve manevi zararının oluştuğunu ileri sürerek, mahrum kalınan kâr nedeniyle 1.000,00 TL, sözleşmenin yapılması nedeniyle harcanın masraflar olduğundan menfi zarar kapsamında 1.000,00 TL, iş deneyim belgesini alamaması nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL ve 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğunu ileri sürerek, 28.10.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile 104.955,89 TL menfi zarar ve 522.100,00 TL müspet zarar olmak üzere toplam 680.055,00 TL'nin sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sözleşmenin imzalanmasından 4 yıl sonra yapılan talebin haksız olduğunu, ihalenin yapıldığı dönemde, köy tüzel kişiliğine ait olup İdareye tahsis edilen arazinin mülkiyetinin, sonradan ... Belediyesi Yasası'nda yapılan değişiklikle ilçe belediyesine geçtiğini, köylülerin yatırıma karşı çıkması nedeniyle yer tesliminin yapılamadığını, geçen sürede başka arsa bulunamaması nedeniyle, idare ve yüklenici kusurundan kaynaklanmayan bu halin mücbir sebep kabul edilerek, işin 4735 sayılı Yasa'nın 24. maddesi kapsamında tasfiye edildiğini, iş yeri teslimi yapılmadığından, SGK dan işyeri numarası alınmadığını, şantiye kurulmadığını, dolayısıyla personel ve şantiye gideri olmadığını, şahsın kusuru olmaması nedeniyle yasaklama işlemi yapılmadığını, iş deneyim belgesi alma hakkı doğmadığını, arsanın sözleşme yapıldığı dönemde idareye tahsisli olduğunu, sonradan Yasa değişikliği nedeniyle ve elde olmadan tahsisin iptal edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli kararı ile müspet zararın sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden ... zarar olduğu, kâr mahrumiyetinin de müspet zararın içinde olduğu, bilirkişi raporuna göre davacının müspet zararının 522.100,00 TL olduğu, müspet zarar niteliğinde olan kâr kaybı zararına hükmedildiğinde, bu kâr miktarının elde edilmesi için yapılması gereken masraflardan oluşan menfi zarar tutarının ayrıca talep edilemeyeceği bu durumda davacının müspet zarar talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının menfi zarar talebinin ve iş deneyim belgesi verilmesinin idari nitelikte bir işlem olduğu ve bu bakımdan idari makamları belirli biçimde işlem tesisine zorlayıcı nitelikte karar verilmesi mümkün olmadığı, davacının iş deneyim belgesinin verilmesi talebinin ve davada manevi tazminatın şartları oluşmadığı gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.10.2022 tarihli kararı ile davaya konu inşaat yapım sözleşmesinde nakit bedel ödenmesi kararlaştırıldığından feshin tek taraflı irade beyanıyla ve bu irade beyanının karşı tarafa ulaşmasıyla hukuki sonuç doğuracağı, sözleşmenin feshi halinde fesheden tarafından ve somut olayda olduğu gibi feshedenin yüklenici olması halinde feshin haklı olup olmadığına bakılmaksızın gerçekleştirilen imalât bedeli ile haklı fesih halinde menfi zararların ödetilmesi talep edilebileceği, sözleşmede aksi kararlaştırılmış olmadıkça müspet zararların tazmini istenemeyeceği, taraflar arasında yüklenici tarafından da sözleşmenin feshi halinde kâr kaybı ya da müspet zararların isteneceğine dair hüküm bulunmadığı, sözleşmede aksi kararlaştırılmadığından davacı yüklenicinin müspet zarar kapsamındaki kâr kaybı alacağı talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı gözetilerek oluşan müktesep haklar da dikkate alınarak yeniden karar verilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.10.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; Bölge Adliye Mahkemesince işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde istinaf başvurusunda bulunanın sıfatı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak ; ihale konusu işin yapılacağı taşınmaza ilişkin mülkiyet sorunu çözülmeden ihaleye çıkarak davacı ile sözleşme imzalayan idarenin kusurlu olduğu ve davacı tarafından yapılan feshin haklı nedenle yapıldığı, bu nedenle davacı tarafça menfi zararların talebinin mümkün olduğu, sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderlerin menfi zarar kapsamında istenilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, mücbir sebep, ifa imkansızlığı konularının incelenmediğini, davanın öncelikle tüketilmesi zorunlu idare başvuru yolları tüketilmeden açılması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme konusu köy tüzel kişiliğine ait arsanın davalı genel müdürlüğe tahsisinin yapılmış olduğunu, tahsisli arsa üzerinde ihale yapılıp, sözleşme imzalandıktan sonra ... Belediyeleri Yasası nedeniyle arsanın mülkiyetinin köy tüzel kişiliğinden çıkarak ... Başkanlığı'na geçtiğini, bu hususun mücbir sebep kabul edilerek, sözleşmenin 03.05.2017 tarihinde tasfiye edilerek kesin teminatın iade edildiğini, yer teslimi yapılamadığı için davacının personel giderleri ve şantiye giderlerinin olmadığını, idarenin yüklenici hakkında yasaklama kararı uygulamadığını, manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını, idarenin KİK'in 62/c maddesine uygun şekilde ihaleye çıktığını, idarenin yasaya uygun işlem yaptığını, mahrum kalınan kâr ve maddi zarar için belirsiz alacak davası açma koşullarının oluşmadığını, bilirkişi raporunda hukukçu bir bilirkişi bulunmaması nedeniyle dava konusunun hukuki boyutunun incelenmediğini, ifa imkânsızlığının bulunduğunu ve bunun kararda değerlendirilmediğini, bilirkişi raporundaki hesaplamaların fahiş ve haksız ve yersiz hesap kalemleri olduğunu, avans faizine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ver kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinin feshi nedeniyle menfi, müspet zarar ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.