Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12398 E. 2023/13248 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12398
- Karar No
- 2023/13248
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi DAVA TARİHİ : 02.12.2015 HÜKÜM/KARAR : Davalı ...'in istinaf başvurusunun reddi, davalı sigorta şirketi ve davacıların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacılar ... ve ...'ün maddi tazminat taleplerinin reddine, diğer davacıların maddi tazminat istemlerinin ve tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulüne
Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, davacılar ... ve ...'ün maddi tazminat taleplerinin reddine, diğer davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin başvurusunun esastan reddine, davacılar ve davalı ... vekillerinin başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacılar ... ve ...'ün maddi tazminat taleplerinin reddine, diğer davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulüne, tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 30.08.2015 tarihinde davalı ... nezdinde trafik sigortalı, davalı ...'in işleteni, davalı ...'nın sürücüsü olduğu aracın, yaya olan davacılar desteği 'e çarpması sonucu vefat ettiğini, desteğin çalışma alanı içinde gerekli tedbirleri alarak köprüde boya işi yaptıkları sırada davalı sürücünün çalışma alanına girdiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı baba için 1.000,00 TL, davacı anne n için 1.000,00 TL, davacı kardeşler ve ... için ayrı ayrı 500,00'er TL destekten yoksun kama tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı baba ve anne için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi, davacı kardeşler için ayrı ayrı 15.000,00'er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı işleten ve araç sürücüsünden tahsilini talep etmiş; 14.10.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatı talebini davacı anne için 174.804,24 TL'ye, davacı baba için 144.645,39 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, desteğin çalıştığı iddia edilen şirketin ortaklarından birinin desteğin babası olduğunu, ayrıca desteğin özel bir üniversitede öğrenci olduğunu, tam zamanlı bir işte çalışmasının olanaksız olduğunu, ceza davasının devam ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik sigortası poliçesi limitleri dahilinde ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun belirlenmesi ve destek iddiasının ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sürücünün müvekkilinin işçisi olduğunu, işçinin araç emanette iken sürücü hatasından kaynaklı kazalarda sürücünün sorumlu olduğunu, kaza günü tatil olmasına karşın işçinin aracı izinsiz olarak aldığını ve kazanın meydana geldiğini, davacılar desteğinin tek kusurlu olduğunu, çalışma esnasında desteğin gerekli önlemleri almadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı sürücünün uyarı ve güvenlik önlemleri alınmış ve trafiğe kapalı alana girmek suretiyle kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, desteğin iç mimarlık bölümü 3. sınıf öğrencisi olduğu, desteğin emsal ücret araştırması yapıldığı, davacı kardeşlerin destekten yoksunluk için özel koşulların bulunduğunu ispat edememeleri nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin reddine karar verildiği gerekçesiyle davacılar ... ve ...'ün maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı ... için 144.645,39 TL ve davacı ... için 174.804,24 TL destekten yoksun kalma tazminatının tüm davalılardan (davalı ... yönünden dava, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) müteselsilen tahsiline, davacı ... için 20.000,00 TL manevi, davacı ... için 20.000,00 TL, davacılar ve için ayı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminatın davalı işleten ve sürücüden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; maddi tazminata ilişkin hükme itirazları olmadığını, davacılar lehine hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kaza tarihi itibariyle teminat limiti 290.000,00 TL olup 319.449,63 TL'ye hükmedilerek limitin aşıldığını, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan (SGK) hizmet dökümü gibi resmi kayıtların celbini talep ettiklerini, hesaplamanın asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini, desteğin mezun olup iş bulup bulmayacağının belli olmadığını, faiz tarihinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; kusura ilişkin değerlendirmenin yerinde olmadığını, kaza yeri ile çalışma yapıldığına dair işaretlemenin başladığı yer arasında 60 metre olup 500-600 metre olması gerektiğini, diğer davalı sürücünün kazadan hemen önce yaşadığı rahatsızlığın kazaya olan etkisinin değerlendirilmediğini, desteklik olgusunun ispatlanması gerektiğini, destek başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, öğrenciliğin devam edeceği sürenin de döneme dahil edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili yönünden ceza zamanaşımının uygulanmasının hatalı olduğunu, zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza davasında davalı sürücünün tam kusurlu bulunarak cezalandırılmasına karar verildiği, eldeki yargılamada alınan kusur raporunun da aynı yönde olduğu, dava dilekçesinde davacının bir şirkette maaşla çalıştığının ileri sürüldüğü, iç mimarlık bölümü öğrencisi olan desteğin muhtemel mezuniyet tarihinin 2016/2017 ğitim öğretim yılı olduğunun bildirildiği, İç Mimarlar Odası emsal ücretlerin bildirildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda desteğin 2017 yılı bahar döneminde mezun olacağı, 30.08.2017 tarihinde askere gideceği, iç mimar olarak çalışmaya başlayacağı 30.08.2018 yılı tarihi itibariyle aylık net gelirin asgari ücretin 1.69 katı olacağı varsayımına dayalı olarak hesap yapıldığı, ceza zamanaşımının 15 yıl olarak kabulünde isabetsizlik görülmediği, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olduğu, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 290.000,00 TL olduğu gözetilmeden davalı ... şirketinin teminat limitini aşan tutardan sorumlu tutulmasının yerinde görülmediği, somut olayın özelliği, kusur oranları, olayın meydana geliş şekli ve olay tarihine göre davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğu gerekçesiyle; davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) nolu alt bendi uyarınca esastan reddine, davalı ... vekili ile davacılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) nci alt bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacılar ... ve 'ün maddi tazminat taleplerinin reddine, davacılar için 144.645,39 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketinin teminat limiti dahilinde 131.283,00 TL destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu tutulmasına, davacı ... için 174.804,24 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihinden, davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davalı ... şirketinin teminat limiti dahilinde 158.717,00 TL destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu tutulmasına, davacı baba için 30.000,00 TL, davacı anne için 30.000,00 TL, davacı kardeş için 15.000,00 TL, davacı kardeş için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı sürücü ve işletenden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; desteğin kusurlu olduğunu, davalı sürücünün kaza anındaki hastalık durumunun göz ardı edildiğini, destek ilişkisinin ispatlanmadığını, desteğin en erken 30.08.2018 tarihinde çalışma hayatına başlayacağını, destek başlangıç tarihinin bu tarih olması gerektiğini, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin ceza davasında sanık olmaması nedeniyle ceza zamanaşımının uygulanamayacağını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; SGK tarafından davacı yana rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığını sorulmadığını, tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılması gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 30.08.2015 tarihinde davalıların Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) poliçesi gereği trafik sigortacısı, işleteni ve sürücüsü olduğu aracın, yaya olan desteğe çarpması sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 109 uncu maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dosya kapsamında alınan kusur raporu ve ceza mahkemesince verilen karar uyarında davalı sürücünün tam kusurlu olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmemesine, davalı sürücünün sorgudaki ifadesinde rahatsızlığı ile kaza arasında bağlantı olmadığını açıkça ifade etmesine, tazminat hesabının ölüm tarihinden itibaren yapılmasında bir usulsüzlük görülmemesine, ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olmasına, 2918 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmünde ceza zamanaşımı süresinin uygulanması bakamından sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış olmasına, ceza davası zamanaşımı süresinin işletenler hakkında da uygulanmasına, davanın iki yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmış bulunmasına, SGK'dan gelen cevapta ödeme yapılmadığının bildirilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ...'ne yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.