Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2725 E. 2024/1425 K.
Konu: Sözleşmenin Feshinin Geçersizliğine Karar Verilmesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2725
- Karar No
- 2024/1425
- Karar Tarihi
- Konu
- Sözleşmenin Feshinin Geçersizliğine Karar Verilmesi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2560 E., 2023/547 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/237 E., 2022/442 K. Taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin geçersizliğine karar verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı kurum arasında 31.07.2018 tarihinde davalı kurum sınırları içinde ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması, taşınması, ayrıştırılması ve geri kazanımı için 15.03.2019 tarihinden 15.03.2022 tarihine kadar 3 yıllık süreyle yapılması işini üstlendiği, 31.07.2018 tarihli ek sözleşme ile de ana sözleşmenin bedelinin 500.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, ve aynı gün 31.07.2018 tarihinde davalı kurumun hesabına yatırıldığı, müvekkilinin üzerine düşen bütün yasal ve sözleşmesel yükümlülüklerini eksiksiz olarak erine getirdiği ancak davalı kurumun ortada hiçbir haklı ve hukuki sebep gerekçe yokken 28.05.2019 tarihli yazı ile sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiği ve müvekkiline 01.06.2019 tarihinde tebliğ ettiğini, sözleşmenin feshinin yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye dayalı olarak hizmette bulunurken hiçbir aksaklık veya olumsuzluk yaşamadığı, sırf bu iş için 4.342.000 TL değerinde makine aldığı, yine 16 araç ve kamyonu bu sözleşmeye dayalı olarak 36 aylık süreyle kiraladığı, müvekkilinin mağduriyetinin acilen giderilmediği taktirde finansal krizin eşiğine girip ve çok büyük zarara uğrayıp iflas edebileceği, bu nedenle hukuka aykırı olan davalı ... Belediyesi'nin 28.05.2019 tarihli sözleşmenin feshi konulu yazı ile bildirdiği 31.07.2018 tarihli protokolün tek taraflı feshinin geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili idarenin her ne kadar sözleşme ile ambalaj atıkları toplama imtiyazı işini davacı tarafa sözleşme ile devretmişse de akdedilen sözleşmenin usul ve yasaya açıkça aykırı olduğu Sayıştay tarafından tespit edildiği ve sözleşmenin yürürlüğünün mümkün olmadığı, sözleşmenin fesih edildiği müvekkili idare tarafından davacıya 28.05.2019 tarihli dilekçesi ile bildirdiği, 2016 ve 2017 yılı Sayıştay genel değerlendirme ve Düzenlilik Denetim Raporlarında da belirtildiği üzere 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 15/1-g maddesinde "Katı atıkların toplanması, taşınmazı, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak ve yaptırmak Belediye İdaresinin yetki ve imtiyazları arasında sayıldığı, diğer yandan Devlet ihale kanunun Kapsam başlıklı 1/1 maddesinde "Genel Bütçeye dahil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin ayni hak tesisi ve taşıma işleri bu Kanunda yazılı hükümlere göre yürütülür " hükmüne yer verildiği, 2886 sayılı Kanunun 1'nci maddesi kapsamında yer aldığından ihale yapılması, lisanslı firmalar arasında rekabet ortamı sağlanması ve en yüksek geliri veren şirkete söz konusu imtiyaz verilmesi gerektiği, dolayısıyla söz konusu imtiyaz hakkı devrinin 2886 sayılı Devlet ihale Kanunu hükümleri çerçevesinde ihale yoluyla yapılması ve karşılığında da gelir elde edilmesi gerektiği, müvekkili idare tarafından feshedilmesi usul ve yasaya uygun olup bu nedenle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmede davalı idare ve davacının karşılıklı yükümlülükleri belirlenip sözleşme düzenlemeleri arasında yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi dışında davalı idareye tek taraflı fesih imkanı veren bir düzenlemeye rastlanmadığı, işin ihalesiz olarak davacıya verilmesi mümkün olmamakla birlikte, taraflar arasında sözleşme düzenlenmiş olması ve bu sözleşmenin özel hukuk sözleşmesi niteliğinde olması, sözleşme maddelerinin her iki tarafı bağlayıcı nitelikte olması, sözleşme maddeleri arasında yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi dışında davalı idareye tek taraflı fesih imkanı veren bir düzenlemeye yer verilmemiş olması, yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmediğine dair ise, idarece herhangi bir tespitin bulunmaması, davacı yüklenicinin sözleşmenin geçerliliğine güvenerek bazı giderlere katlanmış olması nedeniyle sözleşmenin idarece tek taraflı feshinin haksız olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne, sözleşmenin feshinin geçersizliğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinafında; taraflar arasındaki sözleşmede "yüklenicinin Çevre ve şehircilik Bakanlığından toplam ve ayırma lisansı olması şarttır." şeklinde hükme yer verildiğini, davacının 15.05.2019 tarihinde Çevre İl Müdürlüğünden onay aldığını belirttiğini, sözleşmenin imzalanmasından yürürlüğe girdiği tarihe kadar yaklaşık 8 aylık süre içerisinde sözleşmenin zorunlu unsuru olan geri dönüşüm işine ilişkin toplama ve ayırma lisansını almadığını, yürürlük süresinden lisansı alana kadarki geçen sürede sözleşmeye aykırı olarak faaliyet gösterdiğini, sözleşmede öngörülen zorunlu koşulu sözleşmenin yürürlüğe girmesinden sonra yerine getirdiğini, sözleşmenin yürürlüğe girdiği ve davacının faaliyete başlayacağı esnada lisansının bulunmamasının sözleşmeye olduğu kadar kanuna ve ilgili yönetmeliğe de açıkça aykırı olduğunu, 5393 sayılı Belediye Kanunu 15/1-g maddesi uyarınca katı atık toplanması, taşınması, ayrıştırılması ve benzeri işlemlerinin belediyelerin yetki ve imtiyazları arasına bulunduğunu, ambalaj atıklarının toplanması işinin gelir getirici bir faaliyet olması nedeniyle 2886 sayılı Kanunu gereğince ihale yoluyla yapılması gerektiği halde ihale yoluyla sözleşmenin yapılmadığını, sözleşmede belediye ihalesine gelir sağlayacak herhangi bir hükmün bulunmamasının TBK emredici hükümlerine aykırı olduğunu, davalı idarenin sözleşme ile davacıya devrettiği yetkiler ve sözleşmenin kapsamı incelendiğinde, dava konusu sözleşmenin idari nitelikli olduğunun açıkça anlaşıldığını, mahkemece görev itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazları hakkında karar verilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, mahkemece sözleşmenin öncelikle kesin hükümsüzlüğünün değerlendirilmesi gerektiği halde sözleşmenin niteliğinin belirlenmesinde de hata yapılarak karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin özel hukuk sözleşmesi niteliği taşımasına, bu sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığa bakma görevinin adli yargının ve dolayısıyla genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi görev alanı dahilinde kalmasına, davalı belediyenin 2886 Sayılı İhale Kanununa aykırı olarak düzenlediği ve davacının gerekli imtiyaz hakkına sahip olmadığını bilerek imzaladığı sözleşmenin sonradan geçersizliğini ileri sürmesinin TMK 2. maddesi uyarınca hukuk düzeni tarafından korunamayacak olmasına, davacı yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği yükümlülükleri yerine getirmediği yönünde bir iddia veya dosya kapsamında delilin bulunmamasına, davalı idarenin iddiasının aksine sözleşmenin eki mahiyetindeki 31.07.2018 tarihli sözleşmede davalı ... lehine bedelin kararlaştırılmış ve davacı tarafından da davalıya bu bedelin ödenmiş olmasına, iki tarafa borç yükleyen sözleşmenin davalı idareyi bağlamasına göre mahkemece tesis edilen kararda herhangi bir hukuka aykırı yön görülmediğinden davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün istinaf sebeplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyizinde; sözleşmenin, davalı idarenin 5393 Sayılı Kanunun 15. maddesi g bendi ''Katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak ve yaptırmak'' yetkisinden doğduğunu ve imtiyaz yolu ile devredildiğini ve bu nedenle sözleşmenin idari sözleşme olup idari yargının görevli olduğunu, sözleşmenin imtiyaz sözleşmesi olması nedeniyle devlet ihale kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmesine rağmen kanuna ve usule aykırı olarak sözleşme akdedildiğinden 28.5.2019 tarihli fesih bildirimi ile sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı tarihte davacının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan alması gereken lisans belgesine sahip olmadığını, sözleşme konusu lisans belgesini 15.05.2019 tarihinde sözleşmenin yürürlük tarihinden sonra aldığını, bilirkişi raporu hatalı olmasına rağmen itirazları değerlendirilmeden hüküm verildiğini, belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sözleşmenin feshinin geçersizliğine karar verilmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı, davalı ... ile yaptığı sözleşmenin davalı tarafından tek taraflı fesih edilmesinin geçersizliğine karar verilmesini talep etmiş ise de, bu tür sözleşmelerin tek taraflı feshinin mümkün olduğu, davacının bu feshin haksız fesih olduğu iddiasında olması halinde açacağı eda davasında zararlarının tazminini isteyebileceği, dolayısıyla bu davayı açmada hukuki menfaatinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.