Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1332 E. 2025/2820 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1332
- Karar No
- 2025/2820
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/135 E., 2023/155 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı ... İnş. San ve Tic. Turz. Ltd. Şti vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı taşeronun, davalılar ile imzaladığı 23.05.2006 tarihli sözleşme ile davalı yüklenicilerin dava dışı iş sahibi TOKİ ile imzaladıkları sözleşme ile yapımını üstlendikleri Bursa ili, ... ilçesi, 912 adet konut, 32 derslikli ilk öğretim okulu ve cami inşaatları ile ada içi alt yapı genel altyapı ve çevre düzenleme işinde, 32 derslikli ilköğretim okulunun çevre düzenlemesi de dahil TOKİ mahal listeleri projeleri ve şartnamesine bağlı kalarak anahtar teslimi yapım işini üstlendiğini, işin büyük bölümünün tamamlandığını, ancak işin denetimi sırasında davalılar tarafından taşeronluk sözleşmesinin haksız ve tek taraflı olarak fesih edildiğini, iş bedelinin büyük bir kısmının halen ödemediğini, sözleşme gereği davalılara verilen teminat mektubunun haksız şekilde nakde çevrilmek suretiyle müvekkilinin zarara uğratıldığını, davalı iş ortaklığının sözleşmede belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, inşaatın yapı ruhsatının olmaması nedeniyle iş yerinin ... Belediyesi tarafından mühürlendiğini, davalıların kusurlu davranışı nedeniyle müvekkilinin işe devamının imkansızlaştığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak bakiye iş bedeli ve teminat mektubu alacaklarına karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin 09.10.2007 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankası avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, davacı vekili 05.10.2012 tarihli dilekçesi ile talebini 532.882,84 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 08.05.2007 tarihli ibraname uyarınca davacının hiçbir alacağının bulunmadığını, davacının 15 adet hakediş düzenlendiğini, düzenlenen hakedişlerin ödendiğini, davacının ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle sözleşmede yüklenilen işin istenen hızda yapılamadığını, işin geciktiğini, sözleşmeye göre işin bitim tarihinden yaklaşık 6 ay sonra yaptırılan tespitte işin %66,68 oranında olduğunun belirlendiğini, bu nedenle sözleşmenin haklı olarak fesih edildiğini, sözleşmenin 8. maddesinde işin süresinde bitirilmemesi halinde gecikme cezası öngörüldüğünü, davacı şirkete sözleşme kapsamında 163.800,00 TL gecikme cezası tahakkuk ettirildiğini, kesin teminat mektubunun sözleşmenin fesih edilmesinden ötürü davacı taşeronunun gecikme sonrası oluşan cezasının tahsil edildiğini, açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 2010/676 Esas, 2015/350 Karar 19.06.2015 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile 204.968,85 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 2010/676 Esas, 2015/350 Karar 19.06.2015 tarihli kararının süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/4023 Esas, 2019/110 Karar, 10.01.2019 tarihli kararı ile işin tamamlanıp teslimi için kesin vade kararlaştırılmış olup, davacı taşeronun kesin vadede işi tamamlayıp teslim etmemesi sebebiyle BK'nın 107/3 ve 106/II. maddeleri hükümleri gereğince davalı yüklenicilerin BK'nın 106/I. maddesine göre yeniden süre vermeden sözleşmeyi fesihte haklı olduğu, sözleşmede haklı fesih halinde kesin teminatın irat kaydedileceğine dair bir hüküm olmaması, davalı yükleniciler gecikme cezasının tahsili için kesin teminatı irat kaydettiklerini ileri sürmüş iseler de, BK 158/II. maddesinde düzenlenen ifaya ekli ceza niteliğindeki sözleşmenin 8. maddesindeki cezanın fesih halinde dahi istenebileceğine dair sözleşmede hüküm bulunmayıp sözleşmenin feshi sonucu bu cezayı isteme haklarının düştüğü ve davalı yüklenici iş ortaklığı gecikme cezası karşılığı kesin teminatı irat kaydetmekte haklı olmadığından sözleşmenin 7/II. maddesindeki kesin teminatın iadesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılıp teminatın iadesiyle ilgili sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile fesihte her iki tarafın kusurlu kabul edilmesi ve eksik inceleme ile irat kaydedilen teminat mektup bedelinin istirdadına hükmedilmesinin doğru olmadığı, davacı defter kayıtlarında yer almayan iki adet 40.000,00 TL bedelli ödemelerle ilgili hükme esas alınan 03.06.2004 tarihli bilirkişi ek raporunda 21.09.2007 tarih ve 9417756 olan 40.000,00 TL bedelli çekin aynı tarihte mükerrer ödeme olarak kayda alındığı ve tek ödeme olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, davalı yüklenici iş ortaklığının bu ödemelerin ayrı ayrı yapılmış olduğu ve mükerrer kayıt olmadığını ileri sürerek itiraz ettiği, hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda söz konusu çeklerin fotokopi ya da suretleri ek olarak yer almadığından kaydın mükerrer olup olmadığının denetlenemediği, yüklenicilerin itirazları ek rapor alınarak da karşılanmadığı, davacı defterlerinde yer almayan davalı defterlerindeki ihtilaflı olan bu ödeme kayıtlarının dayanaklarının bulunması halinde dikkate alınacağı karinesinden hareketle, davalılara süre verilmek suretiyle belgelerin temin edilip 40.000,00 TL ödeme kaydının mükerrer olarak yapılıp yapılmadığı konusunda denetime elverişli ve yüklenicilerin itirazlarını karşılayacak biçimde ek rapor alınarak davanın sonuçlandırılması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin “Teminat” başlıklı 7. maddesinde aynen: “Teminatın iadesinde işverenin idareye karşı işin kesin kabulünü yapmış olma şartı aranır. Kesin kabul tamamlandıktan sonra taşeronun vergi dairesi, SSK vs kurumlarca verilecek olan ilişiksiz yazısını ibraz etme şartı aranır” hükmü yer aldığı, asıl iş sahibi idarece 26.03.2010 tarihinde onaylanan kesin kabul tutanağından anlaşılacağı üzere sözleşme konusu işin kesin kabulünün yapıldığı, dosyada bulunan cevabi yazılara göre davacının SGK ya borcu bulunmadığı, vergi borcu yönünden anılan iş sebebiyle borcu olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği, buna göre teminat iadesi şartlarının oluştuğu, verilen kesin süreye rağmen davalıların bozma ilamında bahsi geçen çeklerle ilgili olarak mükerrer ödeme yapıldığını ispatlayamadığı, hükme esas alınan 14.12.2022 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre de davanın kısmen kabulü ile 96.968,85 TL bakiye hakediş alacağı, 108.000,00 TL irat kayıt edilen teminat mektubu bedeli olmak üzere toplam 204.968,85 TL'nin 108.000,00 TL'ye tazmin tarihi olan 13.11.2007, 96.968,85 TL'ye temerrüt tarihi olan 03.01.2009 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Seç İnşaat'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, davacının, iflas tarihi itibariyle olan 459.982,76 TL alacağının davalı ...Ltd. Şti.'nin iflas masasına kayıt kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı yükleniciler vekili temyiz dilekçesinde;
a. İşin bitirilme oranının fiili duruma ve yapılan imalata göre hesaplanmadığını, bu konudaki itirazlarının değerlendirilmediğini,
b. Davacı tarafça işin bitirilemediğini, haklı nedenle sözleşmenin feshedildiğini, yapılan eksik imalatın 3. kişilere tamamlatıldığını, bu nedenle oluşan zararın da bu teminatlardan karşılandığını, sözleşmede teminat konusunda düzenlenen maddenin dikkate alınmadığını, gelir idaresi başkanlığı cevabının araştırılmadığını, davacının borçlu olmadığını ispat edemediğini, teminatın iadesi şartlarının oluşmadığını,
c. Sözleşmedeki gecikme cezasına ilişkin maddenin dikkate alınmadığını, zararlarının karşılanmadığını,
d. Dosyada mübrez 08.05.2007 tarihli ibraname ile davacının hiçbir hak ve alacağının bulunmadığını kabul ettiğini, bu ibranamenin dikkate alınmadığını, ibranamenin sadece fesih öncesi verildiği söylenerek geçersiz kaldığı yönündeki tespiti kabul etmediklerini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, bakiye iş bedelinin ve haksız nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ...'ne yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.