Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1224 E. 2024/2091 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1224
- Karar No
- 2024/2091
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1526 E., 2022/2072 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/774 E., 2018/1644 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. 11.06.2024 gününde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat Sevgi Baykan'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki 08/06/2017 tarihli sözleşme ile müvekkilinin 420.000,00TL + KDV bedeli ile davalıdan kömür kazanı satın aldığını, müvekkiline daha önce kullandığı kazanın çevre mevzuatı gereği emisyon salınımının sınır değer üzerinde olması nedeni ile idari yaptırım kararı uygulandığını, ancak müvekkilinin davalıdan yeni kazan aldıktan sonra yaptırılan ölçümlerin de sınır değerin üzerinde çıktığını, söz konusu ayıbın giderilmesi için davalıya birden fazla ihtarname gönderildiğini, davalının kendi belirlediği ölçüm laboratuvarı ve davalı şirket yetkilisinin de katılımı ile yapılan ölçümde de değerlerin sınırın üzerinde çıktığının rapor edildiğini, tüm bu ayıpların giderilmesi için davalıya ihtarname gönderilmesine karşın davalının ayıbı gidermediğini, kazandan istenen faydanın sağlanamayacağının anlaşılması üzerine ödenen 395.000,00 TL satış bedeli ile yapılan 32.331,14 TL masrafın iadesi talep edildiğini ancak davalının ilgili faturaları iade ettiğini, bunun üzerine alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, icra takibine haksız itirazın iptali ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, sözleşme konusu yakma sisteminin 27/07/2017 tarihinde faaliyete geçirildiğini, müvekkiline ait emisyon ölçüm cihazı ile yapılan sonuçlara göre mevzuatın gerektirdiği değerlerin tutturulduğunu, müvekkilinin de kabul ettiği ... şirketinin yaptığı ölçümde kullanılması gerekenden farklı kömür kullanılması nedeni ile değerlerin sınırın üstünde çıktığını, davacı tarafın 19/03/2018 ve 27/03/2018 tarihlerindeki arıza başvurularının giderildiğini, davacının kullandığı kömür ve filtreleme nedeni ile değerlerin yüksek çıktığını, davacının kar oranı yüksek doğalgazlı kazana geçmek için kötüniyetli davrandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının sattığı malın taahhüt ettiği kriterleri karşılamadığı, makul süre içinde ayıbın giderilemediği, davacı tarafın doğalgazla çalışan yeni bir yakma ünitesi almak zorunda kalındığı, davalı tarafın ihtara rağmen malı teslim de almadığı, malı bu haliyle teslime zorlanamayacak olan davacı tarafın mal bedelini isteme hakkı doğduğu, buna mukabil sözleşmeden dönme şartlarının bir yargılamayı gerektirdiği nazara alındığında olayların gelişimine, özelliğine ve yorumlama biçimine göre farklı sonuçlara varılabileceği, davalı tarafın takibe itiraz etmesinin doğal ve makul olduğu, alacağın tahsilini geciktirmeyi amaçlayan kötüniyetli bir itirazdan söz edilemeyeceğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, yetki itirazının reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, sözleşmede ifa yerinini İzmir olduğunun belirlendiğini, mahkemece taraflarında bildirilen hiçbir delil toplanmadan ve ölçülen is ve karbonmonoksit oranlarına göre yakma sisteminde bir olumsuzluk görülmediği kükürtdioksit oranının yakma ile ilgili bir husus olmayıp kömürün niteliğinden kaynaklandığını tespit eden uzman görüşü dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, mahkeme hakimi tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olarak nitelendirildiğini ancak yakma sisteminin ayıplı olduğunun ispatlanamadığını, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte emisyon ölçümlerindeki kükürt dioksitin fazla çıkmasını önleyecek sistemin müvekkili şirket tarafından sonuç ve bakım garantili olarak davacıya 25.000,00.TL+KDV bedel karşılığında önerildiğini, sözleşmenin toplam bedeli göz önüne alındığında yaklaşık sözleşme bedelinin 1/9 bedel ile yakma sisteminin kusursuz çalışmasını mümkün olacağı garanti edilmesine rağmen bu imalatın davalıya yaptırılması veya piyasadan temin edilerek bedelinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, sözleşmenin tümümün iptaline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Soma kömürü diye bilinen Kısrakdere kömürünün kükürt oranının 0,94 iken Eynez'de çıkan kömürün kükürt oranının 1,25 olduğunu her iki ocaktan çıkan kömürün birim fiyatının aynı olup davacıya fazla maliyeti olmadığı halde Kısrakdere kömürüyle emisyon alınması mümkünken Eynez'den alınan yüksek kükürt oranlı kömür ile emisyon ölçümünün yaptırıldığını, davacının dürüsttük kuralına aykırı davrandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmeye konu ürünlerin montajının davacının fabrikasında yapıldığı sözleşmenin ifa yerinin Bursa ili olması nedeniyle davalının icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itirazının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmede kömür kazanının 5-10 mm Soma pirinç kömürü ile yasal mevzuat hükümlerinde öngörülen emisyon değerlerinin sağlayacağı hususu düzenlenmiş olup, davacı tarafın yaptırdığı ölçümlerde kazanın Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliğinin Kontrolü Yönetmeliğinde belirlenen sınır değerlerinin altında sonuç vermemesi üzerine davalı tarafa kazanın ücretsiz onarılması ve gerekli tüm testlerin yasal düzenlemelerde öngörülen şekilde yapılarak emisyon değerlerinin yasal standartlara uygun hale getirilmesi aksi halde sözleşmeden dönüleceği hususunda ihtarname gönderildiği, davalı taraf kükürtdioksit oranının yüksek çıkmasının nedeninin Eynez yıkama tesislerinden çıkan kömürün kullanılması olduğunu ileri sürmüş ise de sözleşmede kömürün niteliği hususunda her hangi bir ayrım yapılmadığı yakıt türü olarak " pirinç kömür ve 5-10 ml ebadında 4.800 kcal, kg yıkanmış kömür" belirtildiği, yine sözleşmede Soma pirinç kömürü ile emisyon değerlerinin sağlanacağı düzenlendiğinden davalı tarafın basiretli bir tacir olarak sözleşmede kömürün cinsini niteliklerini belirtmemesi nedeniyle davalı tarafın bu husustaki istinaf nedenleri yerinde görülmediği, davacı tarafından 21/02/2018 tarihli ihtarnamesi ile Ekoçed şirketi tarafından 08/02/2018 tarihinde yapılan emisyon ölçüm değerlerini gösteren 14/02/2018 tarihli raporun davalıya tebliğ edilerek kazanın emisyon değerlerini karşılamaması nedeniyle kazanın ücretsiz onarılması talep edilmiş olması nedeniyle ayıp ihbarı süresinde yapıldığı, davacının 21/02/2018 tarihli davalıya gönderdiği ihtarname ile ücretsiz onarım talep etmesi üzerine davalı şirket ihtara cevap olarak ... şirketi tarafından ölçüm yaptırılması için başvurulduğunu, bildirmiş olup ... şirketi tarafından her iki şirketin yetkilileri huzurunda yapılan ölçüm sonucu emisyon değerleri yönetmelikte belirlenen yasal sınırların üzerinde çıktığı, bu şirket tarafından düzenlenen raporu tebliğ alan davalının ücretsiz onarım yapmak yerine yeni bir maliyet çıkartılarak ek bir sistem yapımına ilişkin öneride bulunmuş olması nedeni ile davalının hal ve davranışlarından onarımın yapılmayacağı anlaşıldığından ve iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkını kullanması yerinde olduğundan yerel mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sözleşmeden dönme nedeni ile ödenen iş bedelinin iadesi ve yapılan masrafın tahsili istemine dayanan icra takibine itirazın iptali davasıdır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri, İİK 67. md 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Sözleşmeden doğan davalarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için alacağın kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş ya da alacaklının usulüne uygun ihtarı ile borçlunun temerrüde düşürülmesi zorunludur. (6098 sayılı TBK 117. maddesi) 2.1.Somut olayda; takip tarihinden önce davalıya temerrüde düşürücü nitelikte bir ihtarname gönderilmediğinin anlaşıldığı, ilk derece mahkemesinin ‘‘Davacı taraf satış bedelinin ödeme tarihlerini esas alarak faiz talep etmişse de daha ancak takip tarihinden faiz talep edebilir. Zira malı iade için çektiği ihtar takipten sonra tebliğ edilmiştir.’’ gerekçesi ile takip tarihi öncesi faiz istemini reddetmiş ise de kurulan hükümde; ‘‘2- Takibin 427.331,14 TL asıl alacak üzerinden ve takip talebindeki koşullarla devamına,’’ hükmettiği, bu hali ile gerekçede takip tarihi öncesi faiz isteminin haksız olduğu belirtilirken, hüküm kısmında takibin, takip talebindeki koşullar ile devamına hükmedilmesinin çelişki oluşturduğu, bununla birlikte ilk derece mahkemesince iş bedelinin iadesine karar verilmesine karşın davacı uhdesinde bulunan kazanın iadesine karar verilmemiş olması da doğru görülmemiş, kararın belirtilen nedenlerle bozulması gerekmiştir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin 2.bent ve devamı maddelerinin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2- Yukarıda 2. bent ve devamı maddelerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 2021/1526 Esas, 2022/2072 Karar sayılı ve 27/12/2022 tarihli kararının bozulması gerekmişsede, anılan hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK. m. 370/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "Takibin 427.331,14 TL asıl alacak üzerinden ve takip talebindeki koşullarla devamına, " ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine “ Takibin 427.331,14 TL asıl alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile devamına, ayıplı olduğu ve davacıda bulunduğu anlaşılan dava konusu kömür kazanının davalıya iadesine,” yazılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen taraflardan karşılıklı alınarak birbirine verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 11/06/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.