Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3448 E. 2025/3770 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3448
- Karar No
- 2025/3770
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/29 E., 2024/104 K. BİRLEŞEN 2009/251 ESAS SAYILI DOSYADA
Mahkeme kararına karşı asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... Konut Yapı Kooperatifi vekili ile davalı ... ...Mirasçıları vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuş olup, kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ... ile davalı kooperatif arasında murisin maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde sözleşme şartlarında inşaat yapılması konusunda anlaştıklarını, vekaletname verdiğini, sözleşmenin 5. maddesinde belirtilen sürede inşaatın tamamlanmadığını ileri sürerek, sözleşmenin 5. ve 11. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile gecikmeden dolayı 10.000,00 USD cezai şart ile 10.000,00 TL kira mahrumiyeti tazminatının dava tarihinden itibaren sözleşmenin 22. maddesinde oranı taraflarca belirlenmiş akdi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve nama ifaya izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili, davacı yüklenicinin tüm edimlerini yerine getirmesine rağmen davalıların yükleniciye düşen bağımsız bölümleri devretmediğini ileri sürerek, 44 parseldeki 3, 4, 5, 6, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 25, 26, 28, 33, 34 bağımsız bölüm nolu konutlar ile 909 ada, 14 parseldeki 12, 15... bağımsız bölüm no'lu konutların kaydı üzerlerinde bırakılarak, müvekkili kooperatif ve üyelerine ait diğer kısımlarının tapusunun iptali ile müvekkili kooperatif adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın açıldığı tarihte dahi henüz inşaat sürelerinin bitmediğini, ayrıca davacıların isteği üzerine yapılmış iki adet villanın yıkılarak yerine tek bir villa şeklinde inşaat yapıldığını, inşaat süresinde tatil günlerinin (resmi bayramlar, dini bayramlar, hafta sonu tatilleri) dikkate alınması gerektiğini, yine davacıların haksız olarak sözleşmenin 5.ve 11. maddesine dayanarak cezai şart ve kira mahrumiyeti tazminatı talep ettiklerini, davacıların 15 daireden 9 tanesinde 2006 yılının başından beri oturduklarını veya kiraya vermek suretiyle kullandıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 14.06.2016 tarihli kararı ile; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne, birleşen davada eksik ve ayıplı işler için yatırılan teminat mektubu bedelinin davalılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 14.06.2016 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/1293 Esas, 2018/4057 Karar sayılı kararı ile birleşen davada davalıların, davacı yüklenici kooperatifin tapu iptal ve tescil talebini kabul ettikleri, ancak yargılama giderlerinden sorumlu olmayacaklarının kararlaştırıldığı ve birleşen davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinin anlaşılmasına rağmen birleşen davada vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalarının doğru olmadığı, asıl davada ise 29.07.1997 tarihli sözleşmenin 11. maddesinde teslimde gecikme durumunda davalı yüklenicinin gerek kira tazminatını gerekse cezai şartı ödeyeceği düzenlendiği anlaşılmış olup, mahkeme tarafından bu istek kalemlerinin gecikilen süreler için ayrı ayrı hesaplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yukarıda bahsedildiği şekilde hesaplama yapılıp karar verilmesinin doğru olmadığı, yine asıl davada davacıların aynen ifa talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiği, asıl davada davalı yüklenici, davacı arsa sahiplerine bağımsız bölümlerinin dava tarihinden önce fiilen teslim edildiğini, aboneliklerinin yapıldığını savunmuş ise de; mahkemece bu konuda bir inceleme yapılmadığı anlaşıldığından asıl dava davacıları arsa sahiplerine düşen her bir bağımsız bölümün hangi tarihlerde teslim edildiğinin saptanması için ilgili kuruluşlardan abonelik başlangıç tarihlerine dair evrakların getirtilip incelenmesi ve Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/1 D. İş sayılı tespit dosyasına sunulan bilirkişi raporundaki bulguların da göz önüne alınarak değerlendirme yapılması gerektiği, birleşen davada dava konusu edilmeyen ve arsa sahiplerine düşen 21 adet bağımsız bölüm üzerinden de harç alınmasının doğru olmadığı belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve birleşen davanın kabulüne, nama ifa talebi ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava yönünden D. İş dosyasında inşaatların tamamlanma oranları bildirilmiş, diğer dava dosyalarında su ve elektrik kullanımına ilişkin icra dosyalarına vaki itirazlar iptal edilmiş ise de; dava konusu taşınmazlarda bir kısım eksikliklerin hak sahipleri tarafından giderildiği ve tadilatların kendilerince tamamlandığı ve içinde ancak bu şekilde oturulabildiği, sözleşme kapsamında teslim olgusunun gerçekleşmediği D. İş dosyası ile de sabit olduğundan, ... ve ... gelen müzekkere cevapları ile de davalı kooperatif dava tarihinden önce teslim iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V.TEMYİZ Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararının süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili ile asıl davada davacılar-birleşen davada davalılar ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 22.05.2025 tarihli ve 2024/2824 Esas, 2025/2173 Karar sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri 1.Asıl davada davacı-birleşen davada davalılar ... mirasçıları vekili karar düzeltme dilekçesinde; a.Kooperatifin tacir olduğunu, işin ticari iş olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan %110 faiz oranın uygulanması gerektiğini, b. Dava dilekçesinde 10.000 USD cezai şart talep edildiği halde 10.000,00 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu, c. Birleşen davada eksik ve ayıplı işler bedelinin karar tarihine yakın bir tarihe göre belirlenip depo ettirilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde; a.Fiili teslim tarihinin dikkate alınmadığını, elektrik ve su abonelik bilgileriyle yetinildiğini, b. Bilirkişi raporunda hesap hataları olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre asıl davada davacı-birleşen davada davalılar ... mirasçıları vekili ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’un 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uymayan diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir.
3. Asıl davaya ilişkin karar düzeltme taleplerinin incelenmesinde; a. Asıl davada davacılar vekilinin karar düzeltme talepleri yönünden; Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.1988 tarih, 1987/2-520 Esas, 1988/89 Karar sayılı ilâmında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usuli kazanılmış hak denilmektedir...” şeklinde tanımlanmakta ve bazı istisnaları bulunmaktadır.
Yargıtay'ın bozma kararından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararının çıkarılmış olması da usulî kazanılmış hakkın istisnalarından olup, 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı İBK'ya göre İBK usulî kazanılmış hakka rağmen görülmekte olan davalara da uygulanır. İlk derece mahkemesi usulî kazanılmış hakka aykırı olsa bile yeni İBK'ya göre karar verecektir.
Somut olayda asıl davada davacı arsa maliklerince, villaların gecikmesine dayalı gecikme tazminatı ve cezai şartın sözleşmenin 22. maddesinde oranı taraflarca belirlenmiş akdi faiziyle birlikte davalıdan tahsili talep edilmiş, mahkemece 14.06.2016 tarihli karar ile hükmedilen gecikme ve cezai şartın yıllık %18 faiziyle tahsiline dair verilen kararın asıl davada davacı arsa sahiplerince temyizi üzerine faize ilişkin temyiz itirazları Dairemizin 25.10.2018 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Ne var ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 12.11.2021 tarih ve 2020 / 2 Esas 2021/ 3 K. sayılı ilâmı ile kooperatiflerin tacir olduğu kabul edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, Yargıtay bozma ilamından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararının çıkarılmış olması usulî kazanılmış hakkın istisnası olup mahkemece taraflar arasındaki akdi ilişki değerlendirilerek faize hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.
b. Asıl davada davalı yüklenicinin karar düzeltme istemine gelince; Asıl davada davalı yüklenici, davacı arsa sahiplerine bağımsız bölümlerin dava tarihinden önce fiilen teslim edildiğini savunmuş olup, davalı yüklenicinin, davacı arsa sahiplerine açmış olduğu itirazın iptali davalarının da dikkate alınarak arsa sahiplerine bağımsız bölümlerin fiilen teslim tarihinin tespit edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4. Birleşen davada davalı arsa sahibi ... mirasçılarının karar düzeltme istemleri yönünden; Birleşen davada davacı yüklenici arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği kendisine isabet eden bağımsız bölümlerin tapu iptal ve tescilini istemiştir. Mahkemece, davalı arsa sahiplerine düşen bağımsız bölümlerdeki eksik ve ayıplı iş bedelinin hükme en yakın tarihteki rayiçlere göre hesaplattırılıp, arsa sahibine verilmek üzere depo edilmesi halinde TBK'nın 97. maddesi gereğince tapu iptal tescile karar verilmesi gerekirken, 06.09.2010 tarihli raporda tespit edilen bedelin dikkate alınarak karar verilmesi doğru olmamıştır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle mahkeme kararının bozulması gerekirken Dairemizce anılan hususlar gözden kaçırılarak kararın onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından asıl davada davacı birleşen davada davalı arsa sahibi ... mirasçıları vekili ile asıl davada davalı birleşen davada davacı yüklenici vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü uygun görülmüştür.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, 2. (3.a ) no.lu ve (4) no.lu bentte açıklanan nedenlere, asıl davada davacı birleşen davada davalı ... mirasçılar vekilinin, (3.b) no.lu bentte açıklanan nedenlerle de asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme talebinin KABULÜ ile Dairemizin 22.05.2025 tarihli 2024/2824 Esas, 2025/2173 Karar sayılı onama ilamı KALDIRILARAK yerel mahkeme kararının anılan taraflar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan harçlar ile karar düzeltme harçlarının istek halinde ilgililere iadesine, 06.11.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.