Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/194 E. 2025/4308 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/194
Karar No
2025/4308
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/788 E., 2024/992 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasında düzenlenen 17.06.2010 tarihli eser sözleşmesi ile TOKİ tarafından davalıya ihale edilen toplu konut inşaatlarındaki dairelerin pvc pencere ve kapı imalât, montajı işlerinin toplam 715.000,00 TL bedelle yapılması konusunda anlaşıldığı, sözleşme gereği müvekkili şirket tarafından üstlenilen iş bedeli için, davalının her hak edişin %39'unu gayrimenkul vermek suretiyle, kalan %61'in %25'ini nakit ve %75'ini 30, 60, 90 gün vadeli çekler ile ödemeyi taahhüt ettiğini, gayrimenkul olarak ifa edilecek kısım için her biri 17.06.2010 tarihli 5 adet gayrimenkul satış sözleşmesi ve teknik yapı şartnamesi başlıklı sözleşmeler yapıldığını, bu sözleşmelerde davalı tarafın Gaziantep İli, ... İlçesi, 4290 ada, 1 no.lu parselde inşa edeceği 196, 198, 271, 270, 268 bağımsız bölüm no.lu dairelerin müvekkili şirkete devredileceğini, davacı müvekkilinin sözleşmeler gereği yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalının ödemeleri eksik yaptığı gibi devir ve teslimini taahhüt ettiği gayrimenkulleri devretmediğini, müvekkilinin 27.12.2012 tarihli noter ihtarnamesi ile ödeme olarak taahhüt edilen 5 adet gayrimenkulün devir ve tescilini talep ettiğini, müvekkilinin bakiye alacağının gayrimenkul devri ile ödenmesinden vazgeçtiğini belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla bakiye alacağın nakit olarak ödenmesi için şimdilik 50.000,00 TL'lik kısmının işin bitirilmesinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; mahkemece, davacı vekiline davasını açıklaması ve buna göre noksan peşin harcı ikmal etmesi için süre verilmesi üzerine, davacı vekili davanın tam değerinin 424.500,00 TL olduğunu bildirerek eksik harcı tamamlamıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince müvekkilinin nakdi borçlarını ödediğini, çeklerin de ibraz edildikleri tarihlerde ödendiklerini, gayrimenkul verme borcunu ise anılan gayrimenkulleri davacı tarafın talebi üzerine dava dışı üçüncü şahıslara devretmekle yerine getirdiklerini, bu durumun 03.02.2011 tarihli sözleşmede taraflarca kararlaştırıldığını, 268 no.lu dairenin ...'e, 198, 270, 271 no.lu dairelerin ...'e satıldığını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun kalmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiş; ayrıca, 03.02.2011 tarihli sözleşmede belirtilen bağımsız bölüm numaralarının uygulama projesine göre yazıldığını, Kat Mülkiyeti Kanunu gereği belediye tarafından bağımsız bölüm numaralarının değiştirildiğini belirtmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararı ile istinaf kaldırma kararı sonrası; 17.06.2010 tarihli sözleşme ile belirlenen yapılacak işlerin bedeli 715.000,00 TL olup davalı tarafından davacıya 280.500,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin sözleşmede belirlenen %61'lik kısımdan mahsup edilmesi gerektiği ve davacının akdedilen sözleşmenin nakit kısmından bakiye alacağının 155.650,00 TL olduğu, sözleşmenin gayrimenkul olarak ifa edilecek kısmına ilişkin olarak 197 no.lu bağımsız bölüm dairenin davacıya teslim edildiğine dair tevsik edici bir belgeye ulaşılamadığı, gelen tapu kayıtları ve davalının beyanlarının bu yönde olduğu, davacının talebi üzerine üçüncü kişiye devredildiği hususunu davalının ispat edemediği, bu itiraza itibar edilemediği ve söz konusu 197 no.lu bağımsız bölümün davacıya devredilmediği kanaatinin oluştuğu, 22.04.2021 tarihli bilirkişi raporuna istinaden dava tarihi itibarı ile 197 no.lu bağımsız bölümün değerinin 56.055,38 TL olarak hesaplamalara dahil edildiği; davacının nakdi ve ilaveten gayrimenkul devrinden kaynaklanan toplam 211.705,38 TL bakiye alacağının sabit olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 211.705,38 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli kararı ile davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 23.05.2024 tarihli, 2022/4195 Esas ve 2024/1717 Karar sayılı ilâmı ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, taraflar arasındaki sözleşmede davacıya verileceği belirtilen 196 no.lu taşınmaz yerine 197 no.lu taşınmazın davacı borcuna karşılık davalı tarafından dava dışı üçüncü kişilere devredildiğine ilişkin savunmanın değerlendirilmesinde, Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar davacı vekilinin bu satışın davacı adına yapıldığını kabul etmemesi ve belge üzerinde davacı imzasının bulunmaması nedeniyle satışın davacı adına yapıldığının kabul edilemeyeceği, bu bağımsız bölüm için borcun yerine getirilmediği kabul edilmiş ise de dosya kapsamında yer alan tarihsiz belgede imzası bulunan ...’ın davacı şirketin iki ortağından biri olduğu, ...’ın diğer ortak ve davacı şirket temsilcisi olan ...’in babası olduğu, yine protokolde taraflar arasındaki sözleşmenin konusu ve yeri de açıkça yazılarak bu dairenin taraflar arasında yapılması kararlaştırılan iş karşılığında satıldığının yazıldığı değerlendirildiğinde, bu dairenin davalı şirket tarafından davacı adına üçüncü kişiye devredildiğinin kabulü ile davacının alacak miktarı saptanıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmeye göre yapılacak işlerin bedeli 715.000,00 TL olup davalı tarafından davacıya 280.500,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin sözleşme belirlenen 61'lik kısımdan mahsup edilmesi gerektiği ve bu aşamada davalının davacıya olan nakdi borcunun diğer bir ifade ile davacının akdedilen sözleşmenin nakit kısmından bakiye alacağı 155.650,00 TL olduğu tespit edildiği, 22.04.2021 Tarihli Bilirkişi Raporu'na istinaden dava tarihi itibarı ile 197 no.lu Bağımsız Bölümün Değeri 56.055,38 TL olarak tespit edildiği ve davacı bakiye alacağının toplam 155.650,00 TL olduğunun sabit olduğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile 155.650,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Davalı tarafın müvekkili şirkete ödeme olarak hem nakit hem taşınmaz devri taahhüt etmesine karşın bu ödemeleri yapmaması neticesinde müvekkil şirkete borcu bulunduğunu, b. Davacı şirketin tarafı dahi olmadığı ve kaşe ve imzası olmayan bir tutanağın dikkate alınamayacağını, c. Davalı tarafın hem tamamen tek taraflı olarak hazırladığı tutanak ile davacı müvekkile taahhüt ettiği 196 no.lu daire yerine 197 no.lu dairenin davacı müvekkile verileceğini düzenlendiğini hem de 24.10.2013 tarihli duruşmada 196 no.lu dairenin davacı müvekkili şirketin sözlü talimatı ile devredildiğini beyan ettiğini, davalı tarafça da ikrar edildiği üzere, 196 no.lu (yeni no: 89) dairenin müvekkil şirkete devredilmemiş olup halihazırda müvekkil şirketin diğer alacakları yanında bu daire bedelince de davalı taraftan alacağı bulunduğunu beyan etmektedir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde: Her ne kadar taraflar arasında yapılan sözleşme bedeli 715.000,00 TL olsa da davacı tarafından yapılan iş kadar müvekkili şirkete 578.828,44 TL tutarında fatura kesildiğini ve müvekkili tarafından da sözleşme uyarınca 280.500,00 TL nakit ve 5 adet gayrimenkul verilerek borcun kapatıldığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak talebine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz eden ilgililere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/194, K. 2025/4308, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-194-e-2025-4308-k-d77006d8cf25