Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2022/5019 E. 2023/4305 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5019
Karar No
2023/4305
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/327 E., 2022/956 K. DAVA TARİHİ : 27.09.2017 HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/669 E., 2019/1274 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.12.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde duruşmalı temyiz talebinde bulunan davalı vekili Avukat ....ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasındaki 23/10/2013 tarihli sözleşme gereği müvekkilinin Bağdat AVM Mall Binası Blok'u Ahşap işlerinin imalatını yaptığını, yapılan imalat karşılığı bir kısım iş bedeli ödenmiş ise de bakiye iş bedeli alacağının ödenmediğini, davalının 17/02/2017 tarihli hesap mutabakatı ile müvekkilinin 263.888,90 TL alacağını kabul ettiğini, bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itirazın iptali ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının edimini taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak yerine getirmediğini, tamamlanan imalatın bedelinin davacıya ödendiğini, eksik bırakılan imalatın ise dava dışı üçüncü kişilere giderildiğini, davacının bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olduğu, davacının edimin yerine getirilemeyen işleri yönünden mücbir sebep oluştuğunu bildirdiği, dosyada mevcut 18/10/2016 tarihli Dışişleri Bakanlığının Bağdat Kabil Irak’daki 15 vilayete seyahatin yasaklanmasına ilişkin kararı çerçevesinde eksik kısmın mücbir sebep ile yapılamadığı, davalının davacı tarafından düzenlenen faturaları defterlerine kaydettiği, form BA kayıtlarında vergi dairesine bildirim de yapıldığının da anlaşıldığı, bu durumda davalı kayıtları dikkate alınarak montajı yapılmayan kalemlerin minhası sonrası kalan kısmın davalıdan tahsili olanağı bulunduğu kanaatine varıldığı, dava konusu iş Irak'ta olduğundan işin yapıldığı, teslim edildiği hususlarındaki ispat güçlüğünün, davalı kayıtları esas alınarak aşıldığı, dava konusu yerde savaş ortamı bulunmakla keşif yapılma zorluğu nedeniyle davalı kayıtlarındaki yapılmayan işlere ilişkin kayıtlara itibar edildiği, davalı tarafça ayıplı ifa olduğu konusunda iddiada bulunulmakla birlikte buna ilişkin herhangi bir belge, tespit, ihtirazı kayıt sunmadığından davalı kayıtları çerçevesinde yapılan bilirkişi incelemesine itibar edildiği, toplanan deliller ışığında, taraflar arasında 23/10/2013 tarihli "Bağdat AVM Mall Binası blok'u ahşap işlerinin imalatı" konusunda sözleşme akdedildiği, bu çerçevede taraf defterlerinin incelendiği, davalı kanuni defterlerinde davacının cari hesabında davacıya söz konusu işler yönünden ödenmeyen borcun 263.888,90 TL olarak görüldüğü, davalının cevap dilekçesi ekinde karşılıklı mutabakat sağlandığına dair kayıt da sunulduğu, davacıya hitaben tanzim edilmiş, 29/07/2016 tarihli yazılı iletide taraflar arasındaki sözleşmede bir kısım işlerin eksik kaldığı gözetilerek bu eksik kısım dışında edimini yerine getirdiği, söz konusu eksik imalatların ana bedelin %10'u tutarında olduğu, davalı nezdinde tutulan davacı cari hesap kaydı göz önüne alındığında bu bedelden itibar olunan bilirkişi hesaplamalarına göre eksik işler bedeli 34.182,18 TL düşüldüğünde, davalının 229.706,72 TL borcunun bulunduğu, davacı her ne kadar TTK 1530/4 maddesi uyarınca temerrüt faizi talep etmiş ise de; davalıyı usulüne uygun temerrüde düşürmediği gibi işin tedarik sözleşmesine dayalı olmaması, eser sözleşmesi olması nedeni ile 1530/4 maddesinin uygulama yeri olmadığı, bu nedenle işlemiş faize yönelik talebin yersiz olduğu, alacak eser sözleşmesinden kaynaklanmakla likid olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, Ankara 28. İcra Müdürlüğü'nün 2017/12300 Esas sayılı dosyasında davalının 229.706,72 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip şartları ile devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının icra inkar tazminatına ilişkin talebinin alacak likid olmadığından reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvurusunda; taraflar arasındaki temel ilişki “eser sözleşmesi” ise de, icra takibinin faturalara dayalı olarak yapıldığı, takibe konu edilmiş tüm faturaların, davalıya daha önceden teslim edildiği ve davalı yanca da defterlerine kayıt edildiği, alacak tespit edilirken yapılan bilirkişi incelemesinde davalıya ait kayıtların esas alındığı, dolayısıyla, takibe konu faturaların davalıya teslim edildiği ve davalı tarafından da ticari kayıtlarına işlendiği bilirkişi tarafından da tespit edilmiş iken, takibin faturaya dayalı olduğu da dikkate alındığında, sadece taraflar arasındaki temel ilişkinin eser sözleşmesi olması nedeniyle alacağın likid olmadığına hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek; mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne ve kabul edilen kısım üzerinden davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; taraflar arasındaki sözleşmeye göre Türkiye'den Irak Devleti Bağdat şehrinde imalatı tamamlanıp montajı yapıldıktan sonra, bedele hak kazanılacak olmasına rağmen, davacı tarafından Bağdat'a gönderilen tüm malzemeler için, üstelik sözleşmeye göre imalatın ve montajın tamamlandığı fiyat üzerinden fatura düzenlendiğini, davacı tarafından, imalatlar ve montaj için gerekli olan yan ürünlerin ve malzemelerin de ayrıca faturalandırıldığını, müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan yazışmalardan da anlaşılacağı gibi, sözleşme konusu işlerin tamamlanmadığını, davacının bu işler için ekip ve personel göndermeyeceğini açıkça ifade ettiğini, bu nedenle, işlerin eksik kalan kısmının başkalarına tamamlatıldığını, 09/04/1990 tarihli 3638 sayılı ''T.C. İle Irak Cumhuriyeti Arasında Hukuki ve Adli İşbirliği Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair'' kanun gereği, açmış oldukları tespit davasının sonucunun, huzurdaki dava kapsamında değerlendirilmesini veya Bağdat Mahkemelerinden, dava konusu sözleşmeye uygun olarak Bağdat AVM (Shopping Mall&Hotel) inşaatında tamamlanmış imalat ve montajların tespitinin, istinabe yoluyla istenmesini talep ettiklerini, davacı tarafın, sadece faturaların tebliği ve 8 gün içerisinde itiraz edilmemesine dayanarak alacağın kesinleştiğine güvenerek açtığı bu davanın, hakkaniyetli olmadığını ve haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, nitekim, Yargıtay kararlarında da; faturanın kapsamının kesinleşmesi ve dolayısıyla fatura borçlusunu bağlayıcı olabilmesi için, fatura konusu işlerin yüklenici tarafından yapılarak fatura borçlusuna teslim edilmiş olduğunun da kanıtlaması gerektiğinin belirtildiğini, mahkemece objektif kıstas ve değerlendirmelere dayanılmadığını, varsayımlardan hareketle karar tesis edildiğini, davacı firma tarafından imalatı ve montajı yapılmayan işlere ilişkin fatura düzenlenerek söz konusu faturalara istinaden alacak talebinde bulunulduğunu, bu yönüyle söz konusu fatura bedellerine ilişkin işlemlerin büyük bir kısmı, davacı şirket tarafından gerçekleştirilmemiş olmasına rağmen, mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini belirterek; mahkeme kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasını ve yeniden inceleme yapılarak talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşme kapsamında davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların davalı tarafından ticari defterlerine işlendiği ve itiraz edilmemekle kesinleştiği, bu durumda eksik ve ayıplı iş savunması dışında davacı tarafından faturada gösterilen miktarda ve bedelde işin yapılarak teslim edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, yine eksik ve ayıplı iş iddiası bakımından mahkemece alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporunda, eksik imalatların bedelinin belirlenerek, davalı defterlerindeki borç miktarından mahsup edilerek bakiye iş bedelinin tespit edildiği, bu hali ile likit bir alacaktan da söz edilemeyeceği gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri, İİK 72. maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Taraflar arasında 23/10/2013 tarihli Bağdat AVM Mall Bloğu Ahşap İşleri ile ilgili malzemelerin belirtilen birim fiyatlar ve şartlarla temini ile proje ve şartnamelere uygun olarak montajı için her türlü malzeme, işçiliğini ve montaj için gereken her türlü yardımcı malzeme, alet, edevatın temin edilerek işin yapımı ve teslimi konulu sözleşme imzalanmıştır. Sözleşme bedeli olarak 280.001,52 USD + KDV kararlaştırılmıştır. 2.1. Davalı yüklenici tarafından Ankara 56. Noterliği’nin 15/11/2016 tarih ve 16615 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının sorumluluğunda bulunan cam korkuluk, paslanmaz çelik küpeşte ve süpürgelik imalatlarının imal ve montajının davalıya bildirilmesine rağmen yapılmadığı, eksik bırakılan imalatların üçüncü kişilere yaptırıldığı, üçüncü kişiye ödenen iş bedellerinin davalının sorumluluğunda bulunduğu ihtar edilmiştir. - Davacı taşeron Ankara 17. Noterliği’nin 22/11/2016 tarih ve 16270 yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile işin yapıldığı yerde meydana gelen savaş hali nedeni ile aksatılan ödemeler ve işin davalı tarafından sürüncemede bırakılması nedeni ile oluşan fiyat farklılıkları nedeni ile tüm işin %5’inden daha az işin noksan olduğunu, iş yerine bırakılan ve davalının koruma yükümlülüğünde olan malzemelerin davacı zararına zayi olduğunu, davalının yapması gereken imalatların tamamlanmadan ölçülerin alınamadığını, ihtarnamede belirtilen eksikliklerin 2016 yılında tamamlanmak üzere mahalline gönderilmesine rağmen tekrar savaşın vuku bulduğunu, can güvenliği nedeni ile savaş sona ermeden mahalline eleman gönderilmeyeceğini, kendilerine verilen avansı aşan imalat yapıldığından 396.000,00 TL bedelli teminat çekinin iadesini, kesilen faturalara yönelik KDV bedelinin ödenmesini, işin %96’sının tamamlandığını ve %5 civarındaki işin kullanımı etkilemeyecek derecede olmasından geçici kabulünün yapılmasını ihtar etmiştir. 2.2. Davalı yüklenici imzalı, muhatap davacıya düzenlenmiş 17/02/2017 tarihli belgeye göre, 31/12/2016 tarihi itibarı ile davacı taşeron alacağı 263.888,90 TL olarak kabul edilmiştir. 2.3. Dosya kapsamında alınan ve tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılan kök ve ek raporda, davalının ticari defterlerine göre davacı cari hesabında, davacıya söz konusu işlerin ödenmeyen kısmının 263.888,90 TL olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından düzenlenen 29/07/2016 tarihli yazıya göre eksik bırakılan işlerin 128,30 metre cam korkuluk ve 421,30 metre paslanmaz süpürgelik olarak belirtildiği, bilirkişi raporlarına göre eksik bırakılan işler bedelinin sözleşmede bedeli belirlenmediğinden piyasa rayiçlerine göre 34.182,18TL olduğu, mahkemece hükme esas alınan rapor neticesinde toplam davacı alacağından, eksik iş bedellerinin mahsubu ile bakiye 229.706,72 TL üzerinden davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline karar verildiği, bu hali ile temyiz incelemesine konu kararda hukuka aykırı bir yan bulunmadığı anlaşılmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına, 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18/12/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/5019, K. 2023/4305, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2022-5019-e-2023-4305-k-8cd29c49f93d