Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1189 E. 2026/831 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1189
- Karar No
- 2026/831
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/163 E., 2024/321 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında sodyum metali üretmeyi amaçlayan bir Ar-Ge çalışması ile anahtar teslim “Sodyum Pilot Üretim Tesisi Kurulması“ işi konusunda 11.02.2010 tarihli sözleşme akdedildiğini, yüklenici olarak müvekkili şirketin 10.08.2010 tarihinde işi bitirip işveren davalıya teslim ettiğini, tesisi teslim alan kabul komisyonunun 13.10.2010 tarihli yazı ile otomasyon elektrik tesisatı mekanik eksik diyerek kabul yapmayarak noksanlıkların 15 gün içerisinde giderilmesini bildirdiğini, müvekkili şirketin eksiklikleri tamamlayıp 29.11.2010 tarihinde davalı tarafa eseri teslim almalarını bildirdiğini, kabul komisyonunun 13.12.2010 tarihinde kabul işleminin yapılacağı yanıtını verdiğini, kabul işlemi yapılmadığını, kabul komisyonunun 28.06.2011 tarihinde tesisin noksan ve kabule hazır olmadığını bildirdiğini, eksiklikler tamamlanıp 20.07.2011 tarihinde tesisi gelip teslim almaları konusunda davalıya bildirim yapıldığını, ancak davalının 29.11.2011 tarihli ihtarname ile müvekkili şirketin taahhütlerini yerine getirmediği gerekçesi ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, oysa sözleşme süresinin 75 takvim günü olduğunu ve ilk kabul komisyonuna tesisin hazır olduğu bildiriminin 64 gün sonra yapıldığını, davalı kurumun onayladığı proje ve yine davalı kurumun seçtiği malzeme ile davalının denetiminde imalât yapıldığını, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne 2012/37 D. İş sayılı dosyası ile tespit yaptırıldığını belirterek, işin bedelinden avans ve teminat mektubunun nakite çevrilmesi yoluyla tahsil edilen kısım düştükten sonra kalan 335.280,00 TL alacağın 10.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 11.02.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, işin süresinin 75 gün olarak belirlendiğini, sözleşme imzalanması ile % 10 avans bedeli 34.920,00 TL bedelin damga vergisi düşülerek 34.631,91 TL olarak 11.03.2010 tarihinde ödendiğini, davacının 10.08.2010 tarihli dilekçe ile işin teslim alınması için başvurduğunu, 13.10.2010 tarihinde eksiklikler tespit edilerek giderilmesi için 15 günlük süre verildiğinin 21.10.2010 günü davacı şirkete bildirildiğini, bu süre için gecikme cezası uygulanacağının da bildirildiğini, 15.04.2011 tarihli üçüncü raporda ilk iki incelemede eksik olan hususların giderilmediği, elektroliz hücresinin uygunluğu hususunda incelemeler yapıldığı fakat kesin kabulün yapılmadığının belirtildiğini, 28.06.2011 tarihli yazıda tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için 36 takvim günü süre tanındığını, giderilmemesi halinde 4735 sayılı İhale Kanunu'nun 20. maddesi gereği sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiğini, davacı şirketin 20.07.2011 tarihinde kuruma elektroliz hücresinde meydana gelen sızıntının giderilmesi için reflakterin yeniden örülmesini yaptıklarını ve kendileri tarafında eksikleri olmadığının beyan edildiğini, dördüncü defa oluşturulan kabul heyetince ilk üç incelemede tespit edilen eksikliklerin giderilmediğinin tespit edildiğinin, 4735 sayılı Kanunu'nun 20. maddesi a bendi gereğince sözleşmenin feshedildiğini ve 24.11.2011 tarihli ve 20330 sayılı yazı ile firmaya bildirildiğini, davacı şirkete durum tespit tutanağı düzenleneceğinin bildirildiğini, davacı firma yetkilisinin geldiğini ve 30.01.2012 tarihinde sözleşme kapsamında yapılan işler ile ilgili olarak durum tespit tutanağı düzenlendiğini, davacı firma yetkilisinin imzadan kaçındığını, 12.04.2012 tarihli ihtarname ile davacı firmadan sözleşmenin feshi dolayısıyla kurduğu tesisi sökerek kullandığı yeri 20 gün içerisinde boşaltmasının istendiğini belirterek davanın reddi gerektiğini, karşı dava talebi yönünden, karşı davalının taahhüdü yerine getireceği gün olan 27.04.2010 tarihine kadar eseri teslim etmemesi sebebiyle müvekkilinin 651 gün sonra 27.11.2011 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, işi süresinde bitirmemesi sebebiyle sözleşmenin 12. maddesinde belirtilen gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin binde biri oranında gecikme cezası ödemesi gerektiğinden fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL' nin dava tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan azami mevduat faiziyle ve 34.920,00 TL ödenen avansın, bedelin iadesi talep edilen ihtarda verilen süre bitim tarihi olan 04.05.2012 tarihinden itibaren kısa vadeli kredilere uygulanan azami mevduat faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin bozmaya uyarak verdiği 02.02.2022 tarihli ve 2019/214 Esas, 2022 Karar sayılı kararı ile davacı-karşı davalının üstlendiği işi sözleşme ve şartnameye göre maksada uygun şekilde çalışacak durumda teslim edemediği için işin bedelini talep edemeyeceği, davalı-karşı davacının işin zamanında teslim edilmemesi nedeniyle gecikme cezasından 5.000,00 TL'yi talep edebileceği, ancak avans bedelini talep edemeyeceği anlaşıldığından asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL gecikme cezasının karşı dava tarihi olan 05.12.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, 34.920,00 TL avans bedeli talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 2022/3760 Esas, 2023/3436 kararı ile yanlar arasındaki sözleşmenin, davalı-karşı davacının 12.04.2012 tarihli ihtarı ile feshedildiği ve fesih ihtarının yükleniciye 14.04.2012 tarihinde tebliğ edildiği ve hükme esas alınan rapor uyarınca yüklenicinin işi kabule icbar edilemeyecek şekilde ayıplı yaptığı anlaşılmakla karşı davada talep edilen avans bedelinin iadesine yönelik talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine hükmedilmesinin hatalı olduğu, asıl davada, dava değeri 335.280,00 TL üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, işbu davada uygulanması mümkün olmayan AAÜT’nin 13/4. maddesi gereğince 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı belirtilerek, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı – karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde dosyadaki tüm raporlar dikkate alınmadan karar verildiğini, ilk derece mahkemesince en son verilen kararda ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/37 D. İş sayılı delil tespiti dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ve ekinde toplanan deliller ile dosyada mevcut diğer belge ve evrakların hiç dikkate alınmadığını, sözleşmede davacıya yüklenen edimin montaj olduğunu, bütün malzeme ve ekipmanlarının davalı-karşı davacı kurum tarafından seçildiğini, projelerin davalı-karşı davacı kurum tarafından onaylandığını, her türlü tasarımın davalı-karşı davacı kurum tarafından yapıldığını, tespit raporunda davacının edimini sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak yaptığının tespit edildiğini, tesisin çalışmama nedeninin uygun malzeme seçilmemiş olmasından kaynaklandığını, tüm raporlarda şartnameye uygun iş yapıldığının tespit edildiğini, tesisin çalışmamasının davalı-karşı davacı tarafın proje hatasından kaynaklandığını, feshe bağlı olarak cezai şart ödenmesinin talep edilemeyeceği, dosya kapsamında tanık beyanları ile haklılıklarının ispatlandığını, son raporun hükme esas alınmaması gerektiğini, tesisin inşasının üzerinden yaklaşık 10 yıl sonra yapılan bir keşif neticesinde düzenlenen raporda doğru tespit yapamayacağını, bunun yanı sıra davalı-karşı davacı kurumun sözleşmeyi tek yanlı feshetmesinin de mümkün olmadığını beyan etmektedir. 2. Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; Kabul edilen gecikme cezası ve avans bedelinin iadesi yönünden kısa vadeli kredilere uygulanan azami faiz oranına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık asıl ve karşı davada, ... sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl dava sözleşmenin haksız feshi sonucu yapılıp kabul edilmeyen imalât bedelinden avans ve teminat mektubunun nakde çevrilmesi yoluyla tahsil edilen kısım düştükten sonra ödenmeyen kısmının tahsili, karşı dava ise sözleşmenin 12. maddesinde belirlenen gecikme cezası alacağının tahsili ile ödenen avans bedelinin iadesi istemlerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesinin atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. ve 439/2. maddelerinde de yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacı-karşı davalıya yükletilmesine, Davalı-karşı davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.