Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3978 E. 2025/5270 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3978
Karar No
2025/5270
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki şikayetçi/borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki bilgi ve belgelerden, şikayetçi ipotekli taşınmaz maliki ... tarafından, takipteki diğer ipotekli taşınmaz maliki ...................'a ait ............................, 4156 Ada, 12 Parsel, 18 Bağımsız Bölüm numaralı taşınmazın ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurulduğu, İlk Derece Mahkemesince, şikayetin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verildiği, şikayetçi tarafından iş bu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın temyiz edilmesi üzerine kararın Dairemizce bozulmasına karar verildiği, Bozma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince, davacının şikayetinin "...İİK'nın 134.maddesi uyarınca teminatın ve harcın yatırılmadığı anlaşılmakla, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine," karar verildiği, bu kararın temyiz edildiği anlaşılmıştır. Dosyada sorun "İİK'nın 7343 sayılı Kanun ile değ. 134. maddesindeki istisna taraflar dışında yatırılması gereken nispi harç ve teminatın niteliği ve buna bağlı olarak HMK'nın 114. maddesinde belirtilen dava şartı olup, olmadığı ve nispi harç ile teminatın tamamlatılma usulüdür." İcra takibi sırasında, 2004 sayılı İİK'na göre yapılan ihalenin feshine ilişkin hususlar Kanunun 134 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. İhalenin feshi davaları daha önce başvuranın kim olduğuna bakılmaksızın maktu harca tabi iken 2004 sayılı İİK'nın 134. maddesinde değişiklik yapan ve 30.11.2022 tarihinde yürürlüğe giren 7343 sayılı kanunun 27/4. maddesi ile davayı “Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerin" açması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi kılınmıştır. Ayrıca ihalenin feshi talebinde 7343 sayılı kanunun 27/5. maddesi ile davayı “Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler" teminat yatırmakla yükümlü kılınmıştır. Harçlar, 492 sayılı Harçlar Kanunda düzenlenmiş olup, dava açarken harç yatırılması şartı, HMK'nın 114. maddesinde belirtilen dava şartlarından değildir. Dava harçları özel kanun ile düzenlenmiştir. Kanunun "Noksan tesbit edilen değer üzerinden harcın ödenmesi" başlıklı 30. maddesi "Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu (HMK md.150) maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır." hükmünü içermektedir. HMK'ya göre bir şartın tamamlatılması, mahkeme tarafından ilgilisine usulüne uygun şekilde süre verilmesi halinde mümkündür. Verilecek süre yasal düzenlemeye uygun değil ise hukuki sonuç doğurmaz. İİK'nın 7343 sayılı kanunun 27. maddesi ile değişik 134. maddesi bu yasal düzenlemelere göre değerlendirildiğinde; İhalenin feshi talebinin 30.11.2021 tarihinden sonra yapılması halinde kanunda belirtilen istisnai taraflar dışında kalan gerçek yada tüzel kişiler tarafından yapılması halinde ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olduğu ve nispi harcın yarısının peşin yatırılacağı tartışmasızdır. Aynı şekilde ihale bedelinin %5'i oranında teminat yatırılması da şarttır. Mahkemece nispi harcın ve teminatın yatırtılmasına yönelik olarak 06.03.2025 tarihli duruşma tutanağı ara kararı ile "ihale bedeli üzerinden nispi harcın yarısı olan 59.501,40 TL ve ihale bedelinin %5’i oranında 87.500,00 TL teminatı dosyaya yatırılması için iki haftalık kesin süre verilmesine, nispi harcın süresinde yatırılmaması halinde davaya devam edilmeyerek dosyanın işlemden kaldırılacağı ve devamında davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği, verilen kesin süre içerisinde teminatın yatırılmadığı taktirde dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceği hususunun ihtarına" şeklinde ara karar oluşturulmuştur. Noksan harcın nasıl tamamlanacağına ilişkin Harçlar Kanunu'nun 30. maddesindeki özel düzenleme karşısında harcın tamamlanmasına ilişkin verilecek süre "...takip eden celseye kadar.."dır. Harçlar Kanunu'nun 30. maddesindeki düzenleme karşısında 14.03.2024 tarihli duruşma ara kararı ile 2 haftalık süre yasal olmayıp, yasaya uymayan bu süre hukuki sonuç doğurmaz. Yukarıda belirtildiği üzere harca tabi bir davanın yürütülmesi kanunda belirtilen harcın yatırılmasına bağlıdır. Harçlar kanununun 30. maddesine göre harç yatırılmadıkça müteakip işlemler yapılamaz. Bu düzenlemenin sonucu olarak "davayı yürütmeye yönelik hiç bir işlem yapılamaz, diğer dava şartları incelenemez." Harcın yatırılmamasının yaptırımı, "...davanın açılmamış sayılması," harç yatırılmakla birlikte teminatın yatırılmamasının yaptırımı ise "...davanın dava şartı noksanlığından usulden reddidir." Açılmamış sayılma ve usulden ret kararlarının hukuki sonuçlarının farklı olduğu izahtan varestedir. Dava harcı diğer dava şartlarından önce gelir. Dava harcının yatırılması sağlanmadığından teminatın yatırılıp, yatırılmamasının hukuki sonucu da yoktur. Şikayetçinin noksan dava harcını Harçlar Kanununun 30. maddesinde belirtilen usule uygun şekilde verilen kesin süreye rağmen yatırmamasının yaptırımı dosyanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasıdır. Mahkemece şikayetçiye Harçlar Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca harçları tamamlaması için bir sonraki celseye kadar süre verilmesi gerekirken duruşmada verilen iki haftaya itibar edilerek sonuca gidilmesi hatalıdır. Kabule göre de; mahkemece davanın işlemden kaldırılması yerine şikayetin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş öncelikle davacıya nispi harca yönelik olarak Harçlar Kanunu'nun 30. maddesine uygun şekilde süre verip, harç yatırılırsa teminat şartına ilişkin işlemleri yeniden yaparak sonuca gitmektir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca, Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 24.04.2025 tarih ve 2024/722 E.-2025/263 K. sayılı kararının BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, bozma nedenine göre esasa ilişkin sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

Üye Dr....'in Karşı Oy Yazısı; İhalenin feshini isteyen ................, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde 332 ada 8 parsel 1 nolu bağımsız bölümün maliki ve ipotek veren üçüncü kişi konumunda olup icra takibinin borçlu tarafında yer almaktadır. Bu nedenle takip borçlusu sıfatı ile İİK 134. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ihalenin feshini istemeye hakkı bulunan ilgili konumundadır. Bu nedenle ihalenin feshi istemine konu taşınmazın ipotekli takipte diğer ipotek veren üçüncü kişi ...’a ait olsa dahi ihalenin feshini isteyebilir. İpotek veren diğer üçüncü kişinin taşınmazı ne kadar fazla değerle satılır ise o kadar miktar borç sona ereceğinden kendi taşınmazının hiç satılmaması veya satılsa bile takip borcundan arta kalan ihale bedelinin kendisine verilmesi söz konusu olacağından ihalenin feshini istemişse de hukuki yararı vardır. Şikayetçi, ihalenin feshini isteyebilecek ilgililer arasında bulunduğundan İİK’nın 134/3. fıkrasında düzenlenen nisbi harç ödemekle yükümlü değildir. Aynı şekilde İİK’nun 134/4 maddesinde yazılı ihalenin feshi isteyebilmesi için ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat ödemesi zorunluluğu yoktur. İhalenin feshi şikayetinin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken şikayetçinin maliki olmadığı taşınmaz yönünden ilgili olmadığından bahisle nispi harç ve ihale bedelinin %5’i oranında teminat yatırılmadan işin esasının incelenmesinin isabetsiz olduğu yönündeki Dairemizin 02.10.2023 tarihli birinci bozmasına katılamıyorum. Öte yandan bir an için şikayetçinin İİK'nın 134/2. maddesinde yazılı kişilerden bulunmadığı kabul edilse bile İİK’nın 134/3. maddesinde yazılı nispi harç dava şartı olup Harçlar Kanununun 30. maddesinin uygulama alanı bulunmamaktadır. Şöyle ki; ihalenin feshini isteyebilecek olanlar, İİK’nın 134. maddesinin ikinci fıkrasında sayılmış olup bu kişilerden başkasının ihalenin feshini istemesi mümkün değildir. İhalenin feshini isteyecek kişilerin Kanun da sınırlı olarak sayılmasının sebebi, ihalenin feshinin kötü niyetle talep edilmesini engellemektir. İhalenin feshini isteyebilecek kişiler arasında pey sürmek sureti ile ihaleye iştirak edenlerde sayılmıştır. İİK’nın 24.11.2021 tarih 7343 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişik İİK’nın 134. maddesinin 3. fıkrasına göre “satış isteyen alacaklı, borçlu, resmi sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde, talepte bulunulurken ilgili kişilerin muhtemel zararlarını karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır.” İİK’nın 7343 sayılı Kanunun 27. maddesi ile değişik İİK’nın 134. maddesinin 3. fıkrasına göre pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenlerin ve ihalenin feshini isteyecek kişiler arasında sayılmayan kişilerin ”…ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabiidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü halinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve itirazı halinde iade edilir. Talebin reddi halinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir…”. İhalenin feshi aslında bir tür şikayet olmakla birlikte önemi nedeniyle ihalenin feshi sebepleri ve prosedürü ayrıca düzenlenmiştir. İİK’nın 134. maddesi pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak eden kişileri ihalenin feshini isteyecek kişiler arasında saymakla birlikte bu kişiler ihalenin feshi isteminde bulunabilmesinin diğer ihalenin feshini isteyecek ilgililere göre daha ağır şartlara tabi tutmuş ihalenin feshi talebinin ihale bedeli üzerinde nispi harca tabi olduğunu ve ayrıca ihale bedeli üzerinden %5 oranında teminat göstermesinin şart olduğu hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemenin gerekçesi olarak uygulamada sırf ihale sürecini uzatmak ve haksız menfaat sağlamak amacı ile hukuki yararı bulunmayan kişilerce ihalenin feshi talep edilmesinin önüne geçilmesi ihale sürecinin hızlı bir şekilde tamamlanması gösterilmiştir. Getirilen bu düzenlemelerin hak arama özgürlüğüne uygun olup olmadığı ayrıca bir tartışma konusu olmakla birlikte özellikle İİK’nın 134/3. fıkrasında sayılanların dışında kalan kişilerin ihalenin feshi talebinin ihale bedeli üzerinden nispi harca tabi olması hükmü lafzı itibariyle fıkrasının konuluş amacına hizmet etmeyen bir hükümdür. Şöyle ki bu maddede sayılanlar dışındaki kişilerin nispi harcı eksik yatırması halinde Dairemiz çoğunluk görüşüne göre Harçlar Kanunu 30. maddesi uyarınca işlem yapılması sonrasında, teminatı yatırtıp sonuca gidilmelidir. İcra mahkemesi nispi harcın yatırılması için süre vermesi verilen süre içinde harç tamamlanmaz ise mahkemece 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 30. maddesinin yollaması ile HMK’nın 150. maddesi uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırılmasına ve süre içinde harcın ikmal edilerek yenileme talep edilmemesi halinde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir. Oysa bu hükmün konuluş amacı kötüniyetle ihalenin kesinleştirilme sürecini uzatmaya ilişkin ihalenin feshi taleplerini önlemek olup, İİK'nın 134/3. fıkrasının bu şekilde anlaşılıp uygulanması ihalenin hukuki yararı olmaksızın geciktirilmesine yönelik feshi taleplerinin önünün açılmasına sebebiyet verecektir. HMK'nın 150. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasının kesinleşmesine kadar ihalenin kesinleşmesi mümkün bulunmayacaktır. Nispi karar ve ilam harcı konusu para veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hükmolunan değer üzerinden alınan bir harçtır. Harçlar Kanunun 32. maddesine göre yargı işlemlerinden alınacak harç ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz. Davanın reddine karar verilmesi durumunda ise nispi karar ve ilam harcına tabi bir dava olsa dahi sadece maktu harç ödenir(1 sayılı Tarife, A III, 2/a).İhalenin feshi istemi bir dava değil şikayet olup, ihalenin feshi yargılamasında paraya çevirme işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığının denetimi yapılmaktadır. Harçlar Kanunu 1 sayılı tarifenin 2/a maddesine göre şikayette maktu harç alınır. Oysa nispi karar ve ilam harcının konusu parayla ölçülebilen davalar hakkında uygulama alanı bulmaktadır. 7343 sayılı Kanun öncesinde ihalenin feshi isteminde maktu harç geçerli idi. 7343 sayılı Kanunla ihalenin feshi isteyecek kişilerin kategorilerine göre maktu veya nispi harç yatırması gerektiği kabul edilmiştir. Öte yandan bu harcın yarısının peşin yatırılması gerektiği ihalenin feshi kararı verilmesi halinde başkasına yükletilmeksizin taleple birlikte iade edileceği, ancak ihalenin feshi talebinin reddedilmesi halinde talep ileri sürülürken yarısı yatırılan nispi harcın iade edilmeyeceği gibi kalan kısmında tahsil edileceği ifade edilmiştir. Bu hükümlerden İİK’nın 134/3. maddesinde yazılı nispi harcın Harçlar Kanunun anlamında yatırılan harç niteliğinde olmadığı, kötü niyetli ihalenin feshi taleplerinin önüne geçme amacı ile maddede yazılan kişilerin ihalenin feshi taleplerini zorlaştırmak için bir araç olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Zaten madde gerekçesinde de bu amaç açıkça belirtilmektedir. O halde İİK’nın 134/3. hükmünde yer alan ifadeden hareketle harcın yatırılması ön şart olarak değerlendirilmeli verilen süre içinde tamamlanmaması halinde talebin reddine karar verilmelidir. Ayrıca İİK'nın 134/3. maddesinde “talepte bulunurken teminat gösterilmesi şarttır.” hükmü uyarınca teminat şikayetin ön şartıdır. Şikayette de kıyasen uygulanması gereken HMK m. 114/1-ğ hükmüne göre teminat yargılama şartı olup, HMK'nın 115/2. hükmü uyarınca teminatın yatırılması için şikayetçiye süre verilmeli, süresinde yatırmaz ise ihalenin feshi şikayeti usulden reddedilmelidir(..................., .............; İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2023, s.314).Bu nedenlerle Harçlar Kanunun hükümlerinin ihalenin feshi yargılaması bakımından aynen uygulaması gerektiği görüşüne katılamıyorum. Harçlar Kanunu 32. maddesinde yazılı hüküm ile 30. maddesi hükmünün ve dolayısı ile HMK 150. madde hükmünün ihalenin feshi şikayetinin niteliği gereği uygulama yeri bulunmamaktadır. Zira İİK'nın 134/5. fıkrası “ihalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren 20 gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir.“ hükmü düzenlemekte olup şikayeti düzenleyen İİK’nın 18/son fıkrasında da benzer ifadeler yer almaktadır. HMK'nın 150. uygulaması şikayetin niteliği ile de bağdaşmamaktadır. Öte yandan İİK’nın 134/5 fıkrasının 1. bendinde “...satış isteyen alacaklı, borçlu mahcuzun resmi sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum eder.” hükmü düzenlenmiştir. Anılan hükümde yazılan kişilerce ihalenin feshi isteminde bulunulması halinde talebin reddine ve ayrıca ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkum edilmesi gerektiği emredilmektedir. Söz konusu kişilerce açılan ihalenin feshi davasında İİK’nın 134/3. fıkrasında yazılı ihale bedeli üzerinden nispi harç yatırma zorunluluğundan yola çıkılarak genel hükümlere göre açılan davalarda uygulanması gereken Harçlar Kanununu 30.maddesi uyarıca harcın tamamlatılması aksi halde davanın açılmamış sayılmasına ve bu karar uyarınca şikayetçi üçüncü kişi aleyhine para cezası verilmemesi şeklindeki yorum İİK’nın 134. madde hükmünün hem sözüne hem de konuluş amacına aykırıdır. Bu yoruma göre harcı muhtıraya rağmen tamamlamayan şikayetçi aleyhinde para cezası verilemezken, harcını yatıran şikayetçi ihalenin feshini açacak ilgililerden olmadığı için şikayetin reddine karar verilmesi ile birlikte İİK'nın 134/5. fıkra hükmüne göre aleyhine para cezası verilmesi de gerekecektir. Bu yorum tarzının kanun koyucunun İİK'nın 134/3. maddesinin konulması amacına aykırı olacağı ve sırf ihalenin kesinleşmesini uzatma amacı ile kötüniyetle dava açılmasının önünü açacağı ve bu, kişilerin yaptırımsız kalacağı şüphesizdir. Mahkemece 02.10.2023 tarih, 2024/5011 Esas-2024/8028 Karar sayılı bozma kararına uyarak şikayetçinin ilgili kişilerden olmadığını kabul edilip teminat ve nisbi harcın yatırılması için şikayetçiye kesin süre verildiği ve süresinde harç ve teminatın yatırılmadığından dava şartı yokluğundan şikayetin usulden reddine karar verildiği görülmekle kararın onanması görüşünde olduğumdan bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılamıyorum.15.09.2025

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/3978, K. 2025/5270, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-3978-e-2025-5270-k-3de28364e149