Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2721 E. 2025/3444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2721
Karar No
2025/3444
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/253 E., 2024/1051 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen sözleşme ile asfalt yapım işinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin işi ayıplı olarak ifa ettiğinin tespit edildiğini, davalının ayıbı gidermemesi üzerine ayıplı işlerin dava dışı şirkete 135.068,08 TL bedel karşılığında yaptırıldığını ileri sürerek, 135.068,08 TL'nin ödeme tarihi olan 30.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, müvekkilinin ayıplı ifa nedeniyle uğradığı maddi zarara ilişkin 15.000,00 TL'nin de dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından dökülen asfaltın ayıplı olmadığını, asfalt dökümünün davacı şirketin ve teknik ekibinin gözetiminde yapıldığını, söz konusu kaymanın yolun altyapısından kaynaklanan problemden kaynaklandığını, ayıbın süresinde ihbar edilmediğini, 3. kişiler tarafından dökülen asfaltın da aynı nitelikte bozulduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli kararı ile asfalt kaplama yapımı işinin davalı şirketin sorumluluğunda olduğu, yol inşaatı altyapısının ise davacı tarafından yapıldığı, bilirkişi raporuna göre davacının altyapı inşaatını standartlara uygun şekilde yapmadığından %80 oranında kusurlu olduğu, davalının ise asfalt kaplama karışımında uygun malzeme kullanmaması ve tabakalar arasında yeterli oranda yapıştırıcı kullanmaması nedeniyle %20 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 27.013,62 TL'nin 30.11.2014, 2.691,16 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 15.11.2019 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "İlk Derece Mahkemesince görüşüne başvurulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 28.11.2016 tarihli raporda ayıbın sebebinin anlaşılması için yol altı dolgusu olarak kullanılan malzeme üzerinde sıkıştırma testleri yapılması gerektiği belirtilmiş, hükme esas alınan 23.03.2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ise; davacıların altyapı inşaatını yeterli standartta yapmadığı, davalının ise asfalt kaplama karışımında daha ince malzeme kullandığı ve tabakalar arasına yeterli yapıştırıcı koymadığından iki tarafın da sorumlu olduğu belirtilmiş, taraflar teknik itirazlarını ileri sürerek rapora itiraz ettikleri halde itirazları karşılayacak nitelikte ek rapor da alınmamıştır. Bu halde görüşüne başvurulan iki ayrı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporlar arasında taraflarının kusurunun belirlenmesi bakımından çelişki bulunduğu halde, çelişkili raporlara dayanılarak ve tarafların teknik itirazları giderilmeden hüküm kurulmuştur. O halde mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 281/3. maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için HMK’nın 266. maddesi hükmüne göre yeniden oluşturulacak uyuşmazlık konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan mahallinde gerekirse keşif, testler ve incelemeler de yapılıp, dosyada bulunan bilirkişi raporları değerlendirilerek, yüklenicinin özen ve sadakat ödevi çerçevesinde "alt yapı inşaatının" yeterli olup olmadığı konusunda iş sahibini uyarıp uyarmadığı da dikkate alınarak kusur noktasında oluşan çelişki de giderilerek hazırlanacak gerekçeli ve denetime elverişli, tarafların teknik itirazlarını karşılayan rapor alınıp, sonucuna uygun şekilde hüküm kurmaktan ibarettir" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, yapılan yargılama, keşif ve hükme esas alınan en son bilirkişi heyet raporunda, bozma ilamında da değinildiği üzere davalı yüklenicinin özen ve sadakat ödevi çerçevesinde "alt yapı inşaatının" yeterli olup olmadığı konusunda iş sahibi davacı tarafı uyarmadığı da gözönüne alınarak, davalı firma .... Madencilik Kömür İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ayıplı imalattan ve ayıplı imalatın giderilmesi için davacı tarafça yapılan harcama bedeli ve işin uzaması nedeniyle yapılan personel, yemek ve barınma masraflarından sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, "135.068,08 TL’nin ödeme tarihi olan 30.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 13.455,81 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a.Hükme esas alınan bilirkişi raporunun Yargıtay bozma ilamına uygun olmadığını,

b.Davalı şirketin, usule uygun bir şekilde, uygun malzeme ile asfaltlama işlemini yerine getirdiğini, asfalt dökümünün, davacı işveren teknik ekibinin gözetiminde yapıldığını, yapılan işlemin ve malzemenin usule uygun olduğunu,

c.Yolun kendi yapısından ve alt yapısından kaynaklanan problem nedeni ile asfaltta ötelenme ve yırtılma meydana geldiğini, zira daha sonra yapılan asfaltta dahi aynı nitelikte bozulma oluştuğunu, bu bozulmanın yolun kendisinin ayıplı olduğunu kanıtladığını,

d.Davacı şirketin, davalı şirketten hiç bir hak ve alacağı olmadığını, üçüncü kişi şirkete yaptırıldığı beyan edilen tamirat bedellerine ilişkin davalı şirkete yansıtma faturası düzenlenmemiş olduğunu, beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun olarak düzenlendiği, içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2721, K. 2025/3444, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-2721-e-2025-3444-k-740e5b3cbf58