Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1435 E. 2025/3073 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1435
- Karar No
- 2025/3073
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/799 E., 2025/237 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/214 E., 2024/135 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı yüklenici şirketten satış vaadi sözleşmesi ile bağımsız bölüm satın aldığını edimlerini yerine getirmesine rağmen bağımsız bölümün ne fiili ne hukuki tesliminin yapılmadığını, teslim için ihtarname çekildiğinde ise davalı yüklenicinin haksız yere sözleşmeyi feshettiğini belirterek tapu iptal tescil kabul edilmezse bedelin iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; davacının edimlerini yerine getirmediğini, aralarındaki sözleşmede bedel olarak davacıya ait bir dairenin takasının kararlaştırıldığını, ancak bu dairenin kendisine verilmediğini, sözleşmenin kendisi tarafından feshedildiğini, fesih iradesinin davacıya ihtar edilmesine rağmen davacının eksik kalan bedel ve takas için kararlaştırılan dairenin bedelini kötüniyetli olarak ödenmesine devam ettirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı her ne kadar sözleşmede takas olarak kararlaştırılan dairenin tapusunu davalıya vermemiş ise de bu daire karşılığı bedelinin ödediğini, sözleşmede taraflarca kabul edilen toplam bedelin davacı tarafından ödendiğinin sabit olması ile davacı tarafından ediminin yerine getirildiğinin kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle tapu iptal ve tescil talebi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili temyiz dilekçesinde: a. Aralarındaki sözleşmede kararlaştırılan takas edilmesi gereken dairenin kendisine tapuda devredilmediğini, bunun yerine ödenen bedelin edim yerine getirilmiş gibi kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, B. Kendisi tarafından sözleşmenin feshedilmiş olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satış vaadine dayalı temliken tescil, kabul edilmezse bedel alacağına ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6100 sayılı Kanun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ...vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi (BK 81) hükmünce; karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Aksi halde öncelikli ifa kendisine düşmeyen taraf kendi edimini ifadan kaçınabilir. Taraflar arasında imzalanan 03/02/2021 tarihli harici satış sözleşmesi incelendiğinde, davacının ödeyeceği 300.000,00TL karşılığında davalının bir daire satmasının ve daire bedelinin de 30.000,00 TL’sinin nakit olarak, 90.000,00TL’sinin davacı tarafından başka bir daire verilmesi şeklinde ve geri kalan 180.000,00TL’nin de davalı tarafından peyderpey ödenmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacının sözleşme imzalandığında 166.000,00 TL ödediği, kendisine düşen edim olan daire teslimi ve bakiye bedel ödemesini yapmadan davalı taraftan dairenin teslimini talep ettiği, davalının ise ihtarname ile cevabında davacı ödeme planına uymadığı için sözleşmeyi feshettiğini bildirdiği, bu fesih bildiriminden sonra davacının daire karşılığı bedeli ve kalan bedeli gönderdiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında, karşılıklı edimleri bir sözleşmede davacının kendi ediminin yerine getirmeden davalıdan edimini yerine getirmesini talep etmesi beklenemez. Zira sözleşmede sadece daire bedelinin ödenmesi değil davacının da bir daire devretmesi kararlaştırılmıştır. Davacı kendi üzerine düşen edimi ifa etmemiş, enflasyon karşısında değeri çok fazla artan daireyi devretmek yerine bedelini ödemeyi tercih etmiştir. Bu durum yukarıda belirtilen TBK’nın 97. maddesine aykırılık oluşturduğu gibi TMK’nın 2. maddesine de aykırılık teşkil eder zira hukuk düzeni hiş bir zaman kötü niyetli davranışı korumaz. Mahkemece, davacının tapu iptal tescil talebinin reddedilmesi, davacının terditli diğer talebi olan davalıya yapılan ve kanıtlanan bedelin iadesine karar vermesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle bozma görüşünde olduğumdan onama yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyorum.