Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/820 E. 2023/4046 K. – Sıra Cetvelinin

Konu: Sıra Cetvelinin İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/820
Karar No
2023/4046
Karar Tarihi
Konu
Sıra Cetvelinin İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/919 E., 2022/1926 K.

Taraflar arasındaki sıra cetvelinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı Şakiroğlu şirketi yetkilisi ... ile müvekkili şirket arasında düzenlenen kredi sözleşmesi gereğince kullanılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine borçlu hakkında takip başlatıldığını, icra işlemleri neticesinde borçlu adına kayıtlı taşınmazın borçlunun babası olan ...'a devredildiğinin tespit edildiğini, taşınmazın devrine yönelik açılan tasarrufun iptali davasında alınan ihtiyat-i haciz kararının dosyasına işletildiğini, takip borçlusu tarafından taşınmaz üzerine davalı adına oldukça yüksek tutarda ipotek tesis ettirerek taşınmazın satış kabiliyetini ortadan kaldırmak istediğini, sıra cetveline konu ipoteğin davalı tarafından temlik alındığı tarihin tarafların kastının en büyük kanıtı olduğunu, borçlu şirket ve yetkilisi ile davalı/alacaklı aralarında 15.000.000,00 TL tutarında hayali bir borç ilişkisi yaratma çabası bulunduğunu, sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün alacağına itiraz edilen davalı alacaklı olduğunu, müvekkili bankanın ilk sırada haciz alacaklısı olduğu gözetilmeden 6. sıra haciz alacaklısı olarak yer verilmiş olması nedeniyle de sıra cetvelinin iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkilinin alacağının 1. sırada yer aldığının tespiti ile müvekkilinin alacağının 1. sırada bulunan ipotek alacaklısı davalıya isabet eden paranın Konya 9. İcra Müdürlüğünün 2018/10436 Esas sayılı dosyası alacaklarına istinaden ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari mahiyette bir girişimden dolayı ipotek borçlusu olan Şakiroğlu şirketine ait taşınmazı almak isteyen müvekkilinin buranın üzerinde ipotek olmasından dolayı ipotek hakkını devir ve temlik aldığını, davacının sanki gayri meşru işlem yapılmış gibi iddialarda bulunduğunu, ipoteğin temlik alındığı, dosyada satın alınan taşınmazın ihale bedelini aşan bir ödemede bulunduklarının resmi kayıtlarla, banka makbuzları ile sabit olduğunu, müvekkilinin parasını ödeyerek aldığı bir ipotek hakkını ihaleye girerek sonuna kadar takip edip taşınmazı kayden satın aldığını, müvekkilinin 100 milyonu aşan bir varlığa sahip olduğunu, bu nedenle müvekkilinin bu paraları ödemesinde temlik işleminde hayatın gerçeklerine veya teamüllerine aykırı bir durum söz konusu olmadığını, davcının alacağının ipotek tesis tarihi olan 25/05/2018 tarihinden çok sonra muaccel olduğundan buna göre de sıra cetvelinde bir hata olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ; muvazaa hukuki nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, davalı alacaklı, alacağının, gerçek bir alacak olduğunu, birbirini teyit eden ve takipten önce düzenlenmiş usulüne uygun delillerle ispatlaması gerektiği, davalı taraf alacağının ipotek hakkının devir ve temlik edilmesinden kaynaklı olduğunu bildirmiş ise de bu husus hayatın olağan akışına aykırı olduğundan taraflar arasında başkaca devirler olduğundan tarafların birbirini tanıdığının sabit olmasından dolayı davalının davacının alacağını almasını engellemek maksadıyla ipotek hakkını temlik aldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ipotek hakkının devrinin usul ve yasaya uygun olduğunu, temlik işlemlerinin sıhhatinin yeterli olduğunu, ipotek hakkı başka bir nedenle tartışmaya açılacaksa bunun tek yolunun bunu iddia eden davacının yazılı bir aksi delili ibraz etmesi ile mümkün olduğunu, davacının ipotek borçlusunun danışıklı olarak bu ipoteğin ödenmesini yaptırmak sureti ile bunu temlik aldırdığını iddia ettiğini, bu iddiayı ileri süren davacının bunu ispat etmesi gerektiğini, bu iddia ile ispat külfetini üzerine aldığını, mahkemece ispat külfetinin yanılgılı olarak taraflarına yüklendiğini, ipotek tesis tarihinden önce bir alacağı olan varsa, müvekkiline rüçhanlı bir hakkı olabileceğini, ancak bu tarihten sonra oluşmuş, muaccel hale gelmiş bir alacağın ya da bu tarihten sora yapılan tasarrufun iptali nedeni ile oluşan alacağın tahsil hakkının sıra cetvelinde rüçhanlı olan ipotek alacağının önüne geçmesinin hukuken mümkün olmadığını, ekte sunulan e devlet kayıtlarından da görüleceği üzere müvekkilinin normal ticaret haricinde bir eylem veya fikir birliği içinde alacaklıları zarar uğratma kastı bulunmadığı gibi, mal varlığı değerlerinden de bu ipoteği temlik alabilecek kudrete sahip olduğunun anlaşılacağını, mahkemenin araştırması ve hukuki değerlendirmesinin yetersiz olup kararın kaldırılmasını istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı bankaya yapılan ödemenin, dava dışı borçlu tarafından borcu sona erdirmek (söndürmek) amacıyla yapıldığı fakat bunun üçüncü kişilere karşı varlığını koruyor gibi gösterilmesi için temlik ivazı olarak bankaya yatırıldığını ispat yükünün davacı alacaklıda olduğu, davacının iddia ettiği gibi temlikin muvazaalı olduğuna ilişkin dosyaya yazılı belge ibraz edemediği, davacının, dava dışı borçlu şirketin bütün borçlarını davalı üzerinden ödemek suretiyle ipoteklerin de davalıda kalmasını sağlayarak taşınmazları elinde tutmayı amaçladığını ispat yükünün davacı alacaklıda olduğu, davalının gerçek bir temlike dayandığı, bu kez davacının borcun esasında borçlu tarafından ödendiği halde ödemenin davalı vasıtasıyla yapıldığını ispat etmek zorunda olduğu, dosyada böyle bir ispatın mevcut olmadığı, mahkemenin davayı kabul için gösterdiği gerekçelerin muvazaayı ispata yeter olmadığı gerekçesi ile davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2. maddesi gereğince davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesi içeriğini tekrar ederek, ispat yükünün davalıda olduğunu, Vakıfbank ile yapılan temlik sözleşmesinin 31.12.2018 tarihli olmasına rağmen temlik işleminin 04.02.2019 tarihinde yani tasarrufun iptali dava dilekçesinin karşı tarafa tebliğ tarihinde yapılmasının muvazaanın ispatı olduğunu, aynı şekilde Ziraat Bankasının ipoteğinin de devralınmasının, borçluya ait aile konutunun içinde eşyaları ile satılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ederek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK’nın 142. ve 277. maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ipoteği temlik eden dava dışı bankanın ipotek tarihinin taşınmazın devir tarihinden önce olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/820, K. 2023/4046, T. 04.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-820-e-2023-4046-k-3d7b442b2f8f