Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1639 E. 2025/3112 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1639
Karar No
2025/3112
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/217 E., 2025/31 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sütçüler Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/76 E., 2021/63 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kooperatife üye olmak amacıyla yaptığı başvuruların kabul edilmediğini, üyeliğe kabul edilmemesinin yönetim kurulu başkanının keyfi işlemlerinden kaynaklandığını, davacının üye olmak için gerekli şartları taşıdığını belirterek davacının davalı kooperatife ortak olarak kaydının yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı yetkilisi cevap dilekçesinde; kooperatif üyeliği için yerleşim yerinin ... Köyü olması gerektiğini, ancak davacının ikamet adresinin Antalya olduğunu, davacının sözleşme ve Kanun gereğince üye yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı kooperatifin Isparta ili, ... ilçesi, ... Köyü sınırları içerisinde kurulduğu, 18.05.2019 tarihli genel kurul toplantısı sonucunda ... , ... ile ...'ın yönetim kurulu üyesi olarak seçildikleri ve herhangi ikisinin müşterek çift imzası ile temsile yetkili oldukları, davacının 19.08.2019 tarihinde ... Köyüne taşındığı, kooperatifin 16.09.2019 tarihli ve 43 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının üyelik başvurusunun reddine, 25.01.2020 tarihli ve 46 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının üyelik başvurusunun kabulüne karar verildiği, ancak kooperatifin 25.01.2020 tarihli kararının yönetim kurulunun toplantı usulüne uygun olarak alınmadığı, kooperatif ana sözleşmesinde ortaklığa kabul için ortaklıktan önceki bir yıl sürede fiilen ve halen ... Köyünden ikamet edilmesi şartının bulunduğu, dinlenen tanık beyanlarına ve yerleşim yeri bilgileri raporuna göre davacının yerleşim yerinin ... Köyü olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacının Anasözleşmenin 9/b maddesinde yer alan ortaklık şartını taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatiflerde açık kapı ilkesinin bulunduğu, üyelik başvurusunun kabulünün zorunlu olduğu, yönetim kurulunun takdir yetkisinin bulunmadığı, davacının ... Köyünde ortaklık başvurusundan önce bir yıl süre ile ikamet edip etmediğinin belirlenemediği, ancak yönetim kurulunun 25.01.2020 tarihli ve 46 sayılı kararı ile ortaklığa kabul edildiği, yönetim kurulu kararının iptal edilmediği, davacının üye olduğunun ve alınan kararın kendisine bildirilmemesi nedeniyle dava açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve davacının davalı kooperatife üye olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde; davacının kooperatif Anasözleşmesinde üyelik şartı olarak belirlenen ... Köyünde yerleşim yerinin bulunması şartını taşımadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatife ortak olarak kaydının yapılmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. Davalı Kooperatifin 18.05.2019 tarihli genel kurul toplantısında ... , ... ile ... yönetim kurulu üyesi olarak seçilmişlerdir. Genel kurulda alınan karara göre herhangi ikisi müşterek çift imza ile kooperatifi temsile yetkilidir. Davalı kooperatif yönetim kurulunun (üyeler ... ve ... imzalı) 25.01.2020 tarihli ve 46 sayılı kararı ile davacının kooperatif üyesi olarak kaydına karar verilmiş ve davacı tarafından 31.01.2020 tarihinde davalı kooperatifin banka hesabına "üyelik giriş aidatı" açıklaması ile 150,00 TL ödeme yapılmıştır. Dosya kapsamında davacının üye olarak kabul edilmesine ilişkin yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin herhangi bir karar veya bu yönde bir iddia bulunmamaktadır. Dava şartları, davanın görülmesi ve mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için dava açılması sırasında ve mahkemece hüküm verilmesine kadar bulunması gerekli olan şartlardır. Dava şartlarının mevcut olup olmadığı davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmalı, dava şartı noksanlığının tespiti halinde davanın usulden reddine, dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olması halinde tamamlanması için verilecek kesin süre içerisinde giderilmez ise davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmelidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-h maddesinde "davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması" dava şartı olarak sayılmıştır. Davacının dava hakkına sahip olması, dava açabilmesi için yeterli değildir; dava açmakta hukuki bir yararının da bulunması gerekir. Dava açmakta hukuki yararın bulunması dava şartı davanın açıldığı anda var olmalıdır; ileride doğacak bir yarar yeterli değildir. Dava ile erişilmek istenen amaca daha basit bir yol ile ulaşılabilecek ise, o konuda dava açılmasında da hukuki yarar bulunmamaktadır. Somut olayda; davacının 25.01.2020 tarihli yönetim kurulu kararı ile kooperatif üyesi olarak kaydedilmesine karar verilmiş ve davacı tarafından 31.01.2020 tarihinde kooperatif banka hesabına üyelik giriş aidatı ödenmiştir. Dava ise 27.09.2020 tarihinde açılmıştır. Dava tarihinden önce kooperatife üye olarak kaydı yapılan ve üyelik giriş aidatını kooperatife ait banka hesabına ödemek suretiyle üyelikten haberdar olan davacının, üyeliğin tespitine ilişkin dava açmasında hukuki yararı bulunmadığından, "davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması" dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1639, K. 2025/3112, T. 25.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1639-e-2025-3112-k-82e62bf202ed